Çeşitli ülkelerde konferanslar veren bir konuşmacı, seminerine 20 dolarlık bir banknotu göstererek başlamış. 200 kişinin bulunduğu salona, “Bu parayı kim ister?” diye sormuş ve salondaki eller ‘biz isteriz’ diye kalkmaya başlamış.
Konuşmacı, “Bu parayı sizlerden birine vereceğim, fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım,” demiş.
Parayı önce buruşturmuş ve dinleyicilere, “Hâlâ bu parayı isteyen var mı?” diye sormuş, eller yine havaya kalkmış.
Bu sefer konuşmacı, “Peki bunu yaparsam,” demiş ve 20 doları yere atıp üstüne basmış, ezmiş, kirletmiş. Para pis ve buruşuk olduğu halde eller yine havaya kalkmış.
Çünkü parayı hâlâ herkes istiyormuş. Konuşmacı şöyle demiş:
“Değerli konuklar, az önce çok önemli bir şey öğrendiniz. Paraya ne yaptıysam sizin için farketmedi, onu yine de istiyordunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi, o hâlâ 20 dolar.”
Öyküdeki paraya benzeyen bazı insanlar da vardır ki, başına hak etmediği kötü şeyler de gelse değerleri düşmez.
Onlar bizim için de olduğu gibi kötü zamanlarda da olaylara, kişilere objektif bakabilen, bize ışık tutabilen, destek olabilen insanlar.
Eğer siz kendi değerinize inanıyorsanız, başkaları inanmışsa ve vicdanınız her zaman rahatsa günün birinde en ummadığınız bir olayla da karşılaşsanız üstesinden gelebilirsiniz
Verdiğiniz kararlar yanlış da olsa hayat koşulları nedeniyle hırpalansanız da sizi sevenler sizinle olacaklar ve sizden vazgeçmeyecekler hiç. Çünkü önemli olan sizin ne iş yaptığınız, kimlerle olduğunuz değil, kim olduğunuz.
Bunun tersi durumlar için de bir söz var, bilirsiniz: Eşeğe altın semer de vursalar eşek eşektir.
Hiçbir para, giysi, mal mülk, eşeği eşek olmaktan kurtarmaz. Bugünü şimdi gelin iki sözle kapatalım.
İlki Buda’dan, ikincisi de flozof ve düşünür Epiktetos’tan.
“Kendi kendinize ışık olun. Yalnız kendinize güvenin.
Biricik ışık olarak kendi içinizdeki doğruluğa inanın.”
Şimdi bu sözdeki ışığı alın ki diğerine geçelim.
“Güneş ışık ve sıcağından yarar sağlamak için kendisine yalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği senden istenilmeden yap.”
Tüm ilişkilerinizin de aslında bir değer verme ve değer bulmadan ibaret olduğunu aklınızdan çıkarmazsanız, takdir edilmenin hazzını duyup başkalarına da bu hazzı tattırmayı istersiniz.
Öyle ya, paylaşılmayan hazzın değerini sadece siz bilseniz neye yarar,
“değerli” okurlar.
26 Haziran 2026 - Bu yazıyı okumanıza değer!
21 Haziran 2026 - İki öykü okuyana biri bedava dermişim!
20 Haziran 2026 - İfşa Ediyorum! Spoiler içeren bilimkurgu düşüncelerim var
18 Haziran 2026 - Aman kimselere randevu vermeyin de bugün kendinizle buluşun!
14 Haziran 2026 - Bir totemim var FIFA Dünya Kupası’ndaki durumumuza dair!