Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 63. celsesinde Ekrem İmamoğlu duruşmaya getirilmedi, avukatının "bununla ilgili karar yok" itirazına mahkeme başkanı “Arada kararı yazarız” yanıtı verdi. İmamoğlu, "Savunma hakkım kısıtlandı" dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 63. celsesinde Ekrem İmamoğlu salona getirilmedi, avukatı Tora Pekin söz isteyerek “Bir karar olmaksızın duruşmaya getirilmedi” dedi. Mahkeme başkanı, “Arada kararı yazarız” yanıtını verdi. Pekin’in “Müvekkilimin şu an getirilmesini talep ediyorum” sözlerine mahkeme başkanı “Kararımızı verdik, yarın kendisini getiririz” diye cevap verdi.
Ekrem İmamoğlu, kendisinin bir numaralı sanık olarak 2500 yılı aşkın hapis istemiyle yargılandığı davaya getirilmemesine sert tepki verdi, “Savunma hakkım kısıtlandı” dedi.
Mahkeme başkanı İmamoğlu’nun savunmasının çarşamba ve perşembe günü alınacağını söyledi.
Duruşmaya tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında olduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
Bir kısım tutuksuz sanıklarla avukatların da geldiği duruşmada CHP’li bazı milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
Ekrem İmamoğlu Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) “Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder.” içerikli 203. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle 2 Temmuz’da salondan çıkartılmıştı.
Duruşmaya Ekrem İmamoğlu’nun ardından en çok eylemle suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in yarım kalan savunmasıyla devam edildi. Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya söz aldı, mahkeme başkanının dün söylediği “Salı günü Fatih Keleş’i bitiririz” sözlerine değindi ve “Eylem başına 3 dakika bile olmayan bir süre ayırıyorsunuz. Bu savunma hakkının açık ihlali” dedi.
Ertan Yıldız’ın etkin pişmanlıktan yararlandıktan sonra ifadelerinin basına sızdırıldığını söyleyen Keleş “Henüz doğruluğu araştırılmamış, çapraz sorguya tabi tutulmamış ve somut delillerle desteklenmemiş bir etkin pişmanlık beyanının, adli makamların denetimi dışında kamuoyu nezdinde peşinen hüküm oluşturacak biçimde dolaşıma sokulduğunu göstermektedir.” dedi.
“Cebeci Maden Bölgesi’nde dolgu ve döküm faaliyetleri dâhil olmak üzere tüm izinlerin ‘MAPEG tarafından’ verildiği ve denetlendiği açıktır” diyen Keleş, Murat Gülibrahimoğlu’nun İBB ve İSTAÇ ile olan ilişkisinin de 2019’un çok öncesine, 2012 yılına dayandığını ifade etti. Keleş “Murat Gülibrahimoğlu ile siyasi görevim varken ticari bir ilişki kurmadım. Siyasi görevim bittikten ve ben artık siyaset yapmamaya karar verdikten sonra ancak kendisiyle ticari ilişkiye girdim” dedi ve “İlişkimiz ne örgütseldir ne siyasidir” diye konuştu.
Cebeci maden sahasında yürütülen projenin savcılığın iddia ettiği gibi bir örgüt projesi olmadığını ifade eden Keleş “Bu bir devlet projesidir” dedi. Keleş, “Cebeci Maden Bölgesi’nin sorumlusu İBB veya şahsım değildir. İBB’nin bu maden bölgesinde, madencilik faaliyetinde, hafriyat depolama ve dolgu işinde hiçbir yetkisi ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Benim de bu konularda hiçbir sorumluluğum yoktur. Maden Bölgesi’nde yetki tartışmasız bir şekilde MAPEG’e aittir. Bu kanuni zorunluluktur” dedi.
Keleş suçlandığı eylemlerden biri olan 2 milyon TL rüşvete aracılık ettiği iddiasına değindi, ve bu konuyla ilgili ifade veren Metin Gül ile Adem Soytekin’in beyanlarının birbiriyle uyumlu olmadığını söyledi. Keleş “Metin, Adem’den duyduğunu söylüyor; Adem, Metin’den duyduğunu söylüyor. Ancak benim rüşvete aracılık etme suçundan cezalandırılmam isteniyor” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi adlı X hesabından konuya ilişkin açıklama yapan İmamoğlu, duruşmaya katılımının engellenmesinin çok ağır bir hak ihlali olduğunu söyledi. “Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır” ifadelerine yer veren İmamoğlu, “Bu durum, İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır” dedi.
İmamoğlu’nun açıklamasının tamamı şöyle: “Sabah 08.10’da, hapishanede, mahkeme heyetinin İBB duruşmasına katılmamı engelleyen keyfî kararı tarafıma bildirildi. Benim ismimle kurulan iddianamenin görüşüldüğü mahkemeye katılmamın engellenmesi çok ağır bir hak ihlalidir, düşman hukukunun zirvesidir. Mahkeme iddianamede en fazla suç isnat edilen kişilerin ve avukatlarının savunmalarını kısıtlamakta, yok saymaktadır. Bu durum, “asrın hukuksuzluğu” İBB davasının tümüyle çökmüş, bir yargısız infaz yığınına döndüğünün ispatıdır. Dava açıldıktan sonra doğal yargıç ilkesi hiçe sayılarak dizayn edilen, bu sebeple bağımsızlığı ve tarafsızlığından asla söz edilemeyecek mahkeme heyeti, bugün itibarıyla görünürde bile olsa yargılama faaliyetinden tümden vazgeçmiştir. Bu hukuksuzluğu ifşa ediyorum. Milletimiz duysun.”