Lise öğrencileri, 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi (TASE-VI) kapsamında geliştirdikleri hava kalitesi ölçüm cihazları ile elektromanyetik kirliliği azaltmaya yönelik manyetik nanofiber teknolojisini kutup koşullarında test etti.
Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğünde gerçekleştirilen 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi devam ediyor.
Oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer dinamikleri, meteoroloji, jeodezi ve uydu sistemleri alanlarında toplam 12 farklı bilimsel proje ve çalışmanın hayata geçirileceği sefere 12 bilim insanı katılıyor. Küresel iklim değişikliğinin etkilerini yerinde incelemek ve kritik araştırmalara imza atmak üzere yola çıkan bilim heyetinde, 3 yabancı araştırmacı da bulunuyor.
Sefere, TÜBİTAK 2204-D Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması’nda alan birincisi olan ve mülakatla seçilen 2 farklı projeden 3 lise öğrencisi katılıyor.
Öğrenciler, iklim değişikliği üzerine geliştirdikleri projelerini Arktik ortamında doğrudan test etme fırsatı yakaladı.
İzmir Fen Lisesi öğrencisi Barkın Özsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜBİTAK 2204-D Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması’nda “hava ve iklim alanında” Türkiye birincisi olduğunu belirterek, TEKNOFEST’te yapılan mülakat sonucunda sefere katılmaya hak kazandığını söyledi.
Bu yıl 6’ncısı düzenlenen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nde yürüttüğü araştırmaları anlatan Özsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Arktik’te kendi geliştirdiğim hava kalitesi ölçme cihazlarını test ediyorum. İki tür cihazım var. Bir tanesi insanların günlük hayatta kullanabileceği, havanın, bulunulan ortamın kalitesinin ölçüldüğü cihaz. Karbondioksit, karbonmonoksit ve amonyak oranı, yeryüzü seviyesi ozon miktarı, partikül madde oranı gibi insan sağlığına zararlı olan toplam 12 gazın ölçüldüğü cihaz. İkincisi medikal kit olarak adlandırdığım bir cihaz. Bu cihaz ise yine aynı ölçümleri alıyor ancak doktorların hastalarına vermesi ya da sanayi tesisleri ile hastane kliniklerindeki ortamı test etmek amacıyla tasarlandı. Bu cihazları özellikle taşınabilir olarak tasarladım ki hemen hemen her yerde test edilebilsin. Kendi başlarına durabilsin.”
Bilimsel çalışmalar için Arktik’te bulunmak inanılmaz bir deneyim
Barkın Özsoy, bu cihazların gerekli testlerini, analizlerini ve karşılaştırmalarını yaptığını belirterek şunları söyledi:
“Testler sonucunda hem iyi kalibre edilmiş hem de taşınabilir yapıda, çok sayıda değişkeni aynı anda ölçebilen cihazlar geliştirdim. Bilim seferi kapsamında bu cihazları hem geminin iç ortamında hem de Arktik atmosferinde saha koşullarında test ederek bu zorlu çevre koşullarında güvenilir şekilde çalışıp çalışmadıklarını değerlendirmeyi hedefliyorum. Ayrıca bu bölgelerdeki gazların gün içindeki ve konuma bağlı değişimlerini analiz ederek hem kendi projemi geliştirmeyi hem de benden sonra yürütülecek benzer çalışmalar için değerli bir veri seti oluşturmayı amaçlıyorum.”
Bilimsel çalışmalar için Arktik bölgesinde bulunmanın kendisi için inanılmaz bir deneyim olduğunu belirten Özsoy, sefere katılan bilim insanlarının vizyonunu geliştirdiğini, farklı projelerin nasıl geliştirilebileceğini düşünmesini sağladığını aktardı.
Sefere katıldığı için heyecanlı olduğunu vurgulayan Özsoy, TÜBİTAK yarışmasına katılmak için geliştirdiği projede emeği geçen okuluna ve ailesine teşekkür etti.
Manyetik nanofiberlerle elektromanyetik kirliliğe çözüm
Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Muhammed Emin Bozkurt da çalışmaları kapsamında geliştirdikleri 3 farklı projeyi zorlu Arktik şartlarında test ettiklerini belirterek, ilk çalışmalarının elektromanyetik dalga kirliliğiyle ilgili olduğunu söyledi.
Bozkurt, “‘Yeşil Teknoloji İçin Manyetik Nanofiberler: Elektromanyetik Kirliliğe Çözüm’ başlıklı projemizi gerçek kutup ortamında test ediyoruz. Projeyle uzun vadede çevre ve insan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabilen, gözle görülmeyen elektromanyetik kirliliğin azaltılmasına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyoruz. Geliştirilen manyetik nanofiber teknolojisi sayesinde elektromanyetik dalgaların etkisi azaltılırken aynı zamanda çevre dostu özellikler taşıyor.” dedi.
Çalışmalarını zorlu Arktik ortamında uyguladıklarını belirten Bozkurt, “Kutup bölgelerinde çalışma yapmaktan memnuniyet duyuyorum.” diye konuştu.
“Ay yıldızlı bayrağımızı bilimin ışığında temsil edebilmenin gururunu ömür boyu taşıyacağım”
Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Kadir Asrın Sarı ise yaptıkları çalışmalara ilişkin, “Elektromanyetik kirliliği ve sudaki ağır metal kirliliğini önlemeye yönelik geliştirdiğimiz yeni nesil nanofiber tabanlı kompozit malzemelerin Arktik çevre koşulları altındaki performansını başarıyla test ettik. Malzemelerin mikrodalga soğurma performansına ve ağır metal adsorpsiyon performansına zorlu çevre şartlarının etkisini inceledik.” dedi.
Bilim seferine katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Sarı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir lise öğrencisi olarak böylesine prestijli bir bilim seferinde yer almaktan ve projemizi gerçek saha koşullarında başarıyla uygulamaktan büyük gurur duyuyorum. Bu bilim seferine katılmak benim için yalnızca büyük bir mutluluk değil, ay yıldızlı bayrağımızı bilimin ışığında temsil edebilmenin gururunu ömür boyu taşıyacağım eşsiz bir onurdur. Bu vizyoner yolculuğun bir parçası olmaktan büyük onur duyuyorum.”
Nükleer Buzkıran’la Kuzey Kutbu’na gidiyor
Rusya Devlet Nükleer Kuruluşu Rosatom’un desteğiyle bu yıl yedincisi düzenlenen uluslararası bilim ve eğitim projesi “Bilgi Buzkıranı” keşif gezisinin sonuçları açıklandı.
Etkinlik kapsamında “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisi ile Kuzey Kutbu’na yapılacak keşif gezisine katılmaya hak kazanan öğrenciler arasında Türk öğrenci Alper Tapkı da yer aldı.
Dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrencileri bir araya getirerek Kuzey Kutbu’nu ziyaret etme, Arktik bölgesi hakkında daha kapsamlı bilgi edinme, modern nükleer teknolojileri yakından tanıma ve Rosatom tarafından işletilen dünyanın tek nükleer buzkıran filosunun çalışmalarını yerinde gözlemleme fırsatı sunan Uluslararası Arktik keşif gezisi, ağustos ayında yapılacak.
Geziye katılacak olmanın heyecanını şimdiden yaşayan Türk finalist Tapkı, “Kuzey Kutbu’na gitme fırsatı yakaladığım için kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum” diyerek şunları söyledi:
“Dünyanın farklı ülkelerinden yaşıtlarımla birlikte böyle özel bir yolculuğa çıkacak olmak beni çok heyecanlandırıyor. Kuzey Kutbu, bugüne kadar yalnızca belgesellerde ve bilimsel yayınlarda gördüğüm, her zaman merak ettiğim bir yerdi. Şimdi bu eşsiz coğrafyayı kendi gözlerimle görecek olmak benim için bir hayalin gerçeğe dönüşmesi anlamına geliyor.
Bilime, teknolojiye ve keşfetmeye büyük ilgi duyuyorum. Bu nedenle Bilgi Buzkıranı projesinin sunduğu deneyim benim için sadece bir seyahat değil, aynı zamanda öğrenme, araştırma ve kendimi geliştirme fırsatı. Bu yolculuk sayesinde yeni bilgiler edineceğime, farklı kültürlerden gençlerle tanışacağıma ve gelecekteki hedeflerime ilham verecek deneyimler yaşayacağıma inanıyorum.
Bana bu eşsiz fırsatı sundukları için Rosatom’a ve Bilgi Buzkıranı projesinin tüm organizatörlerine içtenlikle teşekkür ederim. Bu yolculuğun hayatım boyunca unutamayacağım anılar ve değerli deneyimlerle dolu olacağına eminim.”
Beş bin öğrenci yarıştı
Yarışmanın uluslararası kategorisinde Türkiye’nin yanı sıra, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır gibi ülkelerden 5 bin yetenekli öğrenci yarıştı. 5 Mayıs’ta başlayan yarışma süreci üç aşamada gerçekleşti.
İlk aşamada katılımcılar, fen bilimleri, ileri teknolojiler, nükleer enerji ve Arktik keşifleri alanlarındaki bilgilerini ölçen bilimsel bilgi yarışmasındaki soruları yanıtladı. İkinci aşamada ise nükleer enerji sektörünün uzmanları tarafından verilen çevrim içi seminerler düzenlendi.
Bu kapsamda katılımcılar, Rosatom’un yenilikçi teknolojileri, Arktik deniz taşımacılığının güvenli ve sürdürülebilir gelişimini sağlayan çözümler ile nükleer enerjinin dünya ekonomisi ve bilimin geleceğindeki rolü hakkında bilgi edindi.
İlk iki aşamada elde edilen toplam puanlara göre her ülkeden 10 finalist belirlendi.
Finalistler, “Nükleer teknolojiler bugün dünyayı nasıl değiştiriyor?” temalı yaratıcı çalışmalarını jüriye sundu. Son aşamada katılımcılardan yalnızca konuya hâkimiyetlerini göstermeleri değil aynı zamanda özgün düşünme becerilerini ortaya koymaları, güçlü bir argüman geliştirmeleri ve içeriklerini etkili şekilde sunmaları beklendi. Finalistlerin çalışmaları ise, oluşturulan uluslararası jüri tarafından değerlendirildi.
Jüri üyelerinden, Atomflot bünyesindeki nükleer buzkıran gemisi Taymır’ın ikinci kaptan yardımcısı Dmitry Kuzmitskiy konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede “Arktik’e ilk gidişimde çok etkilenmiştim. Farklı yaş ve özelliklere sahip buzullar, görkemli buz dağları, sonsuz gibi görünen ufuklar ve benzersiz yaban hayatı Arktik’i eşsiz kılıyor. Bu coğrafyanın gücünü ve güzelliğini kelimelerle ya da fotoğraflarla tam anlamıyla anlatmak mümkün değil, onu bizzat görmek gerekiyor. Bu deneyim insanın hafızasında ömür boyu kalıyor. Keşif gezisine katılacak tüm öğrencilerin kuzey doğasının derinliğini ve çeşitliliğini yakından tanımasını, onun benzersiz atmosferini keşfetmesini diliyorum. Bu keşif gezisi, yalnızca Arktik’i görmek ve küresel önemini anlamak için değil, aynı zamanda nükleer teknolojilerin Arktik bölgelerinin gelişimindeki rolünü yerinde gözlemlemek için de eşsiz bir fırsat sunuyor” dedi.
Nükleer buzkıran gemisinde öğrencileri, Rusya ve farklı ülkelerden gelen nükleer enerji uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilecek kapsamlı bir bilim ve eğitim programı bekliyor. Program kapsamında konferanslar, uygulamalı atölyeler, bilimsel deneyler ve çeşitli etkileşimli etkinlikler düzenlenecek.
Proje kazananları, alanında önde gelen uzmanlardan yeni bilgiler edinme ve bilim ile geleceğin teknolojilerine ilgi duyan uluslararası gençlik topluluğunun bir parçası olma fırsatı elde edecek.