Erdoğan: Trump inşallah F-35 sözünü tutacak
İngiliz The Telegraph gazetesi Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişini ve NATO içindeki artan rolünü mercek altına aldı.
İngiliz The Telegraph gazetesinin haberinde Ankara’nın insansız hava araçlarından askeri teknolojilere kadar attığı adımların Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye’yi “kilit bir aktör” konumuna taşıdığı belirtildi.
İngiliz gazetesi The Telegraph, Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından giderek daha önemli bir aktör haline geldiğini yazdı. Haberde, Ankara’nın savunma sanayisindeki yükselişi, diplomatik girişimleri ve stratejik konumuyla NATO içinde ağırlığını artırdığı vurgulandı.
The Telegraph’ın analizinde, Türkiye’nin Avrupa savunmasındaki kilit rolünün başlangıçta yavaş ve kademeli şekilde ortaya çıktığı belirtildi.
Türkiye’nin NATO içindeki en büyük ikinci orduya sahip ülke olduğu hatırlatılan haberde, Ankara’nın son 10 yılda savunma sanayisine büyük yatırımlar yaptığı belirtildi.
Türkiye’nin şu anda kendi askeri ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80’ini karşılayabildiği ve önemli miktarda savunma ürünü ihraç ettiği ifade edildi.
Haberde, Türkiye’nin savunma ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aşarak rekor seviyeye ulaştığı ve bu rakamın artmaya devam etmesinin beklendiği aktarıldı.
Türkiye’nin Ukrayna’ya insansız hava araçları satmasının yanı sıra Polonya’ya elektronik harp ve radar sistemleri ihraç ettiği, Portekiz için deniz lojistik gemileri inşa ettiği ve İspanya’ya gelişmiş jet eğitim uçakları teslim etmeyi planladığı belirtildi.
Irak’a hava savunma sistemleri, Endonezya’ya savaş uçakları ve farklı ülkelere yönelik savunma anlaşmalarının da Türkiye’nin ihracat portföyünde yer aldığı kaydedildi.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Polonya, Estonya, Macaristan, Arnavutluk, Kosova ve Bosna-Hersek’in Türkiye’den savunma ürünleri satın aldığı belirtildi.
Haberde, Avrupa’nın yeniden silahlanma sürecine girdiği ve ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO müttefiklerinden savunma harcamalarını artırmalarını istediği bir dönemde, Türkiye’den daha fazla savunma ihracatı beklendiği ifade edildi.
Türkiye’de geliştirilen Bayraktar TB2 insansız hava aracının Ankara’nın küresel savunma tedarikçisi rolünün en önemli örneklerinden biri olduğu vurgulandı.
Haberde Baykar tarafından geliştirilen TB2’nin Ukrayna, Polonya, Romanya ve Hırvatistan başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edildiği belirtildi.
Şirketin geçen yıl 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiği ve gelirlerinin büyük bölümünün yurt dışı satışlardan oluştuğu aktarıldı.
Ayrıca Roketsan ve gibi Türk savunma şirketlerinin NATO’nun saldırı kabiliyeti, hava savunma ve füze sistemleri alanındaki büyük projelerinde yer alacağı ifade edildi.
Türkiye Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan’ın NATO Zirvesi sırasında yaptığı açıklamalara yer verilen haberde Ayhan’ın şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:
“Türkiye artık sadece kendi sınırlarını koruyan bir ülke değil. Türkiye, istikrarı teşvik eden, güvenliği sağlayan ve kriz bölgelerinde barışı destekleyen küresel bir aktöre dönüşmüştür.”
Haberde, İngiltere ile Türkiye arasında istihbarat paylaşımını da kapsayan yeni bir savunma ve güvenlik anlaşmasının duyurulduğu belirtildi.
Ayhan’ın “Avrupa kıtasının zıt uçlarında yer alan Türkiye ve İngiltere, dış tehditlere karşı sadece coğrafi sınırlar değil, aynı zamanda ittifak için iki stratejik kalkan görevi görüyorlar.” dediği aktarıldı.
The Telegraph Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail-İran gerilimi ve Orta Doğu’daki krizler arasında önemli bir diplomatik aktör haline geldiğini yazdı.
Haberde, Ankara’nın Çin’e uzanan ticari ve diplomatik bağlantıları, NATO dışındaki ülkelerle ilişkileri ve Suriye’nin yeni yönetimiyle temasları sayesinde küresel bir arabulucu rolü üstlendiği belirtildi.
NATO Zirvesi sırasında Türkiye’nin, ABD Başkanı Donald Trump ile Avrupalı müttefikler arasında da arabulucu konumuna geldiği ifade edildi.
Trump’ın, Erdoğan’ın zirveye ev sahipliği yapmaması halinde Ankara’ya gelmeyeceğini söylediği hatırlatıldı.
The Telegraph analizinde, Türkiye’nin diplomatik etkisinin, ABD’nin güvenlik politikalarındaki belirsizlikler karşısında Avrupa için önemli hale geldiği ifade edildi.
Türkiye’nin başarısının yalnızca doğru zamanlamadan kaynaklanmadığı, aynı zamanda Avrupa ile Asya arasındaki benzersiz coğrafi konumundan kaynaklandığı belirtildi.
Karadeniz, Doğu Akdeniz, Orta Doğu ve Kafkasya’nın kesişim noktasında bulunan Türkiye’nin içinde eşsiz bir konuma sahip olduğu vurgulandı.
Haberde ayrıca, İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın kontrolünün Türkiye’ye önemli bir stratejik avantaj sağladığı belirtildi.
Haberde, Trump ile Erdoğan arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekilerek, ABD Başkanı’nın Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına dönüşüne yeşil ışık yaktığı belirtildi.
İsrail’in Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına sahip olmasına karşı çıktığı kaydedilen haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Türkiye’ye F-35 satışının Orta Doğu’daki güç dengesini değiştireceğini öne sürdüğü aktarıldı.
Ancak Avrupa ülkelerinin bu konudaki endişeleri paylaşmadığı ifade edildi.
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un The Telegraph’a yaptığı açıklamada Türkiye ile daha güçlü savunma ilişkileri kurulmasının İsrail’i rahatsız etmesinden endişe duymadığını söylediği belirtildi.
Haberde, birçok diplomat ve yetkilinin İsrail’in bölgesel istikrarsızlıkta önemli bir faktör olduğunu düşündüğü ve Avrupa’nın kısa vadede ile iş birliği yapmaktan başka seçeneği bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi.