Ahbap derneğine bağışlanan paraları zimmetine geçirmek ve bahis oynamakla suçlanan şarkıcı Haluk Levent, polis ifadesinde Süleyman Soylu’dan söz etmek istedi, polis ismi tutanağa geçirmeyince de susma hakkını kullanıp ifade vermedi.
Şarkıcı ve Ahbap derneği kurucusu Haluk Levent, derneğe yapılan bağışları zimmetine geçirmek ve bu paralarla kumar veya bahis oynamakla suçlanıyor. Pazar günü yurt dışına kaçma şüphesi üzerine Bursa’da gözaltına alınan şarkıcı poliste ifade vermedi. Sebebi ise, avukat eşliğinde ifadesi alınırken eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan söz etmek istemesi ama polisin bu ismi tutanağa yazmaması.
Şarkıcı Haluk Levent adına X hesabından yapılan açıklamada ifade tutanağı ve avukatların tutanağı paylaşıldı.
Tutanakta, Levent’in “Bu konuda az önce tutanağa geçirilmesini istediğim politikacılar, devlet kurumları ile ilgili cevap vermek istediğim konuların soruyla alakalı olmadığı söylendiğinden (benim için konuyla alakası var hem de çok var) ifademi veremiyorum ve bundan sonraki sorulara susma hakkımı kullanıyorum” dediği görüldü. Müdaafi avukat da “Müvekkilin beyanlarına iştirak ediyoruz. Müvekkilimiz soruşturma konusu ile ilgili detaylı ifade verme niyetindedir ancak savunma hakkımız kısıtlanmıştır. İşbu sebeple detaylı savunma verememekteyiz” dedi.
Avukatlar tarafından tutanak bir başka şeyi daha ortaya çıkardı. Haluk Levent’e İstanbul Barosundan avukat gönderilmiş. Avukatın tutanağında Levent’in Eski İçişleri Bakanı ‘dan bahsettiği ancak bu ifadenin “soruyla uyumsuz olduğu” gerekçesiyle tutanağa geçirilmediği, bu nedenle Levent’in savunma hakkının kısıtlandığı, bu sebeple de söz konusu tutanağın tutulduğu ifade edildi:
“14.07.2026 tarihinde baromuzun Avukat Hakları Merkezi’ne başvurup talepte bulunan […] sicil numaralı Av. […] isimli meslektaşın talebi üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gelindi.
Meslektaşımızın beyanına göre gözaltında bulunan müvekkili Haluk Levent’in ifadesi esnasında vermek istediği beyanlara müdahale edilerek bir kısım beyanların zapta geçirilmediğinden ifade işlemine ara verilmiştir.
İfade esnasında şüpheli olan müvekkilinin Süleyman Soylu isimli şahıstan bahsetmesi üzerine “soruyla uyumlu söz cevabı olmadığı” gerekçesiyle ifade tutanağına geçirilmediğini ve bu duruma yaptığı itirazın ise sonuç vermemesini, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını beyanla işbu tutanak İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi adına bulunan baro temsilcisi Av. […] ([…]) ile birlikte düzenlenmiştir.”
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli İlker Çetin emniyetteki ifadesinde, 3,5 yıl kadar Haluk Levent’in şoförlüğünü yaptığını, bir yıl önce ise ayrıldığını belirtti.
Çetin’e ifadesinde, Levent’e telefonunu verip vermediği ve banka hesaplarını kullandırıp başka kişilere para göndermesine aracılık edip etmediği soruldu.
Levent’in birden fazla kez telefonunu, para transferleri için de hesabını kullandığını öne süren Çetin, ifadesinde şunları söyledi:
“Hesabımı telefon üzerinden değil, başka şahıslara IBAN’ımı vererek para gönderilmesini istediğinden kullanmaktadır. Benim hesabıma gelen paraları söylediği kişilere IBAN’ım üzerinden gönderimini sağlamaktadır. Ben telefonumun şifresini zaten Bandırma’da teslim olduğumda vermiştim. Kendisi bana bu IBAN’la alakalı işlemlerle ilgili WhatsApp üzerinden bizzat talimat şeklinde göndermiştir. Haluk Levent’in bilgisi dahilinde bana borç şeklinde açıklamada yazılı para gelirdi. Haluk Levent’e de ben, ‘Haluk Levent’in bilgisi dahilinde borç, iade’ ya da ‘Haluk Levent’in bilgisi’ diye para gönderirdim. Levent’in kredi ve banka kartı yoktur. Kendisi yukarıda bahsettiğim şekilde, Emrah Gödeliner ve Zafer Yay, Yeliz Kaya isimli şahısların hesabına göndertiyordu. Bu hesapları kullanıyordu.”
Çetin’e ifadesinde, MASAK’ın hesap hareketleri incelemesindeki, 2022-2024 arasında Zafer Yay’dan hesabına 6,5 milyon gelmesi, kendisinden de Yay’ın hesabına yaklaşık 2 milyon lira gönderilmesine ilişkin para hareketleri hatırlatılarak, bu paraların kaynağı soruldu.
Zafer Yay’ın araçla ilgili işlerde hesabına para gönderdiğini, bu talimatın Levent tarafından verildiğini, içeriğini detaylı bilmediğini savunan Çetin, “Yol masrafları ve diğer masraflar için de gönderdiği oluyordu. Ya da Haluk Levent’in bizzat benim hesabımı kullanıp, başka şahıslara para gönderttiği, bu paraları da Zafer Yay, Emrah Gödeliner ve Yeliz Kaya isimli şahısların hesabına gönderttiği oluyordu. Bununla alakalı WhatsApp mesajları bana talimat verir şekilde mevcuttur. Ayrıca bir hususu belirtmek istiyorum ki bildiğim ve gördüğüm kadarıyla Haluk Levent Kıbrıs’a gittiği zaman kumar oynardı.” ifadelerini kullandı.
“Haluk Levent isimli şahsın yüklü miktarda para oynayıp oynamadığını biliyor musunuz? Ayrıca para kaybettiği oluyor muydu?” sorusunun yöneltildiği İlker Çetin, bizzat yanında bulunmadığını, bu nedenle bilmediğini ancak hesabını kullanarak kumarhaneden kendisine jeton aldığını belirtti.
Çetin, “Hesabınızı kullandırdığı için ne kadarlık jetonlar aldırıyordu? Miktarları çok olan veya gözünüze çarpan bir miktar mevcut mudur?” sorusuna da, “Her zaman Kıbrıs’a gitmiyorduk. Konser olduğu zamanlarda Kıbrıs’a gittiğimizde 1 milyon ve üzeri yani 2 milyon civarı gözüme çarpan miktarlar vardı.” yanıtını verdi.
İlker Çetin’e, şüpheli Alper Çelik ile arasındaki 2 milyon 800 bin ile 8 milyon 355 bin lira arasındaki para transferlerinin kaynağının ne olduğu soruldu.
Çetin, bu soruya da Haluk Levent’in hesabını kullanarak Çelik’e para transferleri yaptığını, paraların kaynağını bilmediğini, patronu olduğu için yardım ettiğini belirterek, Levent’in kendi hesabı ve kredi kartı olmadığını, duyduğu kadarıyla da bankalarla sicili iyi olmaması nedeniyle hesabı olmayabileceği yanıtını verdi.
Çalışanlarının hesaplarını kullandığı iddiasıÇetin’e yine MASAK incelemesinde, Yeliz Kaya’dan hesabına 10 milyon lira geldiği, kendisinin de Kaya’ya 210 milyon lira para transfer ettiğinin görüldüğü belirtilerek, bu parasal ilişkinin sebebi soruldu.
İlker Çetin bu soruya, şu yanıtı verdi:
“Haluk Levent’in hesabımı kullanarak, Yeliz Kaya ile diğer şahsi alacaklarına para göndermek için hesabıma Yeliz Kaya’dan para gönderimi sağlamıştır. Haluk Levent, Zafer Yay, C.K. isimli şahıslar Ankara’da yüklü miktarda para alınıp, Ankara şubesinden benim adıma Yeliz Kaya adına para yatırımı sağlamıştır. Şahıstan alıp banka hesabına yatırıldı. Ne parası olduğunu bilmiyorum. Parayı kimden aldığımı hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarıyla telefonumda Haluk Levent isimli şahıstan gelen konum üzerine firma gibi bir yerde, araç ile gidip paraları getiren şahıs veya şahısları hatırlamıyorum. Haluk Levent’in istek ve emirleri üzerine hareket ediyordum.”
Çetin’e “bu kadar yüklü miktarlarda paranın kullanılmasının kendisini rahatsız edip etmediği, neden kendisinin hesaplarının kullanıldığı” sorusu yöneltildi.
Halil Bostancı ve C.K’nın de hesaplarının kullanıldığını ifade eden Çetin, rahatsız olduğunu ancak işsiz kalmaktan korktuğu için soramadığını, yazışmalarını delil olarak sakladığını savundu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturmada, sanatçı Haluk Levent hakkında ortaya atılan “yüksek tutarlı bahis” iddiaları dosyanın en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Soruşturma kapsamında çok sayıda şüpheli gözaltına alınırken, mali hareketler ve para trafiği mercek altına alındı.
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, 2020-2026 yılları arasında Haluk Levent ile ilişkilendirilen hesaplar üzerinden yaklaşık 990 milyon liralık bahis oynandığı, bu süreçte 390 milyon lira kayıp oluştuğu iddia edildi.
Söz konusu bahislerin doğrudan kişisel hesap yerine, gözaltı listesinde yer alan bazı kişilerin hesapları üzerinden oynandığı öne sürüldü. Bu hesaplar üzerinden gerçekleşen yüksek hacimli para hareketleri, soruşturmanın önemli ayaklarından biri olarak değerlendiriliyor.
İddiaya göre bahislerin önemli bir bölümünün tek bir takım üzerine yoğunlaştığı, tercihlerin çoğunlukla aynı yönde olduğu belirtildi. Bu kapsamda özellikle Avrupa’nın önde gelen kulüplerinden Bayern Münih maçlarına yüksek tutarlı kuponlar yapıldı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan raporlarda ise dernek çevresindeki bazı isimlerin hesaplarında gelirle uyumsuz yüksek miktarlı para hareketleri tespit edildiği belirtildi.
Raporda, şüpheliler arasındaki para transferlerinin açıklamalarında dernek ve Haluk Levent isminin geçtiği, bu nedenle finansal ağın detaylı şekilde incelendiği ifade edildi.
AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltı sayısı arttı.
Düzenlenen ikinci dalga operasyonda 17 kişi için gözaltı kararı verildi. Böylelikle hakkında gözaltı kararı verilen kişi sayısı 39’a çıktı.
Operasyonda 3 kişinin halihazırda cezaevinde olduğu belirtilirken şüphelilere yönelik İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla illerinde 14 şüpheli ve 4 şirkete eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda dijital materyallere el konurken şüpheliler gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan soruşturmaya ilişkin yeni bir açıklama yapıldı.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerinin Aklanması, Vergi Usul Kanununa ve Dernekler Kanunu’na Muhalefet” suçlarına yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde;
Şüpheli Berkant Acil (Haluk Levent’in kardeşi) isimli şahsın Şile Belediyesi tarafından düzenlenen 35. Uluslararası Şile Bezi Festivalini Sur Müzik Yapım Şirketini paravan olarak kullanmak sureti ile doğrudan temin yöntemi ile aldığı, (Berkant Acil Şile Belediyesine yönelik yapılan Rüşvet soruşturmasında tutukludur) Bahse konu doğrudan temin ihalesinin usulsüz olduğu, şüphelilerin sahne, ışık ve ses düzeni gibi giderleri sahte fatura almak suretiyle yüksek gösterdiği, Mali bilirkişi raporuyla yapılan yolsuzlukların tespit edildiği,
Ahbap Derneğine yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent’in asistanı olan Yeliz Kaya isimli şahsın kişisel hesabına aktarıldığı, müteakiben (125.765.000,00 TL) paranın Berkant Acil ve bağlantılı olduğu şahıs ve şirketlerin hesaplarına aktarıldığı, bu şekilde haksız kazanç elde edilerek bağışların amacı dışında kullanıldığı tespit edilmiştir.
Şüphelilerin yakalanarak yasa dışı eylemlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce planlanan operasyon kapsamında İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla illerinde bulunan (14) şüpheli ve (4) şirkete yönelik; 14.07.2026 tarihinde eş zamanlı arama, el koyma ve yakalama faaliyeti icra edilmiştir.
Yapılan aramalarda dijital materyaller ele geçirilerek şüpheliler yakalanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmekte olup; Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”