
1/
Kritik konuları şakayla karışık yuvarlayıp geçiştirmekte mahir Cem Yılmaz, vaktiyle aracıyla Nişantaşı’ndan geçerken yanındaki yaya yolunda yürüyen Banker Kastelli Cevher Özden’i fark etmiş.
Camını indirip “Cevher ağbi, çok param var ne yapayım?” diyerek o günlerde sıkıntı içindeki adamla şımarık ergen ağzıyla eğlenmeye kalkmış.
Kastelli ona şöyle bir bakarak “G.tüne sok” diye seslenmiş.
Kendi anlatıyordu diye hatırımda kalmış bu “latife”.
Boyu en az 50-60 metre olan 100 metreyi zorlayan kat kat lenduha tekneleri her gördüğümde Cem Yılmaz’ın o ihtiyacı aklımdan geçiyor.
Ondan daha da beteri olarak, şimdi o teknelerde ve evlerinde tuhaf maaşlar ödeyip mishelin yıldızlı şefler çalıştıran ultra milyarderlerle ilgili bir komik haber gördüm.
Eskiden havadan para kazanırken hafiften üşütenlerin, kadın ayakkabısına şampanya doldurup içtiğini, tutuşturduğu dolar cinsi kaymelerle purosunu yaktığını duyar, içimizden çüş der geçerdik.
Şimdi yeni ultra görgüsüzlere, tuttukları muazzam aşçıları şirketlerinin değeri bir gecede milyarla artan hisse senetlerini kaynatıp kim bile ne müthiş yemekler döktürüyorlardır.
Onları herhalde etraflarında Afrika’da açlıktan ölen çocukların ağıza alınmasını yasaklatarak lüpleten ve sonra da kahrından ipini koparan o takımı çüş demek de durduramaz artık.
Bakalım hangi “yazar” bu konuyu sosyal medya köşesinde yazdıklarımın tersine ballandıra ballandıra döşenecektir, bir tahmini olan var mı?

2/
Bu sabah okuduğum bir başka haber, dünyanın bunca arsızlıkla nereye geldiğini anlamamakta direnenlerin son şaheseriyle ilgili:
Japonya’da inekleri sineklerden korumak için zebra gibi boyamışlar.
Bir grup araştırmacı, yıllardır tartışılan bu teoriyi test etmek için herhalde bilim tarihinin en eğlenceli ve yaratıcı deneylerinden biri olarak, siyah inekleri beyaz boyayla çizerek onları adeta birer zebraya dönüştürmüş.
Bu buluş iyi sonuç vermiş.
Onları bu zihni sinir keşifleri için kutlarım, pansuman tedbirleri tarihinde yerlerini alacaklarından da eminim.
Bakalım bizdeki hangi bilim ve teknoloji hayranı, yetersiz bulduğu baştaki yöneticilere sivrisineklerden heryeri şişmiş halkımızın zebra
gibi boyanmasını önerecektir, maksat sisteme sataşılmasın yeter.
Bu konuda bir tahmini olan var mı?

3/
Etraf estetik ameliyat marifetiyle maymuna dönmüş kadın, saç ektirip kendini işaretli eşeğe benzetmiş erkek dolu.
İnsan bedeni ve metabolizmasıyla bu kadar oynamayı hiçbir zararı olmayacak gibi buralara getirmeyi ticaret-para işi değil de tıp- bilim işi olarak görebilmeyi göstermeyi bilimi geçelim akıl işi işimi anlamakta zorlanıyorum.
Ben kendimi gdo’suyla oynanan çekirdeksiz domates gibi görmüyorum.
Raf ömrü uzatılacak yoğurt da değilim.
Hekimlerin bu kafaya neden bu kadar kapıldığını araştıracak ve bunun bir hastalık olup olmadığını bize anlatacak bir tıp insanı çıkacak mı diye merak ediyorum.
İnsanlara sağlık hizmeti mi veriliyor, sağlık satışı mı yapılıyor?
Bu konuda kimin yazdıkları incelenmeli, bir tahmini olan var mı