Figüran skandalı: Gürsel Tekin kendini savunurken FETÖ’den girdi, ‘Satılmış medya’dan çıktı, “İspat etsinler Taksim’de kendimi asarım” dedi

Günün yegane siyasi konusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gövde gösterisi yapmak isterken salonun figüranlarla doldurulduğunun ortaya çıkmasıydı. Kılıçdaroğlu’nun sözcüsü sorumluluğu Gürsel Tekin’e yıktı, Tekin'in ise FETÖ’den BirGün gazetesine kadar suçlamadığı şey kalmadı.

Siyaset 26 Temmuz 2026
  • 10Haber news

Bugünlerde Yeni Parti’nin kurulması nedeniyle yaşadığı kitlesel istifa dalgalarıyla anılan Cumhuriyet Halk Partisi’nde atanmış genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapmak istediği bir gövde gösterisi, salondakilerin çoğunun parayla kiralanmış figüranlar olduğunun ortaya çıkmasıyla bir büyük siyasi skandala dönüştü.

CHP’den iki günde 1 milyona yakın üyenin, partinin 91 milletvekilinin istifa etmesiyle sarsılan CHP, bir halkla ilişkiler gösterisi yapmak, “Bakın partimize yeni üyeler katılıyor” demek istedi ve bu amaçla, mahkeme tarafından CHP’ye genel başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, bir başka mahkeme kararıyla kayyum olarak CHP İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Gürsel Tekin’in organizasyonuyla İstanbul’a geldi.

“Partiye katılım ve rozet takma” töreninin önce İl Binasında yapılacağı söylendi, sonra “yoğun katılım” nedeniyle toplantı Ayazağa’daki Sarıyer Belediyesine ait Rauf Denktaş Salonu’na alındı.

Cumartesi günü bu salonda yapılan tören için daha iki gün önceden bazı cast ajanslarının figüran arayışına girdiği anlaşıldı. BirGün gazetesi muhabiri Ebru Çelik, kendi adını da cast ajansına bildirdi ve toplantıya günlük 950 lira yevmiye alacak bir figüran olarak gitti, sonra da yaşadıklarını gazetesine yazdı.

Onun yazmasından önce, şans eseri SözcüTV muhabiri de canlı yayında bu figüranlardan biriyle sohbet etti, o kişi baba oğul buraya geldiklerini, ücret aldıklarını anlattı.

TV programı müdavimi ‘Figüran Ali’

Bu arada rozet takma töreninin yapıldığı salonda bulunanlarla ilgili paylaşılan fotoğraflarda kadraja giren bir isim sosyal medyada gündem oldu.

Fotoğraflarda bir yüzün sosyal medya kullanıcılarına tanıdık gelmesi üzerine yapılan incelemelerde, kadraja giren ismin Türkiye’de sayısız televizyon programında ‘figüran’ ya da ‘konuk yarışmacı’ olarak yer aldığı öğrenildi.

Ücret karşılığında günü birlik projelerde yer alan gencin aylardır Songül Karlı ve Uğur Arslan’ın sunduğu ‘Sana Değer’ adlı yarışmada ‘damat adayı’ olarak yer aldığı ve isminin ‘Ali’ olduğu öğrendi. Figüran tartışmalarının merkezinde yer alan ismin geçmişte Nihat Hatipoğlu’nun programında da boy gösterdiği anlaşılıyor.

Rozeti zaten CHP’lilere taktı

Kılıçdaroğlu’nun rozet takma töreninde yegane skandal 20 ayrı servis aracıyla salona getirilen 280 kadar figüranın varlığı değildi. Kılıçdaroğlu’nun rozet taktığı isimler de zaten CHP’liydi, hatta bir tanesi geçmişte partiden milletvekili aday adayı olmuştu.

Skandalın ortaya çıkmasına en çok sinirlenen İstanbul’un kayyum il başkanı Gürsel Tekin oldu. Tekin daha cumartesi akşamı konuyu haber yapan BirGün gazetesi muhabir ve editörleriyle SöcüTV muhabiri aleyhinde “Dezenformasyon yasası”ndan, yani hapis cezası öngören bir yasadan hareketle suç duyurusunda bulundu.

Mutlak Butlan yönetimi: Organizasyondan Gürsel Tekin sorumlu

Pazar sabahı olduğunda bütün sosyal medya figüran skandalını konuşuyordu. CHP’deki mutlak butlan yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı “Gerçekten böyle bir durum varsa gerekli değerlendirmeyi yaparız” dedi.

Sarı “Bu organizasyonu biz yapmadık. Genel Merkez olarak oraya gittik. Organizasyonu il başkanı yaptı. Dolayısıyla il başkanını savunan bir açıklama yaptık. Hukuk, gerekli değerlendirmeyi yapacak.Gerçekten böyle bir durum varsa gerekli değerlendirmeyi yaparız” dedi.

Sarı ayrıca Gürsel Tekin’in mahkeme kararıyla İl Başkanlığı’na atandığını belirterek 16 Ekim’e kadar il başkanlığını sürdüreceğini belirtti.

Taksim’de kendimi asarım

Bu sözler Gürsel Tekin’i daha fazla savunmaya itti. Tekin önce TGRT Haber’de canlı yayına çıktı. Gürsel Tekin, kendisinin ve partinin uzun süredir sistemli biçimde hedef alındığını savundu. Haberlerin tamamen asılsız olduğunu dile getiren Tekin, sert açıklamalarda bulundu:

“Son 10 aydır ‘kirli medya’ tanımlamasını boşuna kullanmıyorum. İstiyorum ki bu medya benim hakkımda suç duyurusunda bulunsun. Haber tamamen külliyen yalandır. Hangi firmayla böyle bir anlaşma yapılmış? Gürsel Tekin’in bir firmayla el sıkıştığına, para alıp verdiğine dair tek bir bilgi varsa kendimi Taksim Meydanı’nda asarım. Bizim asla paralı işlerle bağımız olmadı.”

Hızını alamadı, basın toplantısı yaptı

Gürsel Tekim öğleden sonra saatlerinde de bir basın toplantısı yapma gereği duydu.

Tekin, hiçbir kirli tarafta olmadıklarını söyleyerek, “Bize salona tahsis eden Sarıyer Belediye Başkanımız ve yöneticileri linç edildi. O salonları, her Türk vatandaşı orayı kiralar. Düşünebiliyor musunuz, kendi partinizin belediye başkanının salonunu kiralıyorsunuz ve başkanınız salonu size verdiği için linç ediliyor. Kimler tarafından linç ediliyor? O çeteleri açıklayacağım. Ajans, cast. Şeytanın aklına gelmeyecek bir şey yapmışlar. Bu ulaşım talebi olan arkadaşlarımızı tek tek aradık. Şişli Gençlik Kolları Başkanımıza sorduk, tanıyor musunuz. ‘Yok.’ İki kişi bilebilir. Bir bu kirli tuzağı kuran medya ikincisi devletimizin savcıları soruşturma ile bilir. Gece hemen cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Bunu açık ve net söylüyorum; başta Gürsel Tekin ve arkadaşlarımız olarak hiçbir kirli tarafta olmadık, ne içeride ne dışarıda hiç kimseye tuzak kurmadık. Bu tuzağı kuran kimse, kardeşim de olsa sayın savcılar dibine kadar sonuna gideceksiniz. Bu FETÖ’cülerin tezgahının sorumlusu kimse mutlaka bulmamız lazım ki bulacağız. Koskoca devasa bir salonda 70 kişi eksik olsa ne olur fazla olsa ne olur. Bu soruşturmaları, araştırmaları yaparken çok ilginç şeylerle karşılaştık. Önce bir araba geliyor, o arabadaki gelenlerin görevi yukarıdan salona gelecekler. Salonda genel başkanımız konuşurken negatif bir slogan atacaklardı. Sonra aklıselim biri diyor ki ‘Aman ha bizi linç ederler’ diyor. Bunu açık ve net söylüyorum; sakın ha sakın aklınızdan geçirmeyin. Nezaketimiz buraya kadar geldi. Yapacağınız her türlü rezilliğin ağır bedellerini ödersiniz. Rahmetli Kadir İnanır’ın cenaze törenine gidiyoruz. Aynı anda 22 televizyon canlı yayın vermesine rağmen kirli medyaları da şöyle bir şey geçiyor: ‘Kılıçdaroğlu protesto ediliyor’ diyorlar. 22 televizyonun görmediğini siz nereden görüyorsunuz? On aydır biz bunlardan neler çektiğimizi biliyoruz. Bu arkadaşlar CHP’li değiller. CHP’deki iç kavganın tarafı neden oluyorlar. Ne dertleri varmış. Dertleri varmış. Dertleri şu: Koskoca şu salonda 40 kişi eksik olsa ne olur, 40 kişi fazla olsa ne olur. Salonun etrafında 700-800 arkadaşımız içeri giremedi çünkü salon kapasitesi sınırlıydı” diye konuştu.

“Siyasetçi satın alırlar”

Bazı iş insanlarının siyasetçi satın aldığını söyleyen Tekin, “Şeytan üçgeni dediğimiz bu üçgen, ne zaman bu itirafçılarla ilgili laf etsem bu kirli medyanın bütün kimyası bozuluyor. Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü, iş adamlarıdır. İş adamları kurumlarda kudretli durabilmenin bir yolunu ararlar. Siyasetçi satın alırlar. Bu zat-ı muhterem CHP’nin iki önemli aktörünü satın almış. Bunun bir tanesi Özgür Karabat ikincisi Burhanettin Bulut. Özgür Karabat mali işlere bakıyor. Burhanettin Bulut medya satın almaya bakıyor. Birgün Gazetesi’ne çok üzüldüm. Nedeni şu: Ben de o gelenekten geliyorum. Nasıl kirlendiniz yahu? Bu ne? Aziz İhsan Burhanettin’i satın alıyor, Burhanettin de sizin haberlerinizi satın alıyor. Evime Birgün’den başka gazete girmiyordu. Düştüğünüz duruma bakın. Buraya kefenlerimizi giyerek geldik, sizden korkan sizin gibi olsun. İlk iki nereden çıktı biliyor musunuz? Pencere ve Birgün’den. Şu Birgün ve Pencere’nin durumuna bakın. Fatura bir; 50 milyon, fatura iki; 294 milyon, fatura üç; 240 milyon. Elbette saldırılarla karşı karşıya kalacağız. Biz ilk geldiğimiz günden itibaren nasıl bir suç ortaklığıyla mücadele ettiğimizi arkadaşlarıma söyledim. ‘Onun için hazır olun. İçeride de dışarıda da bu çeteyle mücadele var mısınız’ dedim. ‘Varız’ dedi arkadaşlarımız” şeklinde konuştu.

“CHP’nin taşıyla CHP’nin kuşunu vuruyor”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin taşıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuşunu vurduklarını söyleyen Tekin, “Şu tezgaha bakın, Turgut Koç, iş adamı ve aynı zamanda CHP’nin kurultay delegesi. Turgut Koç ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Mesela bu Aziz İhsan Aktaş, biraz önce ismini zikrettim. İki genel başkan yardımcısıyla ilgili ‘Ben bunlara rüşvet verdim’ dedi. Dava bile açamadılar. Sayın Özgür Özel’in kankası bakın. Hani böyle sıradan işte yoldan geçerken birbirlerinin yanında fotoğraf çekmiş insanlar değil. Aynı anda tatil yapabilecek, birbirine hediye alabilecek yakınlıkta olan insanlar. Çünkü biz nasıl bir kumpasla karşı karşıya kaldığımızı nasıl bir tezgahı bozduğumuzu bu tezgahın içindeki ne kadar sıkıntılı insanlar varsa onlarla mücadele ettiğimizi çok net olarak biraz önce size gösterdim. Bakın, kendilerine itibarlı gazeteciler, gazeteler sayanlara bakın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin taşıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuşunu vuruyor. Ne hallere geldik? Bu mu bağımsız gazetecilik? Burhanettin’in talimatıyla insanlara, tertemiz Kılıçdaroğlu’na saldırmanın gazetecilik olduğu , bu mudur? Onun için biraz daha bekleyin, önümüzdeki günlerde size daha büyük sürprizlerimiz var. Onun için bu ülke ya arınacak ya arınacak, ya arınacak” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu bir gövde gösterisi yapayım dedi ama eline yüzüne bulaştırdıKılıçdaroğlu bir gövde gösterisi yapayım dedi ama eline yüzüne bulaştırdı

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.