Afrika'nın trilyon dolarlık altyapı pazarında uzun yıllardır tartışmasız lider konumda bulunan Çin yeni rakiplerle karşı karşıya. Türkiye rekabetçi iş gücü maliyetleri ve artan finansman kapasitesiyle büyük projelerde öne çıkıyor.
Uzun yıllardır Afrika’nın altyapı yatırımlarında baskın konumunu koruyan Çin, kıtada artan rekabetle karşı karşıya. South China Morning Post’un (SCMP) analizine göre Türkiye ve Körfez ülkeleri son dönemde üstlendikleri büyük ölçekli projelerle Çin’in hakimiyetine meydan okuyan yeni aktörler arasında öne çıkıyor.
Çinli şirketler, finansman, inşaat ve işletmeyi tek paket halinde sunabilmeleri sayesinde Afrika’da güçlü konumlarını koruyor. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Kenya’da yaşandı. Nairobi’deki Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nın 1,2 milyar dolarlık modernizasyon ihalesini China Road and Bridge Corporation (CRBC) kazanırken, Fransız Vinci’nin üstlendiği büyük otoyol projesi de daha sonra CRBC ve başka bir Çinli şirkete devredildi. Yerel verilere göre yalnızca CRBC’nin Kenya’da üstlendiği altyapı projelerinin toplam büyüklüğü 9,3 milyar dolara ulaşıyor.
Analistler, Çin’in en önemli avantajının düşük maliyetli finansman sağlayabilmesi ve projeleri finansmandan inşaata, işletmeye kadar tek elden sunabilmesi olduğunu belirtiyor. Bu durum, yüksek maliyetlerle çalışan Batılı şirketlerin fiyat rekabetinde zorlanmasına neden oluyor.
Türkiye büyük projelerle öne çıkıyor
SCMP’nin değerlendirmesine göre Türkiye ise son yıllarda özellikle demiryolu projelerinde dikkat çekici bir yükseliş sergiliyor.
Türk şirketi Yapı Merkezi’nin Tanzanya’da Darüsselam-Dodoma demiryolu hattının önemli bölümlerini inşa etmesinin ardından Uganda hükümeti de finansman gecikmeleri nedeniyle China Harbour Engineering ile yollarını ayırarak Malaba-Kampala Standart Hat Demiryolu Projesi’nin ana yüklenicisi olarak Yapı Merkezi’ni tercih etti.
Uzmanlar, Türk şirketlerinin özellikle iş gücü maliyetlerindeki rekabet avantajı ve son dönemde güçlenen sermaye erişimi sayesinde Afrika’da daha fazla proje üstlenmeye başladığını ifade ediyor.
Körfez sermayesi de yarışta
Afrika’daki rekabet yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli DP World de kıta genelinde liman yatırımları ve uzun vadeli işletme anlaşmalarıyla etkisini hızla artırıyor.
Böylece Afrika’nın altyapı pazarı, uzun yıllar konuşulan “Çin-Batı rekabeti” çerçevesinin dışına çıkarak çok daha geniş bir rekabet alanına dönüşüyor.
Rekabet artık çok kutuplu
Analistlere göre Afrika’daki büyük altyapı projelerinde artık yalnızca Çinli ve Batılı şirketler değil; Türk müteahhitler, Körfez sermayesi, Hint şirketleri, Afrikalı yatırım fonları ve uluslararası kalkınma kuruluşları da önemli rol oynuyor.
Türkiye’nin özellikle Kuzey Afrika’da kültürel yakınlık ve uzun yıllara dayanan ticari ilişkiler sayesinde güçlü bir konum elde ettiği belirtilirken, Batılı şirketlerin daha çok danışmanlık ve yüksek katma değerli hizmetlere yöneldiği, Çinli şirketlerin ise büyük ölçekli inşaat projelerindeki liderliğini sürdürdüğü değerlendiriliyor.
Bu tablo, Afrika’nın altyapı pazarında rekabetin giderek çeşitlendiğini ve Türkiye’nin de bu yeni dönemin dikkat çeken oyuncularından biri haline geldiğini ortaya koyuyor.