15 Temmuz 2026 tarihli hain darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Marmaris'te suikast girişiminde bulunan 37 kişilik FETÖ'cü timin tek firari üyesi Burkay Karatepe 10 yıl sonra Afyonkarahisar'da yakalanmıştı. Karatepe itirafçı oldu.
15 Temmuz Darbe Girişimi’nde Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otele yönelik saldırı girişiminde bulunan 37 kişilik FETÖ’cü suikast timinin üyesi eski Özel Kuvvetler mensubu Kurmay Yüzbaşı Burkay Karatepe 10 yıl sonra MİT’in takibi sonucunda Afyonkarahisar’da yakalanmıştı.
Muğla Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Karatepe ifadesi alınırken itirafçı oldu ve 15 Temmuz 2016’da yaşananları detaylarıyla anlattı.
Sabah’ta yer alan habere göre Karetepe örgüte nasıl dahil olduğunu, nasıl Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) girdiğini ve 15 Temmuz gecesi ve öncesinde yaşananları detaylarıyla anlattı.
Karatepe 4 gün süren sorgusunda etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini belirterek 69 sayfa ifade verdi. Karatepe örgüte katıldığı dönemden başlayarak kendisiyle ilgilenen mahrem imamlar ve eylemlere kadar 28 yıllık ihanetin tüm detaylarını anlattı.
Karatepe’nin FETÖ ile irtibatı 1998 yılında Eskişehir’de ortaokul son sınıfta okurken sınıf arkadaşları Emre Eyiol ve soyadını hatırlamadığı bir diğer Emre vasıtasıyla başladı. Arkadaşlarının “derslerinize yardımcı olurlar” diyerek götürdüğü Odunpazarı’ndaki örgüt evinde kendisiyle “Ahmet” kod isimli bir tıp fakültesi öğrencisi ilgilendi. Bu temas askeri lise yıllarında da devam etti; Karatepe, İzmir Maltepe Askeri Lisesi’nde okurken hafta sonları sivil kıyafetle örgüt evlerine gittiğini, burada Fetullah Gülen videoları izletildiğini ve deşifre olmamak için “ima yoluyla namaz kılmayı” öğrendiğini itiraf etti.
Harp Okulu döneminde Ankara’da “Muhammet Baran” isimli mahrem sorumluya teslim edilen Karatepe’ye örgüt içinde bir kod isim belirlemesi söylendi. Karatepe “SELİM” kod ismini seçtiğini ve örgüt içinde bu ismi kullandığını anlattı. Tuzla Piyade Okulu’ndayken Özel Kuvvetler Komutanlığı’na gitmek istemesi üzerine örgütün “Molla” dediği Nadir isimli şahsın kendisini kurmay yapmak istedikleri için vazgeçirmeye çalıştığını, aksi halde “şefkat tokadı” yiyeceğiyle tehdit edildiğini söyledi.
Karatepe’nin en çarpıcı itiraflarından biri 2015 yılındaki kurmaylık sınavı süreci oldu. Sınavdan bir ay önce Mamak’ta örgüt tarafından kampa alınan Karatepe, Hasan Hüseyin Altınsoy ve Ümit Burtaçoğlu’na, mahrem sorumlu Muhammet Baran tarafından şifreli bir flash bellek içinde soruların verildiğini söyledi. Baran’ın “hepsini doğru yapmayın” talimatı verdiğini belirten Karatepe sınavda çıkan soruların kendilerine verilenlerle birebir aynı olduğunu ve bu sayede akademiyi kazandığını itiraf etti.
Örgüt hiyerarşisine sadık kalan Karatepe 2013 yılında “İzdivaç abisi” Hami aracılığıyla katalog evliliği yaptı. İlk adayı beğenmeyen Karatepe Erzurumlu bir “öğrenci ablası” olan ikinci adayı kabul etti. Görüşmeler örgüt tarafından sağlanan “açık hatlar” üzerinden gizlilikle yürütüldü ve 2013 yılında eşinin ailesinin evinde örgüt sorumlularının huzurunda imam nikahı kıyıldı.
2012 yılında Özel Kuvvetler Komutanlığı tarafından ABD’ye paraşüt kursuna gönderilen Karatepe, Muhammet Baran’ın talimatıyla Pensilvanya’ya giderek Fetullah Gülen ile görüştü. Malikaneye girmeden önce “uyduyla takibi engellemek” amacıyla kılık değiştirmesi istenen Karatepe’ye şapka ve gözlük taktırıldı. Gülen’e hediye olarak Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan aldığı bir bıçağı götüren Karatepe örgütün “kara kutusu” Cevdet Türkyolu’nun kendisine “Hediye olarak bunu mu getirdin?” dediğini anlattı. Görüşme sonunda kendisine Gülen’in kullandığı iddia edilen ancak oldukça yeni duran takke ve tespihler verildi.
Eski Yüzbaşı Burkay Karatepe’nin itirafları 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris’teki Cumhurbaşkanlığı konutuna düzenlenen saldırının hazırlık sürecini, operasyonun detaylarını ve sonrasındaki kaçış güzergahını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. 9 veya 10 Temmuz 2016’da başlayan süreçte Karatepe, alt devresi Mehmet Cantaz aracılığıyla İstanbul’daki “sorumlu abi”nin selamıyla Bahçelievler’deki bir eve çağrıldığını belirterek yapılan toplantıda Özel Kuvvetler’de görevli birçok ismin FETÖ üyesi olduğunu ilk kez orada öğrendiğini iddia etti.
Şükrü Seymen’in komutasında “önemli bir faaliyet” yürütüleceğinin söylendiğini, telefonların alınmaması ve eşleri dahil kimseye bilgi verilmemesi talimatı aldıklarını anlatan Karatepe 15 Temmuz günü rutin eğitimlerin ardından öğleden sonra darbeci Kurmay Albay Ahmet Zeki Gerehan tüm öğrencileri toplayarak “bir şeyler olacağını, emirlere uyulmasını” söylediğini, ekibin sivil kıyafetlerle ve telefonlarını bırakarak askeri havaalanına gittiğini, burada Binbaşı Şükrü Seymen ile buluştuklarını anlattı. Couger tipi helikopterle Çiğli Askeri Hava Üssü’ne gittiklerini belirten Karatepe orada MAK ve SAT timleriyle birleştiklerini söyledi.
Çiğli’de darbeci General Gökhan Şahin Sönmezateş ve Şükrü Seymen’in ekibe dahil olduğunu anlatan Karatepe, Seymen’in personeline hitaben “Aramızda Hizmetten (FETÖ) olmayan var mı” sorusuna kimseden olumsuz yanıt gelmediğini, burada ordunun yönetime el koyduğu ve görevlerinin “Cumhurbaşkanını alıp emir verilen yere götürmek” olduğu açıkça tebliğ edildiğini söyledi.
16 Temmuz saat 03:00 sularında helikopterle Marmaris’e ulaştıklarını, sahil şeridine iniş yaptıklarını belirten Karatepe konutun yerini tam bilmediklerini, yolda rastladıkları bir taksiciye ve çevredeki insanlara Grand Yazıcı Otel’in yerini sorduklarını belirterek konuta 50 metre kala üstlerine ateş açılmasıyla çatışma başladığını, kendisinin de hedef gözetmeksizin ateş açtığını söyledi. Koruma polisleri derdest edilip ters kelepçelenirken konutun içine bir el bombası atıldığını duyduğunu belirten Karatepe, Zekeriya Kuzu, Şükrü Seymen ve İsmail Yiğit’in içeri girdiğini, ancak Cumhurbaşkanı’nın orada olmadığını anlayınca sinirlenerek koruma polislerini dövdüklerini ettiklerini anlattı.
Nasıl kaçtı
Helikopterlerin güvenlik güçlerinin ateşi nedeniyle iniş yapamaması üzerine timin Şükrü Seymen’in emriyle araziye kaçtığını, bir süre arazide tırmandıktan sonra darbenin başarısız olduğunu anladığını belirten Karatepe, Ali Sarıbey ile birlikte gruptan ayrıldığını söyledi. Esnaftan aldığı sivil kıyafetlerle kamufle olduğunu anlatan Karatepe bankamatikten tüm parasını çekip sarp arazileri kullanarak Muğla yoluna çıktığını, önce dolmuşla Muğla merkeze gittiğini, ardından otogara girmeden yol üzerinden otostop çekerek bindiği bir kamyonetle İzmir Bornova’ya kadar kaçmayı başardığını söyledi.
Darbe girişimi başarısız olunca arazide Ali Sarıbey ile yollarını ayıran Karatepe ailesinin yardımıyla Afyonkarahisar’a kaçtı. Tam 10 yıl boyunca kendisini çevreye “Salih Usta” olarak tanıtan firari, geceleri çöp konteynerlerinden hurda toplayarak ve inşaatlarda amelelik yaparak gizlendiğini anlattı. Afyon’da Pakistanlı Agha Waqar vasıtasıyla 3 boyutlu tablolar satarak geçimini sağladığını anlatan Karatepe yakalanmamak için interneti bile komşularından kaçak kullandığını söyledi.
Karatepe’nin yakalanış süreci 15 Temmuz 2026’da medyadaki yoğun haberleri görüp tanınma korkusuyla ev değiştirmeye çalışmasıyla hızlandı. Üzerinden babasının İstanbul’da yaptırdığı “Tayfun Gezveci” adına düzenlenmiş sahte kimlik çıkan Karatepe pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini söyledi.
15 Temmuz gecesi Marmaris’te Başkan Erdoğan’a yönelik suikast teşebbüsünde yer alan 37 kişilik timin içindeki eski Özel Kuvvetler mensubu kurmay Yüzbaşı Burkay Karatepe, Muğla Emniyet Müdürlüğü’ndeki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi. Emniyette suikast girişimin detaylarını anlatan Karatepe, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü tarafından sorguya alındı.