Trump İran’da üç yol ağzına sıkıştı: Tüm seçenekler kötü

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran savaşı konusunda üç kritik seçenek arasında karar vermek zorunda kaldığı öne sürüldü. Trump ya İran'a taviz verecek ya operasyonlara devam edecek ya da şu anki statükoyu devam ettirecek.

Dünya 7 Ağustos 2026

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran savaşı konusunda üç kritik seçenek arasında karar vermek zorunda kaldığı öne sürüldü. İddiada, Trump’ın köşeye sıkıştığı ve masasındaki her yolun ciddi riskler taşıdığı yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik savaş politikası altıncı ayına girerken Washington’un önündeki seçeneklerin giderek daraldığı belirtiliyor. Analizlere göre Trump, Hürmüz Boğazı konusunda İran’a taviz verilmesini içeren bir anlaşma, yeni askeri operasyonlar ya da mevcut statükonun sürdürülmesi arasında tercih yapmak zorunda ve her seçeneğin ciddi siyasi, askeri ve ekonomik maliyetleri bulunuyor.

Middle East Online’da yayımlanan analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın çatışmayı sona erdirmek için sınırlı seçeneklere sahip olduğu ifade edildi.

Analize göre Trump’ın önünde üç temel senaryo bulunuyor. Bunlar; İran’a Hürmüz Boğazı’nın yönetiminde rol verilmesini öngören bir anlaşmayı kabul etmek, askeri operasyonları yeniden tırmandırmak ya da mevcut düzeni sürdürmek.

Trump’ın İran’daki savaş konusunda “köşeye sıkıştığı” kaydedilen değerlendirmede, bu üç seçeneğin de Washington açısından önemli siyasi, askeri ve ekonomik maliyetler doğuracağı vurgulandı.

Analizde, Umman ile İran arasında müzakere edilen olası geçici anlaşmanın hayata geçmesi halinde Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yönetiminde ilk kez resmi bir rol üstlenebileceği belirtildi.

Uzmanlara göre bu durum, İran’ın ABD-İsrail saldırılarının başlamasından bu yana elde edeceği en önemli diplomatik kazanımlardan biri olabilir.

İngiliz basınına konuşan ve ismi açıklanmayan bir ABD’li yetkili ise herhangi bir “geçici” seyrüsefer düzenlemesinin “herhangi bir engelden arınmış” olacağını ve hiçbir tarafın geçişi doğrudan denetlemeyeceğini söyledi.

Buna karşın üst düzey bir İranlı kaynak ile iki bölgesel yetkili, önerilerin Tahran’a Hürmüz Boğazı’ndan Körfez’e giren gemiler üzerinde önemli bir kaldıraç sağlayacağını öne sürdü.

Analizde ikinci seçeneğin yeni hava saldırıları düzenlemek olduğu belirtildi.

Ancak uzmanlar, önceki bombardımanların İran’ın tutumunu değiştirmediğini, yeni saldırıların ise özellikle Kasım ayında yapılacak ABD ara seçimleri öncesinde Trump açısından ciddi siyasi riskler taşıdığını ifade etti.

Trump’ın İran limanlarına yönelik baskıyı sürdürmesi ve olası saldırılara misilleme yaparak mevcut statükoyu korumasının da savaşa kalıcı bir çıkış yolu sunmayacağı değerlendirmesi yapıldı.

Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerde ABD’nin Orta Doğu müzakerecisi olarak görev yapan Aaron David Miller, “Tüm seçenekler kötü, ancak Trump bu savaşın süresiz olarak devam etmesine izin veremeyeceğinin farkına varmış olabilir.” dedi.

Miller, bunun Washington’ın Hürmüz Boğazı’nda “yeni bir İran gerçekliğini” kabul etmesine yol açabileceğini savundu.

Analizde, savaşın uzaması, İran’ın Basra Körfezi ülkelerinin enerji altyapısına yönelik oluşturduğu tehdit, yükselen yakıt fiyatları ve yaklaşan ara seçimlerin Trump’ın hareket alanını daralttığı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Hürmüz Boğazı’nın açık ve uluslararası bir su yolu olarak kalması gerektiğini savunduğu, ancak Trump’ın daha önce Rubio’nun İran konusundaki açıklamalarıyla çelişen kararlar aldığı hatırlatıldı.

Analistler, kamuoyunda savaşa yönelik desteğin azalması ve Trump’ın düşen onay oranlarının Beyaz Saray üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünü paylaştı.

Analizde, ABD’nin baskı ve tehditlerinin İran’ı taviz vermeye zorlamada şu ana kadar somut sonuç üretmediği belirtildi.

Uzmanlar, bu durumun Washington’ın ilerleyen süreçte daha büyük tavizler vermek zorunda kalabileceği ihtimalini güçlendirdiğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının, Washington ile Tahran arasında nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için temel şartlardan biri olduğu kaydedildi.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump yönetiminin çatışmaların ara seçimlere kadar sürebileceği ihtimalini giderek daha fazla dikkate aldığını söyledi.

Bu durumun, kampanyasını dış savaşlardan kaçınma ve ekonomiye odaklanma vaatleri üzerine kuran Trump açısından siyasi risk oluşturduğu değerlendirmesi yapıldı.

Trump da son açıklamalarında diplomasiye kapıyı tamamen kapatmadı.

ABD Başkanı “İnsanları öldürmek istemediğim için bir anlaşmaya varmayı tercih ederim, ancak bir noktada bunu yapmak zorunda kalacağız.” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Orta Doğu’dan sorumlu eski istihbarat şefi yardımcısı Jonathan Panikoff, Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin çatışmayı yakından takip ettiğini belirtti.

Panikoff bu ülkelerin “ABD’nin önümüzdeki yıllarda karşılaşacağı kısıtlamaları öğrenmeye çalıştıklarını” söyledi.

Öte yandan İngiliz basınının beş kaynağa dayandırdığı haberine göre Washington Körfez’deki müttefiklerine yeni saldırılara karşı enerji tesisleri ve altyapının hedef alınabileceği uyarısı yaptı.

Gözden KaçmasınHaberle ilgili daha fazlası:

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.