İsrail, Suriye'de Türk sınırına 70 kilometre mesafede bir askeri havaalanını bombaladı. İsrail açıklamasına göre bombardıman o havaalanına Türk askeri konuşlandığı için yapıldı. Amerikan Büyükelçisi "Türkiye askeri karşılık verebilirdi, İsrail uyarmadı" dedi. Türkiye ve Arap ülkeleri kınadı.
İsrail, Suriye’nin iyice kuzeyinde, Türkiye sınırındaki İdlib ile Halep arasında yer alan ve Türkiye’ye 70 kilometre mesafedeki eski bir hava üssü olan Ebu Zuhur’u bombaladı. Salı sabahı 03.00’deki bu saldırı, İsrail’in bir yılı aşkın süredir Suriye’ye karşı düzenlediği saldırılara hiç benzemiyordu; çünkü saldırılan askeri üs, Türk askerlerinin konuşlandığı bölgenin çok yakınındaydı. Hatta İsrail, Türk askerlerinin o askeri üste konuşlu olduğu iddiasında ve saldırıyı da bu yüzden yaptığını söylüyor. Oysa üste Türk askeri bulunmuyordu.
İsrail Başbakanlık ofisi salı günü akşam saatlerinde bir açıklama yaparak saldırıyı doğruladı. Açıklama şöyle:
“İsrail ve Suriye, güvenlik konularında statükoyu korunması hususunda mutabık kalmıştı; ancak Suriye, Türk birliklerinin Halep yakınlarındaki bir hava üssüne konuşlanmasına izin vererek bu durumu ihlal etme eşiğine geldi.
İsrail, böyle bir konuşlanmanın kendi güvenliği için tehdit oluşturacağı konusunda Suriye’yi defalarca uyardı. Suriye ise bu uyarıları görmezden gelmeyi tercih etti.
İsrail, güvenliğine yönelik tehditlere müsamaha göstermeyecektir ve statükoya geri dönülmesini memnuniyetle karşılayacaktır.”
Söz konusu askeri üs, 2013 yılından beri terk edilmiş durumda ve kullanılmıyor. Zaten İsrail, Suriye’de Esad yönetimi devrilir devrilmez düzenlediği bir dizi askeri saldırıyla Suriye’nin zaten olmayan hava kuvvetlerini tamamen yok etti. Suriye istese de bu üssü kullanabili durumda değil, çünkü uçağı yok.
Ancak son günlere Türkiye’den bir askeri heyetin bu üsse geldiği ve üssün yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için keşif faaliyetleri yaptığı biliniyor. İsrail, büyük olasılıkla buranın gelecekte Türk askeri üssüne dönüşeceği endişesiyle bu bombardımanı yaptı. Ama esasen Türkiye’nin kendi hava kuvvetleri için böyle bir üsse ihtiyacı yok; bu üsse çok yakın noktalarda çok sayıda Türk havaalanı var, bunların çoğunda askeri tesisler de var.
İsrail’in saldırısına salı günü en erken tepki veren isim, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Başkan Trump’ın Suriye-Irak Özel temsilcisi Tom Barrack oldu. Barrack, X hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin saldırılardan “derin endişe” duyduğunu belirterek, tüm tarafları yeni askeri çatışmalar yerine “mantıklı diyaloğa” öncelik vermeye çağırdıklarını söyledi.
Aynı Barrack, öğleden sonra saatlerinde Reuters haber ajansına konuyla ilgili açıklama yaptı. srail savaş uçaklarının Suriye’nin kuzeyine, Türkiye sınırına doğru ilerlediğinin görüldüğünü belirten Barrack, Ankara’nın saldırıya karşı askeri bir tepki verme ihtimali bulunduğunu ancak bunun gerçekleşmediğini ifade etti. Barrack, “Neyse ki, sağduyulu yaklaşım durumun daha da kötüleşmesini engelleyebildi” dedi.
Barrack, Washington’ın İsrail, Türkiye ve Suriye arasında çatışmayı önleme mekanizması kurulması için çalıştığını açıkladı.
İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısının, İsrail tarafında Türkiye’nin yakın gelecekte söz konusu bölgede askeri varlığını artırabileceğine ilişkin bir algıyı yansıttığını belirten Barrack, bunun üç ülke arasında iletişim mekanizmasına duyulan ihtiyacı ortaya koyduğunu söyledi.
“Gelecekteki yanlış anlaşılmaları önlemek için aktif olarak üzerinde çalıştığımız bir şey bu. Şu anki öncelik, gerilimleri azaltmak ve daha ölçülü bir yaklaşım için alan açmaktır” diyen Barrack, “Bu, İsrail, Suriye ve Türkiye’yi içeren bir çatışma önleme mekanizmasına duyulan ihtiyacın altını çiziyor. Gelecekteki yanlış anlaşılmaları önlemek için aktif olarak üzerinde çalıştığımız bir şey bu. Şu anki öncelik, gerilimleri azaltmak ve daha ölçülü bir yaklaşım için alan açmaktır” ifadelerini kullandı.
Barrack, “Bu sabah meydana gelen olay, bu çabaları yoğunlaştırma ve süreci genişletme ihtiyacını gösteriyor” ifadelerini kullanırken ABD’nin halihazırda taraflar arasında bilgi paylaşımı ve diyalog mekanizmasını kolaylaştırdığını vurguladı. Barrack, “Daha fazla kaynak ayrılmış daha sağlam bir mimariye ihtiyaç var” dedi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı‘ndan yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları “gerekçesiz bir saldırı” ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden “tehlikeli bir tırmanış” olarak nitelendirildi. İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının 8 Aralık 2024’ten bu yana sürdüğüne işaret edilen açıklamada, Suriye hükümetinin itidal politikası izleyerek istikrarı sağlamlaştırmaya ve gerilimi önlemeye çalıştığı ifade edildi.
İsrail’in saldırılarının Suriye’nin istikrar çabalarını baltaladığı belirtilen açıklamada, saldırıların bölgeyi daha fazla gerilim ve istikrarsızlığa sürüklemeye yönelik olduğu kaydedildi. Açıklamada, Suriye’nin saldırılardan İsrail’i sorumlu tuttuğu belirtilerek uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) saldırıyı açıkça kınama ve İsrail’in Suriye’nin egemenliğine yönelik ihlallerine karşı kararlı tutum alma çağrısında bulunuldu. Suriye’nin hakları ve ulusal çıkarlarının uluslararası hukuk ve teamüller tarafından güvence altına alındığı belirtilen açıklamada, ülkenin söz konusu haklarını meşru yollarla savunmayı sürdüreceği kaydedildi.

Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıları ‘güçlü şekilde’ kınadı. İsrail’in, Suriye’nin altyapısını ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden saldırılarının pervasızca sürdüğü vurgulanan açıklamada, “İsrail’in Suriye’ye yönelik her geçen gün yeni bir boyut kazanan saldırganlığına son verilmesini teminen daha kararlı bir tutum sergilenmesi ve uluslararası hukuku hiçe sayan bu eylemler karşısında hesap verebilirliğin sağlanması için uluslararası topluma çağrıda bulunuyoruz” ifadelerine yer verildi.
Ürdün, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan, İsrail’in Suriye’nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıyı kınadı.
Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in, İdlib’teki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na saldırı düzenlemesinin Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu belirtildi. İsrail’in “gerekçesiz düşmanca saldırısının” kınandığı açıklamada, bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanarak, İsrail’in Suriye’nin güvenlik ve istikrarını hedef alan saldırılarının son bulması gerektiği bildirildi.
Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada da İsrail’in İdlib’e saldırısı kınanarak, bu saldırıların Suriye’nin egemenliği ile toprak bütünlüğünün, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Sözleşmelerinin açık bir ihlali olduğu belirtildi.
İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini cezasız bir şekilde ihlal etmeyi sürdürmesinin, güç kullanarak kendi planlarını dayatma ve uluslararası meşruiyeti küçümseme yaklaşımını ortaya koyduğu belirtildi. Hesap verebilirliğin ve caydırıcılığın olmamasının İsrail’i ihlallerini sürdürmeye teşvik ettiği, güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği ve bölgeyi daha geniş bir gerilim sarmalına sürüklediği konusunda uyarıda bulunuldu.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İdlib’teki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik İsrail saldırısının Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği ve bölgenin güvenliğini baltaladığı kaydedildi.
Uluslararası topluma yönelik yapılan çağrıda İsrail ordusunun Suriye’ye tekrar eden saldırılarının durdurulması için üzerine düşeni yerine getirmesi istendi. Açıklamada ayrıca Kuveyt devletinin Suriye’nin toprak bütünlüğü, güvenliği ve istikrarını değişmez bir şekilde desteklemeyi sürdürdüğü belirtildi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada İsrail saldırısını “en şiddetli ifadelerle kınadığını” belirtti.
Açıklamada, İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırının uluslararası hukuka ve Suriye devletinin egemenliğine karşı açık bir ihlal olduğu kaydedildi. Ayrıca açıklamada, Suudi Arabistan’ın “bu alçakça saldırıyı reddettiği” ve “uluslararası topluma, İsrail tarafından uluslararası örf ve hukuka yönelik ihlallerini sonlandırması için harekete geçmesi” çağrısı yaptığı ifade edildi.