Türkiye'de iç siyaseti normal rayından çıkaran ilk büyük operasyon İstanbul'da CHP'li Beşiktaş Belediyesine yapılmıştı. Şimdi o operasyonun davası sonuçlandı. Mahkeme 'çete lideri' denen Aziz İhsan Aktaş'ı beraat ettirdi, yargılanan CHP'li 7 belediye başkanını ağır cezalara çarptırdı.
Türkiye’de iç politika son 22 aydır sabaha karşı yapılan polis operasyonları, savcılık sorguları, tutuklamalar ve yargılamalarla anılıyor.
Her şey ilk olarak Ekim 2024’te polisin İstanbul’un ve Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Esenyurt’un Belediye Başkanı Ahmet Özer’i gözaltına almasıyla başladı. Savcılık, Ahmet Özer’in PKK ile ilişkili olduğunu öne sürüyordu. Bu suçlama o zamanlar Özgür Özel yönetiminde olan CHP’nin alarm vermesine ve bu siyasi suçlamaya karşı siyasi savunmaya geçmesine neden oldu.
Ocak 2025’te ise bir sabah erken saatte operasyona uğrama sırası İstanbul Beşiktaş Belediyesine gelmişti. Belediye Başkanı Rıza Akpolat 13 Ocak sabahı gözaltına alındı ve o günden beri tutuklu. Bu operasyon üzerine Özgür Özel karargahını tamamen İstanbul’a, Beşiktaş Belediye binasına taşıdı. Akpolat’a rüşvet ve yolsuzluk suçlamaları yöneltiliyordu. Savcılık örgütlü bir suçtan söz ediyor, suç örgütünün liderinin ise Türkiye’de çok sayıda belediyle iş yapan Aziz İhsan Aktaş isimli iş insanı olduğunu söylüyordu.
Bu operasyondan iki ay sonra 19 Mart sabahı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla siyaset tamamen rayından çıktı. İmamoğlu’na da savcılık rüşvet ve yolsuzluk için örgüt kurma suçlaması yöneltti.
CHP’ye göreyse bütün bu suçlamalar siyasiydi. Kamuoyu önünde suçlamaların adli mi yoksa siyasi mi olduğuna dair büyük bir ikna savaşı başladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip erdoğan ile Özgür Özel arasında. O günden bu yana yapılan kamuoyu araştırmalarında, halkın yüzde 60’dan fazlasının suçlamaların siyasi olduğunu düşündüğü sonucu çıkıyor.
Savcılık ve Ak Parti yargılamaların sonucunun beklenmesini, “gerçeklerin ortaya çıkacağını” söylüyorlardı. İşte pazartesi günü İstanbul’daki 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye’de siyaseti tamamen rayından çıkaran, en ucunda Yeni Parti adlı bir partinin kurulmasına kadar giden olayları tetikleyen ilk operasyon olan Beşiktaş Belediyesi operasyonuyla ilgili açılan davada kararını verdi.
Aslında soruşturma da, operasyonlar da, yargılama da sadece Beşiktaş Belediyesi ile sınırlı kalmadı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’dan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet özer’e, Adıyaman Belediye Başkanından Adana’nın çeşitli ilçe belediye başkanlarına toplam 8 belediye başkanı ve yakın ekipleri tutuklandı, yargılandı.
Bu davaya “Aziz İhsan Aktaş Davası” deniyordu çünkü savcılığa göre ortada suç işlemek için kurulmuş bir örgüt vardı ve örgütün lideri de Aziz İhsan Aktaş’tı.
Ancak yol üstünde Aziz İhsan Aktaş itirafçı oldu. Üstelik sadece bu davada da değil, Ekrem İmamoğlu’nun bir numaralı sanığı olduğu İBB davasında da itirafçı olarak ifade verdi. Bu yüzden iddianamede hakkında en fazla ceza istenen kişi olmasına rağmen tutuksuz yargılanıyordu. Pazartesi günü karar duruşmasına gitmedi bile.
1. Ağır Ceza başkanı pazartesi günü akşamüzeri saatlerinde 200 sanıklı bu davada heyetin oy birliğiyle aldığını söylediği kararları açıklamaya başladı. Karar 60 sayfaydı, duruşma salonunda nefesler tutuldu.
Daha ilk cümle şok ediciydi; çünkü mahkeme heyeti ortada bir örgütlü suç, örgüt ve dolayısıyla örgüt lideri görmemişti, başta Aziz İhsan Aktaş olmak üzere 200 sanık birden bir anda bütün örgüt suçlamalarından beraat etti.
Örneğin Aziz İhsan Aktaş için toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası istemişti savcılık. Ama mahkeme, Aktaş’ı sadece ‘İhaleye fesat karıştırmak’ suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Onda da hükmün açıklanması geri bırakıldı ve Aktaş sadece 2 yıl da ihaleye katılamama cezası aldı. Etkin pişmanlık ifadeleri doğrultusunda ‘Rüşvet’ suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildi. Yani hakkında “Örgüt lideri” diye soruşturma başlatılıp tutuklanan Aziz İhsan Aktaş, şu anda devletten tutuklu kaldığı süreyi alacaklı durumda.
Ama tuhaflık şu ki, itirafçı olduğu için rüşvet verme suçlarından kurtulan Aziz İhsan Aktaş’ın suçladığı belediye başkanları türlü çeşitli cezalara çarptırıldı.
Bakın 7 belediye başkanı için mahkeme ne karar verdi, onu görelim:
Rıza Akpolat: Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında farklı suçlamalardan toplam 23 yıla yakın hapis cezası verildi. Akpolat hakkında “rüşvet almak” suçundan 12 yıl 6 ay, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan 7 yıl 9 ay 22 gün ve “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezaları verildi.
Zeydan Karalar: Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında “rüşvet alma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Karalar hakkında ayrıca 3 yıl 1 ay 15 gün memuriyetten yasaklanma kararı kuruldu.
Oya Tekin: Görevinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, “rüşvet alma” suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tekin hakkında ayrıca 4 yıl 2 ay memuriyetten yasaklanma kararı verildi.
Kadir Aydar: Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında “rüşvet alma” suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Aydar’ın 2 yıl 11 ay süreyle memuriyetten yasaklanmasına karar verildi.
Utku Caner Çaykara: Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında “rüşvet alma” suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Çaykara hakkında ayrıca 3 yıl 4 ay memuriyetten yasaklanma kararı kuruldu. Çaykara, daha önceki tutukluluk incelemesinde tahliye edilmişti.
Abdurrahman Tutdere:Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkında “rüşvet alma” suçundan beraat kararı verildi.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, hakkında verilen 23 yıllık hapis cezasının ardından yaptığı açıklamada karara tepki göstererek, “İlk günden beri dediğim gibi çocuklarımın, ailemin, yol arkadaşlarımın ve 6 yıl hizmet ettiğim Beşiktaşlı komşularımın yüzünü öne eğecek tek bir suçum olmadı. Benim alnım ak, başım dik” dedi.
Akpolat sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu da geçer ya hû! Örgütle suçladılar, çöktü. Örgüt olmadığını 2 yıl sonra ikrar ettiler. İddianameyi hazırlayan savcı, önce hakkımda 415 yıl ceza istedi. Mahkemeye gelince, istenen ceza 234 yıla kadar düştü. Bugün ise hakkımda 23 yıl cezaya karar verdiler. Ya kendi çıkarı için iftiracı olmuş ya da baskı gördüğü için iftiraya zorlanmış kimi insanların ifadeleriyle bize bu cezaları vermeyi tercih ettiler. Güzel ülkemde cana kast edene, kadın cinayetine, çocuklarımıza el uzatana bile reva görülmeyen ceza, sırf siyasi kimliklerimiz ve görüşlerimiz nedeniyle bize reva görüldü.
Neredeyse 2 yıldır tutsağım… İlk günden beri dediğim gibi, çocuklarımın, ailemin, yol arkadaşlarımın ve 6 yıl hizmet ettiğim Beşiktaşlı komşularımın yüzünü öne eğecek tek bir suçum olmadı. Benim alnım ak, başım dik. Her zamankinden daha kararlıyım: “İftira at beraat et” düzenini yol arkadaşlarımızla birlikte ülkemizden söküp atacağız. Bedeli ne olursa olsun, hep birlikte halkın ve hakkın yolunda yürümeye devam edeceğiz. Er ya da geç, gücü yetenler değil hakkı yetenler kazanacak!”
Kararın ardından ANKA’ya değerlendirmede bulunan belediye başkanları, adaletin er geç tecelli edeceğine inandıklarını söyledi. Başkanların değerlendirmeleri şöyle:
Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara: “İhaleye fesat suçlarından beraat ettik. Seçim öncesi kampanyama destek geldiği iddiasıyla 6 yıl 8 ay ceza hükmedildi. İstinaf ve Yargıtay yolu açık. Biz suçsuzluğumuza inanıyoruz. Hukuki bütün imkanlarımızı değerlendireceğiz ve İstinafa itirazımızı gerçekleştireceğiz hızlı bir şekilde. Ben adaletin er ya da geç şekilde geleceğine inanıyorum. Ve suçlamalardan tümüyle beraat edeceğime inanıyorum.”
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar: “Bugün burada haksız bir şekilde ceza aldım. Ama adalete inanmaya devam ediyorum. Bilirkişi raporu istemiştim. Bilirkişi raporunun sonucunda olumlu ya da olumsuz sonuç neyse ben bu karara razıydım ama bilirkişi raporu olmadan, ortada evrak olmadan alelacele ceza verildi. Haksız bir şekilde ceza verildi. Bu işin istinafı var, Yargıtay’ı var. Bu cezanın döneceğine yüzde 100 eminim. O yüzden, hiç de canım sıkkın değil. Hiçbir suç işlemedim ama burada alelacele ceza verdiler ve inanıyorum ki bilirkişi raporu olmadan bu ceza geçmeyecek ve ben onun sonucunda beraat edeceğim.”
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer: “Beraat bekliyorduk. Bana iddianamedeki iki iddiadan beraat verdi. Görevi ihmal ile ilgili 8 ay bir cezaya hükmetti. Bunu da ertelemeye koydu. Biz beraat bekliyorduk. Çünkü benim görevi ihmal diye bir suçum söz konusu değil. Müdahale etmiş olsaydım tam tersine suç olurdu. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilikten beraat verdi. Görevi ihmalden 8 ay bir cezaya hükmetti ama onun da hükmün uygulanmasını geri bıraktı. Tabii ki diğer arkadaşlarımıza ceza verilmesi bizi üzdü. Ayrıca, bu benim göreve dönüşümün önünde bir engel de teşkil etmiyor, bu bizi sevindirdi. Umarım kısa sürede görevimizin başına dönüp Esenyurt’ta kaldığımız yerden hizmete devam ederiz. Öncelikle kendimle ilgili bir durumu açıklığa kavuşturayım. Ben eylem 30 ve 31 ile ilgili yargılanıyordum iddianamede. İki eylemden de beraat ettim. Biri ihaleye fesat karıştırma, biri özel belgede sahtecilik. İkisinden de beraat ettim. Fakat her ne hikmetse görevi ihmal diye bir iddia var idi. O iddia da aslında bilirkişi raporlarında iki bilirkişi, Sayıştay mensubu ve İçişleri Bakanlığı mensubu olup da sonra bilirkişi raportörü olan kişiler bu konularla ilgili benim hiçbir şekilde bir dahlimin olmadığını ileri sürmelerine rağmen bir başka bilirkişi raporunda ‘Ahmet Özer’in bunlarla ilgili hiçbir dahli yok ama görevi ihmal olabilir’ diye maalesef görevi ihmalden 8 ay 10 gün bir ceza aldım. Bu cezanın da uygulanması ertelenmiş oldu. Bir çeşit yok hükmünde… Adaletin yerini bulmasını bekliyorduk bugün. Bunun da nevşünema bulması, pratik olarak işlemesi beraat olmasıydı. Bütün avukatlar, herkes benim toptan bütün bu iddialardan berat etmemi bekliyorlardı. Ama bu iddianamedeki 30 ve 31. eylemlerden berat etmeme rağmen, iddianamede olmayan bir iddiadan dolayı sırf ceza verebilmek amacıyla verilmiş bir ceza gibi böyle bir olaya muhatap oldum. Ama bunun sevindirici yanı şu, bu benim göreve dönüşümün önünde bir engel değil. Çünkü bu hükmün geri bırakılmasını beraberinde verdi. Ama diğer belediye başkanı arkadaşlarımıza verilen cezalar tabii ki beni üzdü, bu orantısız cezalar. Hem bu konjonktüre, içinden geçtiğimiz sürece uygun olmayan bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Oysa benim beklentim şuydu, içinden geçtiğimiz süreçte zaten o belediye başkanlarımız da içeride yattılar, cezalarının önemli bir kısmını içeride çekmiş oldular, bugün onlarla ilgili ben beraat bekliyordum. Fakat her birine ağır sayılabilecek cezalar verildi. Bu mevcut beklediğimiz barışçıl ortamı biraz gergin hale getirdi, sabote etmiş oldu. O nedenle de buradan üzgün ayrılıyorum.