İtalya'da yıl başından bu yana 432 Batı Nil virüsü vakası kaydedildiği, 17 kişinin bu virüs nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Fransa'da vaka sayısının 30'a çıktığı, Hollanda'da da bir kişinin salgın nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı.
İtalya Yüksek Sağlık Enstitüsü’nden (ISS) bugün yapılan yazılı açıklamada ülkedeki Batı Nil virüsü vakalarının varlığı ve mücadelesine yönelik değerlendirmelere yer verildi.
Açıklamada İtalya’da 1 Ocak ile 26 Ağustos arasında doğrulanmış 432 Batı Nil virüsü vakası kaydedildiği ve u virüs nedeniyle 17 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
Geçen yıl aynı dönemde 430 vaka ve 27 ölüm olduğu hatırlatılan açıklamada, Batı Nil virüsünün ülkede dolaşımda olduğu kent sayısının 66’ya çıktığı bildirildi.
Çoğunlukla “Culex” cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan Batı Nil virüsünden korunmak için herhangi bir aşı yok, halka sadece sivrisinek ısırıklarından korunma tavsiye ediliyor.
Sivrisineğin ısırmasından itibaren kuluçka süresinin 2 ile 14 gün arasında değiştiği, bağışıklığı zayıf olanlarda bu sürenin 21 güne çıktığı belirtiliyor.
Virüsün bulaştığı kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde herhangi bir belirti görülmediği, hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde ateş, halsizlik, bulantı-istifra, baş ve kas ağrısı gibi semptomların görüldüğü ifade ediliyor.
Fransa’da 30 Batı Nil virüsü vakası
Fransa Halk Sağlığı Kurumu verilerine göre haziran ayından bu yana ülkenin Provence-Alpes-Cote d’Azur, Oksitanya, Ile-de-France ve Auvergne-Rhone-Alpes bölgelerinde toplam 13 ilde Batı Nil virüsü vakası görüldü.
Geçen haftaya göre ülkede 12 ek vaka tespit edilirken ülkede bu yaz aylarındaki toplam Batı Nil virüsü vakası 30’a yükseldi.
Ayrıca Aude, Seine-et-Marne ve Drome illerinde ilk kez bu virüse yakalanan vakalar saptandı.
İllere göre 1 ila 7 arasında vaka tespit edilirken en çok vaka sayısı Akdeniz kıyısı olan Bouches-du-Rhone ilinde kayıtlara geçti.
Hollanda’da bir kişi öldü
Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü’nden (RIVM) yapılan yazılı açıklamada, Utrecht eyaletinde yaşayan bir kişinin virüse yakalanmasının ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği belirtildi.
Hollanda’da büyük olasılıkla ülke içinde bulaştığı değerlendirilen üç Batı Nil virüsü vakası tespit edildiği kaydedilen açıklamada şüphelenen veya belirti gösteren kişilerin mutlaka RIVM ile iletişime geçmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada, virüse yakalananların yüzde 80’inde herhangi bir belirti görülmediği, yüzde 19’unda ise ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, karın ağrısı ve ishal gibi hafif grip benzeri belirtiler ortaya çıktığı ifade edildi.
Virüs görülen vakaların yalnızca yüzde 1’inde ensefalit veya menenjit gibi ciddi nörolojik tablolar geliştiği aktarılan açıklamada ağır vakalarda ölüm riskinin yüzde 4 ila 14 arasında değiştiğini, 70 yaş ve üzerindeki hastalarda ise bu oranın yüzde 15 ila 29’a kadar çıkabildiği belirtildi.
Kraliyet Hollanda Veteriner Hekimleri Derneği (KNMvD) de ağustos ayı başından bu yana Güney Hollanda ile Nijmegen çevresinde toplam 5 adet Batı Nil virüsü enfeksiyonu tespit edildiğini, bu atlardan birinin nörolojik belirtilerin ağırlaşması nedeniyle ötanazi yapıldığını duyurdu.
RIVM’in güncellenen açıklamasına göre Batı Nil virüsü kuşlarda görülüyor.
Çoğu kuş türü virüsten etkilenmezken ardıç kuşu, karga türleri ve yırtıcı kuşlar gibi bazı türler hastalanıp ölebiliyor.
Yaygın ev sivrisineği (Culex pipiens) virüsü enfekte bir kuştan alarak başka kuşlara, atlara ve insanlara bulaştırıyor.
Atlar ve insanlar virüse karşı hassas olsa da, kan nakli veya organ nakli gibi istisnai durumlar dışında birbirlerine bulaştıramıyor.
Türk milletvekili Ferhat’tan önlem çağrısı
Yunanistan’ın Rodop ilinden Türk milletvekili Özgür Ferhat, Batı Nil virüsü vakalarındaki artış nedeniyle bölgede sivrisineklerle mücadele çalışmalarının güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Ferhat Batı Nil virüsüne karşı önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi amacıyla Sağlık, İçişleri ile Çevre ve Enerji bakanlıklarına soru önergesi sundu.
Ferhat, 2026’da Batı Nil virüsü vakalarında artış yaşandığına işaret ederek epidemiyolojik ve entomolojik izlemenin güçlendirilmesi, sivrisineklerin üreme alanlarının belirlenmesi ve ilaçlama çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtti.
Rodop’taki tarım ve sulama alanları, sulama kanalları, sulak bölgeler ve diğer su kaynaklarının sivrisineklerin üremesi için uygun ortam oluşturabileceğini ifade eden Ferhat, bu yıl bölgede sivrisinek yoğunluğunun arttığı yönünde vatandaşlardan bildirimler geldiğini kaydetti.
Ferhat, soru önergesinde hükümetten 2026 yılında Rodop’ta yapılan ilaçlama çalışmalarının sayısı ve uygulandığı bölgeler ile çalışmaların tarihleri, sıklığı ve yöntemlerine ilişkin bilgi talep etti.
Bölgeye ayrılan finansman, personel ve teknik imkanların yeterli olup olmadığını da soran Ferhat, sivrisinek yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde çalışmaların artırılıp artırılmayacağı ve olası üreme alanlarının haritalandırılıp haritalandırılmadığı konusunda da açıklama istedi.
Ferhat ayrıca Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Kurumu (EODY), Doğu Makedonya-Trakya bölgesi, belediyeler ve diğer yetkili kurumlar arasındaki koordinasyonun yeterli olup olmadığı sorusunu yöneltti.
Halk sağlığının yalnızca vakalar ortaya çıktıktan sonra alınacak tedbirlere bırakılamayacağını belirten Ferhat, etkili mücadele için önleme, sürekli takip ve zamanında müdahalenin önem taşıdığını vurguladı.