Tuhaf iddia: K-Pop ve Manifest gibiler gençlerin cinsel kimliğini tahrip ediyor

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, K-Pop olarak adlandırılan Güney Kore pop müziğinin yanı sıra Türkiye'deki Manifest ve benzeri grupların cinsel kimlik karmaşası ve toplumsal değer tahribatını amaçladığını ileri sürdü.

Gündem 28 Ağustos 2026

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, AA muhabirine 2019 yılından beri yaptıkları çalışmalarda aile kurumuna yönelen tehditleri ele aldıklarını söyledi.

K-Pop olarak adlandırılan Güney Kore pop müziği akımının özellikle cinsiyetsizleştirme propagandası alanında çok önemli etkisi olduğunu gördüklerini söyleyen Karabıyık ortaokul, lise çağındaki gençler arasında bunların çok hızlı yayıldığını, hayran kitlesi oluştuğunu anlattı.

Karabıyık Türkiye’den Kore’ye gitmek isteyen gençlerin sayısında çok ciddi artış olduğuna dikkati çekerek “Burada sanat adı altında yapılan bu faaliyetin aslında gençlerin kimlik inşa sürecine çok önemli bir müdahale olduğunu anlıyoruz. Maalesef Manifest ve türevi gruplarla bu durum başka aşamaya geçmiş durumda. İstanbul Aile Vakfı olarak ‘Sosyo-Kültürel Riskler ve Aileye Yönelen Tehditler’ başlığı altında 2025 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde yaptığımız çalıştayda bu meseleleri de ele aldık” diye konuştu.

Bu konuyu “hiperseksüelleşme ve pornografik kültür” olarak ele almanın önemli olduğunu aktaran Karabıyık şöyle devam etti:

“Aşırı seksüel davranışların çocuk yaşlardaki kitleye benimsetilmesi için bu tip popüler kültür unsurlarının devreye girdiğini görüyoruz. Burada yine ilginç bir şekilde Epstein belgeleriyle ortaya çıkan ilişkiler ağı çok dikkati çekici. Bu belgelerde ortaya çıkan ilişkiler ağında özellikle iç çamaşırı ve çocuk giyim konusundaki önemli aktörlerin Jeffrey Epstein’ın bir nevi hamisi olduğunu görüyoruz. Epstein Adası’nda pedofiliyle ilgili çok ciddi yaşanan, kabul edilemez durumlar olduğunu anlıyoruz. Şimdi Epstein Adası’ndaki modanın, daha doğrusu oradaki giyim tarzının moda adı altında mağaza raflarına, oradan da sokaklara taşındığı bir sürecin mimarisi karşımıza çıkıyor.”

Karabıyık kültürel akımlarla ortaya çıkan grupların sponsorlarının Gazze’deki soykırımı desteklemesi nedeniyle insanların genelinin boykot ettiği firmalar olarak karşılarına çıktıklarını kaydetti.

“İsrail 8. cephe olarak medya ve sosyal medyayı ilave etti”

Ağustos ayı içerisinde Türkiye genelinde bir araştırma yaptıklarını, “Bu giyim tarzına etki eden faktörler nedir?” diye sorduklarını aktaran Karabıyık “Toplumumuzun büyük çoğunluğu birinci sırada medyayı, ikinci sırada da moda sektörünü ifade ediyor. Şimdi burada bir başka önemli nokta ortaya çıkıyor. 2025 yılı içinde İsrailli düşünce kuruluşlarının uzmanları ‘8. Cephe’ diye ortaya bir kavram attı. Daha sonra terör devleti İsrail’in başındaki katil (Binyamin) Netanyahu 8. cepheyi tüm dünyaya ilan etti. 8. cephe neydi? 7 tane fiziki cephe var, Irak’tan Yemen’e kadar. Fiziki çatışmaların olduğu cepheler. İsrail buna 8. cephe olarak medya ve sosyal medyayı ilave etti” değerlendirmesini yaptı.

Karabıyık bu cephedeki hedefin özellikle gençlerin zihinlerini ve kalplerini ele geçirmek olduğunu ileri sürerek gençlerin zihinlerini ve kalplerini hedef alan bir tehlike olduğunu vurguladı.

Bu tehlikenin özellikle aile bağlarını hedef aldığının altını çizen Karabıyık “Sizin gençlerdeki koruyucu kalkan olan aileyle olan ilişkiyi bertaraf etmeniz lazım ki hedefinize ulaşasınız. Bu boyutuyla da baktığımızda önümüze çıkan bu rol modellerin kimlik inşa süreçlerindeki bozucu etkisi gençlerin aileleriyle olan ilişkisine negatif etki ediyor. Bu konserlere baktığınızda sahnede olanla oraya giden kitledeki anne babalarla çocuklar arasında sosyolojik analizi yaptığınızda büyük bir uçurum olduğunu görüyorsunuz. İşte bu savrulmayı sağlayan şey bu akımlar” dedi.

İstanbul Aile Vakfı Başkanı Karabıyık medyayı savaş cephesi olarak ilan eden şeytani bir akıl olduğunu söyledi.

“Ekran süresi arttıkça gençlerde baskı, sıkıntı, kaygı seviyesi artıyor”

Ekranlar üzerinden gelen bu tehlikenin, anne babaların artık evlatlarının ekran nöbetlerini tutması gerektiği gerçeğini önlerine koyduğunu dile getiren Karabıyık “Çünkü ekran süresi arttıkça gençlerde baskı, sıkıntı, kaygı seviyesi artıyor. ‘Geleceğimi başka ülkede ararım.’ deme eğilimi artıyor. Bu eğilim aidiyetle ilgili çok ciddi bir problem haline geliyor. O gençlerin hem ülkelerine hem de sosyal çevrelerine olan aidiyetini olumsuz etkiliyor” dedi.

Karabıyık şöyle dedi:

“İşte hiperseksüelleşme dediğimiz şey tam da bu. Yani yaşına uygun olmayan giyim tarzı, yaşına uygun olmayan davranışlar. Çocukların bir nevi yetişkin davranışları sergilediği bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bu tablo içerisinde çocuklar sosyal medyada var olabilmek adına orada takdir edilen, beğenilen davranışları sergilerken bir kimlik inşa ediyorlar. Sosyal medyanın farklı koridorlarına geçtiklerindeyse farklı kimliklere bürünmeye çalışıyorlar. Bu da onların bir kimlik karmaşası yaşamasına, bir kimlik buhranı içerisine girmesine sebep oluyor.

Bakın burada medya ve sosyal medyanın bu etkisini tespit ettikten sonra bir şeye daha dikkati çekmek isteriz. Bu müzik grupları bir anda ortaya çıkıyor, bir anda çok büyük sponsorluk anlaşmaları yapıyorlar. Bir anda çok geniş kitlelere ulaşıyorlar. Bu, aynı zamanda gençlere başarıya giden bir yol haritası gibi takdim ediliyor. Ama burada bir kölelik sistemi var. Bu müzik gruplarındaki profiller çok ağır sözleşmelere imza atıyorlar. Bir nevi köleleştirilmiş ikonlardan bahsediyoruz. Sonra o ikonları kendilerine rol model alarak gönüllü köleliğe sürüklenen nesillerden bahsediyoruz.”

Karabıyık öncelikle anne ve babaların ekranla olan ilişkisini gözden geçirmek zorunda olduğunu söyledi.

“Ekranla olan münasebeti sağlıklı bir zemine oturtamazsanız o zaman o anaforun içine çekiliyorsunuz” diyen Karabıyık bu noktada da dijital okuryazarlık kavramının devreye girdiğini kaydetti.

Karabıyık bunların baskıcı ve yasakçı bir yaklaşımla ele alınmaması gerektiğine dikkati çekerek “Dijital dünyanın tehlikeleriyle ilgili çocuklarıyla çok sağlıklı bir iletişim zeminine ihtiyaçları var.” tespitinde bulundu.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.