Cumartesi günkü başkanvekili seçimi var: Üsküdar’da iki belediye meclisi üyesi gözaltına alındı

Üsküdar'da Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanarak görevden alınmasının ardından CHP'li Sibel Tan Çetinkaya'nın kazandığı başkanvekilliği seçimi tekrarlanacak. 5 Eylül Cumartesi günkü oylama öncesinde CHP grubundan iki meclis üyesi gözaltına alındı.

Siyaset 3 Eylül 2026

Üsküdar’da tekrarlananacak olan belediye başkanvekili seçimleri öncesinde 2 meclis üyesi gözaltına alındı.

31 Mart 2024’te yapılan seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Üsküdar Belediye Meclis Üyesi seçilen Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alındı.

İki ismin gözaltına alınmasının ardından İstanbul Valiliği, başkanvekilliği seçiminin 5 Eylül Cumartesi günü yapılacağını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada oylamanın saati 10.00 olarak belirlendi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 24 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/1703 kararı ile 5 Ağustos 2026 tarihli ve 76 Nolu Meclis kararı için yürütmenin durdurulması kararı alınmıştır. İstanbul Bölge İdare Mahkemesine ait 2 Eylül 2026 tarihli ve 2026/1533 sayılı kararında, konuya ilişkin yürütmenin durdurulması kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi hükümleri gereğince, Üsküdar İlçe Belediye Meclisinin Belediye Başkan Vekilini seçmek üzere 5 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 10.00’da toplanması Valiliğimizce uygun görülmüştür.”

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş 29 Temmuz 2026’da gözaltına alınmış ve daha sonra tutuklanmıştı.

İçişleri Bakanlığı 1 Ağustos 2026’da Dedetaş’ı görevden almıştı.

Dedetaş’ın görevden alınmasının ardından 5 Ağustos 2026’da ise Üsküdar’da başkanvekilliği seçimi yapılmıştı.

4 tur süren başkanvekilliği seçimini CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 22 oy alarak kazanmıştı. AK Parti ’nin adayı Dündar Ziya Gültekin 18 oy almış, 4 oy geçersiz sayılmıştı.

Sonrasında AK Parti oylamada usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla mahkemeye başvurmuş, açılan davada İstanbul 2. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermişti.

CHP’nin Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptığı itirazın reddedilmesinin ardından seçim iptali kesinleşmişti.

Kirli senaryo iddiası: Oğlunu bile getirtiriz dediler’ 

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında Üsküdar Belediyesi’nde yaşanan sürece ve belediye meclis üyelerine yönelik işlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Emir 31 Mart seçimlerinin ardından Üsküdar’da seçmen iradesine müdahale edildiğini savunarak şunları söyledi:

“31 Mart darbe sürecinden sonra yaşananların en tipik ve en kirli, halk iradesine çökmek üzere, belediye başkanlığı makamına çökmek üzere nelerin göze alınabileceğini apaçık ortaya koyan, Üsküdar Belediyesinde yapılan yol-usulsüzlükleri, baskıyı ve belediye başkanlığı koltuğunu ele geçirmek üzere ortaya konan kirli senaryoyu sizlerle paylaşacağım.”

Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operasyonların kronolojisini anlatan Emir, 7 Nisan’da belediyeye yönelik bir operasyon düzenlendiğini, ardından 29 Temmuz’da Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın gözaltına alındığını ve dört gün sonra tutuklandığını hatırlattı.

Emir sürecin amacının Üsküdar Belediyesi yönetimini değiştirmek olduğunu ileri sürerek şöyle konuştu:

“Burada asıl niyetin tutuklama ile belediye başkanımızı cezaevine koyduktan sonra belediyeye çökmek, Üsküdar Belediyesini ele geçirmek olduğunu çok iyi biliyorduk. Bunu söylemiştik. Bunun bir temizlik operasyonu olamayacağını, Sinem Dedetaş’ın veremeyeceği hiçbir hesap olmayacağını, tutuksuz yargılanmanın asıl olması gerektiğini ifade etmiştik.”

Emir “Asıl dertlerinin Üsküdar Belediyesini ele geçirmek, Üsküdarlının vermediğini, sandıkta alamadıklarını polis zoruyla, savcılarla, hakimlerle, baskıyla, AKP’nin siyasi gücüyle, hatta birilerinin maddi gücüyle almaya çalışacaklarını söylemiştik” ifadelerini kullandı.

Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından 5 Ağustos’ta belediye meclisinde başkanvekilliği seçimi yapıldığını hatırlatan Emir Yeni Parti grubunun 27 belediye meclis üyesi bulunduğunu söyledi.

İlk turda adaylarının 26 oy aldığını, dördüncü turda ise bu sayının 22’ye düştüğünü belirten Emir meclis üyelerine baskı ve telkinlerde bulunulduğunu öne sürdü:

“Bizim 27 belediye meclis üyemiz vardı ve bu seçimi rahatlıkla kazanabileceğimiz herkesin bildiği bir gerçekti. Ve sonrasında bizim adayımız ilk turda 26 oy almış olmasına rağmen, dördüncü tura gelindiğinde ancak 22 oy alabildi.”

Emir, oyların 26’dan 22’ye düşmesine ilişkin “Belediye meclis üyelerimize baskılar yapıldığını, telkinler yapıldığını, kimi tehditlerde bulunulduğunu, kimi önerilerde bulunulduğunu ve sonuçta belediye meclis üyelerinin oylarının etkilenmeye çalışıldığını biz biliyoruz” iddiasında bulundu.

AK Parti adayının oylarının arttığını belirten Emir dört oyun AK Parti adayına gittiğini savunarak, konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Murat Emir, açıklamasında belediye meclis üyelerinden Ahmet Başbaydar üzerinden dikkat çeken bir iddiayı da gündeme getirdi.

Emir, Başbaydar’ın oğlunun KCK üyeliği iddiasıyla hüküm giydiğini ve 15 yıldır İngiltere’de bulunduğunu belirterek Adalet Bakanlığı’ndan bazı kişilerin Başbaydar’a ulaştığını ileri sürdü.

Emir iddiasını şöyle aktardı:

“Belediye meclis üyelerimizle toplantı yapılıyor, 40 kişinin huzurunda Ahmet Başbaydar isimli belediye meclis üyesi oğlunun KCK üyeliği iddiasıyla hüküm giydiğini, 15 yıldır İngiltere’de olduğunu ve Adalet Bakanlığından birilerinin onu arayıp ‘Senin oğlunu getirtiriz, yeter ki AK Parti lehine oy kullan’ dendiğini ve bir sonraki oylamada da aynı şekilde oy vereceğini söylüyor.”

Emir bu iddiada Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız’ın adının geçtiğini öne sürerek “Bunlar vahim iddialardır. Bu iddiaların üzerine gidilmelidir. Başta Sayın Bakan Yardımcısı olmak üzere kimse bu iddiaların üstüne yatamaz” dedi.

Emir bir başka belediye meclis üyesi Hüseyin Kazan’ın oğlunun da oylamadan yaklaşık bir hafta önce şartlı tahliye edildiğini belirterek bunun siyasi etki amacı taşıdığı yönünde şüpheleri bulunduğunu söyledi.

Emir “Burada da yine siyasi etkilerle belediye meclis üyesinin oyunu etkilemek üzere, elde etmek üzere bir tahliye olduğuna dönük kaygılarımız var, şüphelerimiz var” ifadelerini kullandı.

Başkanvekilliği seçiminin bütün bu gelişmelere rağmen Yeni Parti adayı Sibel Tan Çetinkaya tarafından kazanıldığını belirten Emir “Para teklif edilenler, tehdit edilenler, tahliye edilenler, ‘senin oğlunu getirtiriz’ diyenlerle birlikte o seçimi kazanmak için her şey yapılmıştır. Her türlü baskı yapılmıştır. Her türlü kirli senaryo gündeme getirilmiştir. Bütün bunlara rağmen yine Yeni Parti adayı Sibel Tan Çetinkaya başkanvekilliği seçimini kazanmıştır” dedi.

Emir başkanvekilliği seçiminin ardından AKP’nin hem idari yargıya hem de savcılığa başvurduğunu belirterek, seçimde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla sürecin yargıya taşındığını söyledi.

İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini, belediyenin itirazının ise Bölge İdare Mahkemesi tarafından 2 Eylül’de reddedildiğini hatırlatan Emir, böylece yeni bir başkanvekilliği seçiminin önünün açıldığını belirtti.

Emir, tam bu süreçte belediye meclis üyelerine yönelik yeni gözaltıların gündeme geldiğini vurguladı.

Murat Emir 2 Eylül’de belediye meclis üyeleri Mithat Özdemir ve Amine Cansu Çelik’in gözaltına alındığını belirterek, iki ismin Vatan Emniyet’te tutulduğunu söyledi.

Emir 3 Eylül sabahı ise belediye meclis üyesi Ekrem Baki’nin gözaltına alındığını açıkladı.

Nihat Doğan ve Meclis 1. Başkan Vekili Ali Aral’ın da farklı dosyalar kapsamında ifadeye çağrıldığını belirten Emir şu ifadeleri kullandı:

“Tekraren dikkatinize sunayım: 2 Eylül’de karar veriliyor, 5 Eylül’de seçim yapılacak. 5 Eylül’de bizim daha önce son aldığımız oy 22, onların aldığı oy 19. O 22’yi aşağı çekmek lazım. Üç belediye meclis üyesi şu anda gözaltında; ikisi de başka dosyalardan çağrılmış, ifadeleri alınmış, yani baskı altına alınmış.”

Emir, 5 Eylül’de yapılması planlanan başkanvekilliği seçimi öncesindeki gözaltıların meclis aritmetiğini değiştirmeyi amaçladığını ileri sürdü.

Açıklamasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Emir, yaşanan sürecin siyasi iradeden bağımsız olmadığını savundu.

Emir şöyle konuştu:

“Ey Erdoğan! Sen Üsküdar Belediye Başkanlığı’nı bu şekilde mi ele geçireceksin? Sen ki sandıktan çıkmakla övünüyorsun, sen ki onlarca seçim kazanmakla övünüyorsun. Üsküdar halkı kararını vermiş, Sinem Dedetaş’ı seçmiş ve seçilmiş belediye başkanı olarak da onurla, tertemiz bir belediye başkanlığı görevi yürütüyor.”

Dedetaş’ın tutuklanmasını ve ardından yaşanan yargı süreçlerini eleştiren Emir, belediye meclis üyelerinin gözaltına alınmasının da seçimi etkilemeye yönelik olduğunu iddia etti.

Emir açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Böyle mi kazanacaksınız Üsküdar’ı? Diğer belediyeleri böyle mi kazanacaksınız? Millete ne diyeceksiniz? Bakın bu millet, bu millet devletine bağlıdır. Devleti istediğinde elinden gelen her şeyi verir. Ama bu millet iradesine, sandığına yan gözle bakanı ilk sandık geldiğinde cezalandırır.”

Emir, Üsküdar’daki sürecin diğer belediyelere de taşınabileceğini öne sürerek, “O sandık geldiği anda milletimiz onlara hak ettiği cevabı verecektir” ifadelerini kullandı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.