Leipzig Havaalanına yapılan saldırıda İHA'lar patlamayınca büyük bir felaket yaşanmadı ama başta Almanya bütün Avrupa Rusya'ya cevap vermeye hazırlanıyor. Almanya, kendi istihbarat örgütüne yurt dışında sabotaj izni veren bir yasayı kabul etti bile.
Rusya’nın Almanya’daki Leipzig havalimanına yönelik başarısız İHA saldırısı, Kremlin istese de istemese de NATO ile açık bir çatışmayı tetikleme riski taşıyan tehlikeli bir tırmanışın parçası olarak görülüyor..
Alman yetkililer, patlayıcı yüklü bir İHA’nın park halindeki Ukrayna kargo uçağına çarptığı, diğerinin ise havalanan bir uçakla çarpışmış göründüğü saldırının arkasında Rus devletinin olduğunu açıkladı. Her iki İHA da patlamadı; ancak yetkililer, başarılı olması durumunda saldırının ölümlere ve öngörülemeyen sonuçlara yol açabileceğini belirtti.
Bu olay; DHL kargo uçaklarına yangın çıkarıcı cihazlar yerleştirme planları, Polonya’da tren hatlarını havaya uçurma, Avrupa genelinde depo ve alışveriş merkezlerini yakma gibi eylemleri içeren sabotaj dalgasının en dramatik halkası oldu.

Leipzig Havaalanında patlayıcı uzmanları delil topluyor.
The New York Times’ın haberine göre, saldırılar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaşı Batı’ya taşıma çabalarının bir parçası olarak 2022’deki Ukrayna işgalinden kısa süre sonra başladı. Ancak Batılı güvenlik yetkilileri, son dönemde bu eylemlerin sıklığının ve şiddetinin arttığını vurguluyor.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Avrupalılar bu yeni normal gerçeğiyle yüzleşmek zorunda. Vites yükseltmeli, Rusya’nın pervasızlığına daha iyi ve daha hızlı yanıt vermeye hazır olmalıyız” diyerek durumun ciddiyetini özetledi.

Polonya’da polis demiryollarında devriye geziyor.
Uzmanlara göre saldırılardaki artış, Putin’in sahadaki yavaş ilerlemeden ve ağır kayıplardan duyduğu hoşnutsuzluktan kaynaklanıyor. Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerileri ve lojistik merkezlerine düzenlediği uzun menzilli saldırılar da Rus ekonomisini zorluyor. Putin, kendisini sadece Ukrayna ile değil, Ukrayna’ya silah ve istihbarat sağlayan “kolektif Batı” ile savaşta görüyor.
Putin ise iddiaları reddederek Almanya’nın kanıt uydurduğunu öne sürdü. Batı’yı “emperyalizmin köpekbalıkları” olarak niteleyen Putin, “Bizi gıda zincirinde aşağı çekip yutmaya çalışan olursa, çenesine bir yumruk yiyebilir. Rusya buna hazırdır” ifadelerini kullandı.
Henüz bu saldırılarda ölen olmadı; ancak olası bir can kaybı, karadan işgallere karşı caydırıcılık için kurulan NATO için ciddi bir kriz yaratacak. Eski ABD NATO Büyükelçisi Julianne Smith, “Bir noktada işler çığırından çıkacak, birileri zarar görecek ve bu durum ittifak için farklı bir ikilem yaratacak” uyarısında bulunuyor.
Saldırılara yanıt vermek NATO için oldukça karmaşık. Uzmanlara göre NATO’nun seçenekleri şunlar:
Açık Adımlar: Yaptırımlar uygulamak ve diplomatları sınır dışı etmekle sınırlı.
Örtülü Yanıtlar: Ukrayna’ya istihbarat desteğini artırmak, siber saldırılar düzenlemek ve Rusya’nın diğer bölgelerdeki çıkarlarını baltalamak.
Almanya’nın Hamlesi: Alman hükümeti, istihbarat servislerine siber saldırı ve sabotaj gibi aktif önlemler alma yetkisi veren yasa tasarısını kabul etti. Bu, savaş sonrası Alman tarihinde bir ilk.
NATO’nun en büyük zorluklarından biri 32 üye ülke arasındaki birliği korumak. Almanya’daki olay sonrası İngiltere Başbakanı Andy Burnham doğrudan Rusya’yı suçlarken, ABD’nin NATO Büyükelçisi Matthew G. Whitaker yaptığı açıklamada Rusya’nın adını anmaktan kaçındı.
ABD yönetiminin bu kararsız tutumu ittifak içinde belirsizlik yaratıyor. Ancak Batılı yetkililer caydırıcılığın hâlâ sürdüğünü savunuyor. Estonya Dış İstihbarat Başkanı Kaupo Rosin, “Değerlendirmemize göre Vladimir Putin şu anda Madde 5’in ne anlama geldiğini ve sonuçlarını anlıyor. Asıl kaygımız ise gelecekte de bu caydırıcılığın çalışıp çalışmayacağı” değerlendirmesinde bulundu.