Baykar'ın patronu, Türkiye'nin ilk küçük modüler reaktörünü yapmak için çalıştıklarını, iki yıl içinde bunu yapmayı başaracaklarına inandığını söyledi. Bayraktar'a göre Türkiye'de ve dünyada enerji ihtiyacı artacak. Bayraktar, 'Kendi nükleer yakıtımızı geliştirmeliyiz' diyor.
Türkiye’nin en büyük rüyalarından biri, kendi nükleer reaktörünü yapmak ve buradan elektrik elde ederken nükleer teknolojiye geçmek.
Dünyada yeni yeni gelişmekte olan küçük modüler reaktör teknolojisi, Türkiye’de de yapılabilir mi? Aslında buna bir engel yok. Bir süredir söylentisi vardı ama cuma günü birinci elden doğrulandı: Baykar, küçük modüler nükleer reaktör yapmak için var gücüyle çalışıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bir süre önce ödüllü bir bir ‘Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması’ başlatmıştı. Bu yarışmada finale kalan dört proje ile ilgili sunumlar dün Halkalı’da önceleri İstanbul Teknik Üniversitesine ait olan ama sonradan Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’na (TENMAK) devredilen ve atıl durumda olan deneme reaktöründe yapıldı. Bu arada deneme reaktörünün yeniden çalışır hale gelmesi ve burada yeniden bilimsel çalışma yapılması için lisanslama sürecinin başladığı da açıklandı.
Sunumda bir konuşma yapan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, şirketinin 1,5-2 yıldır küçük modüler reaktör geliştirmek için çalıştığını ilk kez açıkladı. Bayraktar, 2 yıl içinde başarı bekliyor.
Türkiye’nin nükleer yarımadası olarak tanımladığı Küçükçekmece gölü kıyısındaki yerleşkede önemli bir aşamanın kaydedildiğini belirten Bayraktar, “Buranın adı konmuş bir şekilde imar süreçlerini tamamladık. Daha da önemlisi, TR-2 Araştırma Reaktörümüz yeniden lisanslandı, çok uzun bir aradan sonra. Çok kısa bir zaman içinde burada artık yeniden nükleer araştırmalar, malzeme testleri yapılacak. Teorik çalıştığımız şeylerin neticelerini laboratuvarda, araştırma tesislerinde görme şansımız olacak” diye konuştu.
Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması’nın büyümeye devam ettiğini anlatan Bayraktar, “Geçen sene 2 ülkeden 87 takım varmış. Bu sene 9 ülke, 192 takım var. TEKNOFEST ailesi büyüdüğü gibi nükleer tarafı da büyüyor.” dedi.
Bayraktar, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen Uluslararası Nükleer Bilim Olimpiyatı’nda Türkiye’nin bir altın ve üç bronz madalya kazandığını da anımsattı.
TENMAK’ın lisans öğrencilerine yönelik burs desteğinin yanı sıra programa kabul edilen bursiyerlere mentör desteğinin de sağlanacağını aktaran Bayraktar, “Bizim tabii ki birçok kaynağa ihtiyacımız var ama en önemli kaynağımız insan kaynağımız. Dolayısıyla onların iyi yetişmesi için de elimizden gelen çabayı göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
Baykar’ın şirketi TMRS Energy
TMRS Energy ile 1,5-2 yıldır küçük modüler reaktörlere yönelik çalışmalar yaptıklarını aktaran Selçuk Bayraktar, “Biz şöyle dedik: En azından ulaşabileceğimiz en yakın dağ hangisiyse ona ulaşalım. Burası bize en yakın alan. Buradan başlayalım, sizler de zamanla oralara uzanırsınız diye düşündük. Ben o kadar iddialıyım ki birkaç sene içinde küçük modüler reaktörleri yapabileceğimize inanıyorum. Bunun birkaç sene içinde gerçekleşeceğine inanıyorum.” diye konuştu.
Bu çalışmayı yürüten ekipte bir kartopu etkisi olduğunu ve bunun büyüdüğünü anlatan Bayraktar, aynı zamanda bu alanda yapılan çalışmalara yönelik bir programın açıklandığını anımsattı.
Nükleer enerjiye yönelik çalışmaların bütün dünyada devlet kontrolünde yürütüldüğünü dile getiren Bayraktar, “Özellikle nükleer yakıtlar konusunda bu böyle. Biz inanıyoruz ki bir anlamda enerjideki bağımsızlığımızın önemli yapı taşlarından birisi küçük modüler reaktörler olacak. Büyük reaktörleri yapmamız çok zor olurdu. Bu, havacılıktaki kırılım gibi bir nokta aslında. Dünya da buna doğru ilerliyor ve nispeten bu dönüşümün başındayız.” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, bu alanda en önemli hususun insan kaynağı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Arkadaşlar, yer altı zenginliğiniz de olmalı. Bu çok kıymetli ama o yer altı zenginliğini de alıp işleyecek insan gücünüz olmadıkça, değer zinciri oluşturmadıkça bir şey yapamıyorsunuz. Ben de konuya çok uzaktım. Ben elektronik mühendisiyim, robotik uzmanıyım. Nükleerin N’sinden anlamazdım. Sizlerle beraber, 47 yaşında adeta 20’li yaşlarıma tekrardan döndüm ve sıfırdan bambaşka bir alanı öğreniyorum. Ne diyor şair? ‘Ben öyle bilirim ki yaşamak, berrak gökte çocuklar aşkına savaşmaktır.’ Öyle bir hisle bu alanda da çalışıyoruz.”
“SMR’ler tarihi bir fırsat”
Minik İHA’ları geliştirme sürecinde çeşitli eleştirilerle karşılaştıklarını anımsatan Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Baykar, 20’nci senesinde bu alanda dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi. Türkiye, bu SİHA’larla hem terörün belini büktü hem de büyük bir teknolojik başarıyı dünyaya sergiledi ve sürekli inovasyon yaparak devam ediyor. Bu da böyle bir alan. Böyle baktığınızda sizlerle birlikte büyüyebilecek bir alan. Çünkü halihazırda 600 milyon insan enerjiye hiç ulaşamadığı gibi bir yandan da ‘(Bugün teknolojideki en büyük kırılım nedir?) diye sorsanız, tarihe bakacak olsak, matbaanın yaptığı şeyi yapacak olan şey nedir? Yapay zeka.’ Yapay zekanın temel işleme parametresi nereye dayandırılıyor bugün itibarıyla? Enerjiye. Şayet enerjiniz yoksa bilgi işleme de sahip değilsiniz. Bilgi işlem yapamadığınızda tüm bu geliştireceğiniz teknolojilerin hiçbirini yapamayacaksınız demektir. Dolayısıyla enerji çok önemli bir noktada, önemli bir yere yerleşiyor. Bu yaptığınız çalışmalar hem insanlık adına hem de artan enerji talebinin karşılanması açısından çok önemli. Dünyada elektrik tüketimi geometrik şekilde artıyor. Dolayısıyla bu projenin, teknolojinin çok önemli olduğunu ve bize tarihi bir fırsat verdiğini düşünüyorum.”