Futbolda Hakem Sorununun Çözümü

6 Eylül 2026

Her hafta hakemleri tartışıyoruz.

Orta hakem, yardımcı hakem, dördüncü hakem ya da VAR hakemi… Fark etmiyor. Her hafta yeni bir tartışma, yeni bir hata iddiası, yeni bir kriz çıkıyor.

Daha ilginç olan ise şu: Maçın ardından tekrarları izlediğimizde, tartışmaların ve öne sürülen iddiaların önemli bir bölümünün gerçekten de karşılığı olduğunu görüyoruz.

Sorun Kişilerde mi Sistemde mi?

Bugüne kadar çözüm için farklı öneriler getirildi.

Bunlardan biri, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanının ve/veya Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanının görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin getirilmesiydi. Geçmişte bu yönde değişiklikler yapıldı. Ancak hakemlerle ilgili şikâyetler sona ermedi.

Bir başka öneri, maçların yabancı hakemler tarafından yönetilmesi ve VAR hakemlerinin de yabancılardan seçilmesiydi. Yabancı orta hakem uygulamasına geçilmedi; ancak yabancı VAR hakemleri görevlendirildi. Buna karşın eleştiriler ve şikâyetler ortadan kalkmadı.

Buradan şu sonucu çıkarmak mümkün:

Sorun yalnızca hakemlerde değil, hakemlik sisteminin kendisinde olabilir.

MHK’nin Yapısı ve İşleyişi Değişmeli

Bugünkü yapıda hakemlerin seçilmesi, terfileri ve maçlarda görevlendirilmeleri gibi kritik konularda yetkili olan MHK, TFF’ye bağlıdır.

MHK’nin görevleri oldukça geniştir. Hakem ve gözlemci atamalarını yapar; eğitim ve gelişim programlarını düzenler; hakemlerin performanslarını değerlendirir; klasman ve terfileri belirler; gerekli durumlarda idari ve disiplin işlemlerini yürütür ve hakemlikle ilgili düzenlemeleri hazırlar.

Yani MHK, Türk futbolunun hakemlik sisteminin merkezindeki teknik kuruldur.

Bence tam da bu nedenle MHK’nin yapısını değiştirmeyi tartışmamız gerekiyor.

Futbolun kendisi nasıl teknik bir oyun ise, futbolun hakemlik sistemi de teknik bir alandır. Hakem seçmek, yetiştirmek, değerlendirmek, terfi ettirmek ve maçlara atamak; kişisel veya siyasi tercihlerle değil, mümkün olduğunca ölçülebilir, şeffaf ve objektif kriterlerle yapılması gereken işlerdir.

Bu yönüyle MHK’nin görevleri, Merkez Bankası’nın para politikasına ilişkin kararları gibi, bağımsız olması gereken teknik bir alandır.

Nasıl para politikasının günlük siyasi tartışmaların baskısından mümkün olduğunca uzak tutulması gerekiyorsa, hakemlik sisteminin de günlük sportif ve siyasi baskılardan uzak tutulması gerekir.

Üç Temel Değişiklik Yapılmalı

  1. MHK bağımsız bir kurul olmalı: MHK, TFF’nin bünyesinde bulunan bir kurul olmaktan çıkarılarak TFF’den bağımsız bir kurul haline getirilmelidir.

TFF’nin rolü tamamen ortadan kalkmamalı; ancak MHK üyelerinin atanmasında sınırlı bir rolü olmalıdır.

Amaç, MHK’nin hem siyasal hem de sportif baskılardan mümkün olduğunca bağımsız çalışmasını sağlamaktır.

  1. MHK üyeleri belirli ve güvence altına alınmış bir süre için atanmalı: MHK üyeleri, futbol kulüplerinin oluşturduğu Kulüpler Birliği tarafından gösterilecek adaylar arasından TFF Yönetim Kurulu tarafından üç yıllığına atanmalıdır. MHK Başkanı kurul üyeleri tarafından ve üyeler arasından seçilmelidir.

En önemli noktalardan biri de görev güvencesidir. Görev süresi boyunca üyeler ve başkan, yolsuzluk gibi kanıtlanmış ciddi suçlamalar dışında görevden alınamamalıdır.

Çünkü görev güvencesi olmayan bir kurulun bağımsız karar verebilmesi zordur.

  1. MHK’nin mali özerkliği sağlanmalı: Bağımsızlık yalnızca hukuki ve idari olmamalı, mali de olmalıdır.

TFF, MHK’nin personel ve diğer giderleri için hazırladığı yıllık bütçeye dayalı olarak öngörülen giderleri, bağımsız bir denetim kuruluşunun denetimindeki bir havuza aktarmalı; MHK kendi bütçesi çerçevesinde harcamalarını bu havuzdan karşılamalıdır.

Böylece MHK’nin finansmanı da günlük kararların veya kişisel ilişkilerin konusu olmaktan çıkarılmalıdır.

Sonuç

Bugüne kadar hakem sorununu çoğunlukla “Hangi hakem?”, “Hangi MHK Başkanı?” veya “Hangi TFF Başkanı?” soruları üzerinden tartıştık.

Belki de artık başka bir soru sormalıyız: “Nasıl bir hakemlik sistemi?”

İsimleri değiştirdiğimiz halde aynı sistemi yerinde bıraktığımızda sorunu kalıcı olarak çözemediğimizi görüyoruz.

Bağımsız, mali açıdan özerk, görev güvencesine sahip, şeffaf ve ölçülebilir kriterlerle çalışan bir MHK’nin, Türk futbolunda yıllardır kronikleşen hakem sorununun çözümüne önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum.

***

Mahfi Eğilmez’in bu yazısı ilk olarak yazarın Kendime Yazılar adlı blogunda yayımlandı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.