Özgür Çelik ifade verdi: ‘Üsküdar’da yaşanan her şey açığa çıkarılmalı’

Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçimiyle ilgili soruşturmada ifade verdi. Adliye önünde açıklama yapan Çelik "Bu soruşturmayla bizim yaptığımız suç duyurusunun birleştirilmesi ve Üsküdar'da yaşanan her şeyin gün yüzüne çıkarılması hayatidir" dedi.

Siyaset 11 Eylül 2026

Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediyesi Başkanvekili seçimi hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle verdi.

Özgür Çelik saat 09.30’ta Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Çelik’in savcılığa ifade vermesi işlemi yaklaşık iki saat sürdü.

İfade işlemlerinin ardından adliye önünde basın açıklaması yapan  Çelik şunları söyledi:

“Üsküdar’da yaşanan tüm süreçle ilgili Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel öncülüğünde bu cumartesi günü saat 19.00’da Üsküdar İskele Meydanı’nda bir buluşma gerçekleştireceğiz ve bu buluşmaya, Genel Başkanımız Özgür Özel’le gerçekleştireceğimiz bu buluşmaya tüm İstanbulluları, tüm yurttaşlarımızı davet ediyoruz. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel cumartesi günü saat 19.00’da Üsküdar İskele Meydanı’nda Üsküdar’ın tüm gerçeklerini bütün Türkiye kamuoyuyla paylaşacak.

Biz bugün buraya ifade vermeye geldik. Kamuoyuna yansıdığı gibi bir belediye meclis üyesiyle yaşanan diyaloglar noktasında bir soruşturma açıldı ve bu soruşturma kapsamında ifadeye geldik. Şunu en baştan ifade etmek isterim: Bugün verdiğimiz ifade İstanbul’da ve Türkiye genelinde son 2 yıldır yaşanan gelişmelerden bağımsız değildir. Son 2 yıldır yaşanan gelişmelerin bir parçasıdır.

103 yıllık Cumhuriyet tarihinde hiçbir dönemde seçilmiş yöneticiler üzerinde bu kadar ağır baskılar ortaya çıkmamıştır. Bugün Cumhurbaşkanı adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’yla birlikte sadece İstanbul’da 16 belediyemize yönelik operasyonlar gerçekleşti ve tutuklu belediye başkanlarımız var, tutuklu meclis üyelerimiz var, tutuklu bürokratlarımız var. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde seçilmişler bu kadar ağır bir yargı baskısı altında kalmadılar. Tam da işte bu noktada Üsküdar’da yaşananlar ve bugünkü ifade de son 2 yıldır yaşadıklarımızdan bağımsız değildir. Bunu açıkça ifade etmek isterim.

Biz ifademizin içeriğinde bu hususlara değindik ve başka örnekler de verdik Üsküdar meselesine gelmeden önce. Mesela bir Bayrampaşa örneğini verdik. Bayrampaşa’da belediye meclis üyeleri seçildiler, belediye başkanı seçildi. Bayrampaşa’da belediye başkanı tehdit ve baskı yoluyla AK Parti’ye geçmesi konusunda kendine birtakım talepler geldiğini açıkça Hasan Mutlu kamuoyuna ifade etti ancak bu baskılar karşısında direndiğini söyledi ve tutuklandı. Sonrasında Bayrampaşa’da yapılan belediye başkan vekilliği seçiminde taraf değiştiren meclis üyelerinin iki tanesi, bir tanesi başkan yardımcısı olarak görevlendirildi, bir tanesi de koordinatör olarak görevlendirildi. Yani bir makam karşılığında aslında parti değiştirdikleri veya siyasi tercihini değiştirdikleri apaçık ortaya çıkmış oldu.

Bunun dışında başka örnekler de var. Örneğin Çekmeköy örneği, örneğin Tuzla örneği, örneğin Şile örneği. Bu belediye başkanlarının da parti değiştirmeden önce yargı baskısı altında oldukları, tutuklanmayla tehdit edildiğine edildiklerine yönelik bir takım iddialar kamuoyunda konuşuldu, halen konuşulmaya devam ediliyor.

Şimdi burada biz ifademizin içerisinde bir ikili hukuk sistemine de dikkat çektik. O da şuydu: Mesela ben bu soruşturmanın dışında üç ayrı davayla 22,5 yılla şu anda yargılanıyorum. Bunlardan bir tanesi İstanbul Kongresi davası, bir tanesi kurultay davası. Mesela kurultay davasında şöyle bir şey yaşandı: Bizim kurultay delegesi olan mecli- arkadaşlarımız sonradan meclis üyesi seçilmişler, önemli bir bölümü de ön seçimle seçilmiş. Bizim kurultay delegelerimiz daha sonradan meclis üyesi seçildikleri için buradan Ankara’ya çağrıldılar. Vay efendim siz bir koltuk karşılığı mı, yani kurultay delegesiydiniz meclis üyesi olmak için mi kurultayda değişime oy verdiniz diye Ankara’ya ifadeye çağrıldılar. Kurultaya buna benzer iddialarla dava açıldı.

Şimdi burada biz ifademizin içerisinde bir ikili hukuk sistemine de dikkat çektik. O da şuydu: Mesela ben bu soruşturmanın dışında üç ayrı davayla 22,5 yılla şu anda yargılanıyorum. Bunlardan bir tanesi İstanbul Kongresi davası, bir tanesi kurultay davası. Mesela kurultay davasında şöyle bir şey yaşandı: Bizim kurultay delegesi olan mecli- arkadaşlarımız sonradan meclis üyesi seçilmişler, önemli bir bölümü de ön seçimle seçilmiş. Bizim kurultay delegelerimiz daha sonradan meclis üyesi seçildikleri için buradan Ankara’ya çağrıldılar. Vay efendim siz bir koltuk karşılığı mı, yani kurultay delegesiydiniz meclis üyesi olmak için mi kurultayda değişime oy verdiniz diye Ankara’ya ifadeye çağrıldılar. Kurultaya buna benzer iddialarla dava açıldı. 103 yıllık partinin genel merkezine plastik mermilerle, gaz bombalarıyla girildi. Benim İstanbul Kongresi’nde yargılandığım davada tek bir cümleyle yargılandım. O cümlenin de kuru- İstanbul Kongresi davasında gerçeği yansıtmadığını hakkımda o iddiayı ortaya kişen atan kişi itiraf etti ve il binamız 5.000 polisle basıldı, il binamıza 5.000 polis geldi, partiden ihraç edildik, partiye üyeliğimiz Cumhuriyet Yargıtay Başsavcılığı tarafından silindi gibi birtakım uygulamalar.

Şimdi sıra bize gelince: Vay efendim, kurultay delegesi meclis üyesi olma karşılığında kurultayda oy tercihini değiştirmiş diyerek davalar açılıp partimiz elimizden yargı eliyle alınıyorsa Bayrampaşa’da mesela meclis üyeleri bizim listelerimizden seçilmiş ve sonrasında belediye başkan yardımcılığı görevine getirilme sözüyle, koordinatör yapılma sözüyle rakip siyasi partiye oy vermişse bu meseleler neden araştırılmıyor?

Bizim yaptığımız suç duyurusuyla bu davanın birleştirilmesi talebini avukatlarımız ilettiler. Bu soruşturmanın ve bizim yaptığımız suç duyurusunun birleştirilmesi ve Üsküdar’da yaşanan her şeyin gün yüzüne çıkarılması hayatidir. Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur.”

Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 8 Eylül’de Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimlerinin ardından “Ayhan Aydın ağlayarak beni aradı. ‘Beni savcı tutuklamayla tehdit etti, benim oğlum ve eşim engelli, bunlara kim bakacak? Onlara bakacak kimse olmadığı için bunlara teslim oldum’ dedi” açıklamasını yapmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Çelik’in açıklamalarına ilişkin soruşturma başlatmıştı. Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Ayhan Aydın, soruşturma kapsamında ifade vermişti.

Aydın ifadesinde Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde Çelik’in ricasıyla kendisiyle çok sayıda telefon görüşmesi gerçekleştirildiğini ve bu görüşmelerde baskı kurulmaya çalışıldığını iddia etmişti.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.