Yazar Salman Rüşdi ABD’de verilen Ulusal Kitap Ödülleri kapsamında “Amerikan Edebiyatına Seçkin Katkı Madalyası” aldı. 18 Kasım’da New York’ta ödülünü Kiran Desai’nin elinden alacak olan Rüşdi “Belki de artık Amerikan edebiyatında öne çıkan biriyim” dedi.
Gece Yarısı Çocukları, Şeytan Ayetleri ve Bıçak gibi kitapların yazarı Salman Rüşdi Ulusal Kitap Vakfı’nın (National Book Foundation) yaşam boyu edebi başarı için verdiği Amerikan Edebiyatına Seçkin Katkı Madalyası’nın (Medal for Distinguished Contribution to American Letters) 2026 yılı sahibi oldu.
Rüşdi’ye madalya 18 Kasım’da New York’ta 77. Ulusal Kitap Ödülleri töreninde, uzun yıllardır arkadaşı olan Kiran Desai tarafından sunulacak. Rüşdi 1988’den bu yana verilen ödülün 39’uncu sahibi ve ABD dışında doğup bu madalyaya değer görülen dördüncü yazar olacak. Daha önce ödülü alan isimler arasında Toni Morrison, Ursula K. Le Guin, Isabel Allende, Art Spiegelman ve Barbara Kingsolver da bulunuyor.
Hindistan’ın Mumbai kentinde doğan, genç yaşta İngiltere’ye taşınan ve bugün New York’ta yaşayan Rüşdi yaklaşık on yıldır ABD vatandaşı.
Associated Press’e konuşan 79 yaşındaki yazar, ABD vatandaşlığının kendisinde daha güçlü bir aidiyet duygusu yarattığını, aldığı ödülün de benzer bir anlam taşıdığını söyledi.
Rüşdi, Raymond Carver’ın önemli bir Amerikan ödülü aldığında kendisini “edebiyat dünyasında öne çıkan biri” olarak tanımladığını hatırlatarak “Ben de belki artık Amerikan edebiyatında öne çıkan biriyim’ diye düşündüm” ifadelerini kullandı.
Kendisini göçmen yazarların Amerikan edebiyatındaki uzun geleneğinin bir parçası olarak gören Rüşdi “İngiltere’de göçmen bir yazardım, şimdi de Birleşik Devletleri’nde göçmen bir yazarım” dedi. Amerikan edebiyatının dünyanın farklı bölgelerinden gelen yazarların katkısıyla zenginleştiğini belirten Rüşdi “Amerikalı yazarlar her yerden geliyor” diye konuştu.
Rüşdi yaklaşık 50 yıla yayılan edebiyat hayatında 20’ye yakın kitap yayımladı. Uluslararası çapta tanınmasını sağlayan 1981 tarihli Gece Yarısı Çocukları, Hindistan’ın bağımsızlığını ve sömürgecilik sonrası dönemi büyülü gerçekçilikle ele aldı ve Booker Ödülü’nü kazandı. Eser daha sonra ödülün tarihinde verilen “Booker of Bookers” ve “Best of the Booker” gibi özel seçkilerde de öne çıktı. Ulusal Kitap Vakfı, Rüşdi’nin 15 romanın yanı sıra anı, deneme ve kurmaca dışı eserler kaleme aldığını belirtiyor.
Rüşdi’nin 1988’de yayımlanan Şeytan Ayetleri romanı ise dünya çapında büyük tartışmalara yol açtı. Kitaba yönelik protestoların ardından İran’ın dini lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni 1989’da Rüşdi’nin öldürülmesi fetvasını verdi. Yazar yıllarca yoğun güvenlik önlemleri altında ve gizlenerek yaşamak zorunda kaldı.
Rüşdi uzun yıllar sonra kamuya açık etkinliklere daha sık katılmaya başlamışken Ağustos 2022’de New York eyaletindeki Chautauqua Institution’da sahneye çıkmaya hazırlandığı sırada bıçaklı saldırıya uğradı.
Saldırıda ağır yaralanan Rüşdi bir gözündeki görme yetisini kaybetti. Saldırıyla ilgili deneyimini daha sonra 2024’te yayımlanan Knife: Meditations After an Attempted Murder (Bıçak) adlı anı kitabında anlattı. Kitap aynı yıl Ulusal Kitap Ödülü’nün kurmaca dışı kategorisinde finalist oldu.
Vakfın Rüşdi’ye ilişkin açıklamasında yazar “cesur ve yenilikçi bir edebiyatçı” ve ifade özgürlüğünün kararlı savunucularından biri olarak nitelendirildi. Kurum, Rüşdi’nin eserlerinde büyülü gerçekçilik, tarih ve siyasi eleştiriyi bir araya getirdiğine dikkat çekti.
Rüşdi ise edebi mirasını düşünürken merhum arkadaşı Martin Amis’i hatırlattı. Ardında en çok ne bırakmak istediği sorusuna kendi adını taşıyan kitaplarla dolu bir rafı işaret ederek yanıt verdi.
77. Ulusal Kitap Ödülleri’nde kurmaca, kurmaca dışı, şiir, çeviri edebiyatı ve gençlik edebiyatı kategorilerinin kazananları da 18 Kasım’da açıklanacak.