Gökçe daha 18 yaşındaydı…

6 Ekim 2026

Gökçe Alkan.

18 yaşındaydı.

Bu yaz liseden mezun olmuştu. Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Sağlık Hizmetleri Alanı. İş arıyordu. Hayatının daha en başındaydı.

Dün akşam saat 22.00 sularında, Bursa Karacabey’de, Güngörmez Mahallesi’ndeki ormanlık alanda, bi otomobilin içinde öldürüldü.

İddiaya göre, sevgilisi olduğu öne sürülen 24 yaşındaki Mustafa B., yanındaki bıçakla Gökçe’nin boğazını kesti.

Gökçe olay yerinde hayatını kaybetti.

Şüpheli jandarma tarafından gözaltına alındı. Soruşturma başlatıldı.

Bu ülkede kadınları korumak için yazılmış yasalar neden kağıt üzerinde kalıyor?

Failler neden hala “iyi hal”, “haksız tahrik” gibi indirimlerle umutlanabiliyor?

24 yaşında bir erkek, “sevgilim” dediği bir kızın canını almayı nasıl kendinde hak görebiliyor? Bunu ona kim öğretti? Hangi evde, hangi okulda, hangi ekranda?

Kadın cinayetlerini “münferit” diye geçiştirmeye daha ne kadar devam edeceğiz?

Ve en önemlisi: Bir sonraki Gökçe’yi kurtarmak için bugün ne yapıyoruz?

Gökçe sağlık alanında okumuştu. Belki bir gün birilerinin hayatını kurtaracaktı.

Kendi hayatını kurtaracak kimse yoktu.

Dua Lipa’nın sahiciliği

Belki denk gelmişsinizdir…

Dua Lipa, kuzeninin düğününde babasıyla dans ediyor…

Başlarında bardaklar… Etraflarında aileleri…

Alkışlar, gülüşmeler…

O kadar sahici, o kadar bizden ki…

Sanki bizim kuzenin düğünü!

Dünyanın en büyük yıldızlarından biri…

Ama o an, babasıyla dans eden, oynayan, ailesinin mutluluğuna katılan bi kız…

Bu halini görmek çok çok hoşuma gitti.

Dua Lipa’yı daha da çok sevdim.

Bi de öğrendim ki başındaki bardak Paşabahçe’ymiş!

Paşabahçe de, paylaşımın altına tatlı bi yorum bırakmışl. Bardaklarını böyle keyifli görmeye sevindiklerini söyleyip yeni evlileri kutlamışlar.

Ben böyle şeylere acayip seviniyorum.

Yurt dışında bi restoranda otururken bardağı çevirip altında Paşabahçe yazdığını görünce mesela…

“Aaa, bizimki!” diyorum.

O uzak masa. bi anda tanıdık geliyor. İçim ısınıyor.

Çocukluğumuzun sofralarında, aile kalabalıklarında, bayramlarda gördüğümüz bi markayla dünyanın başka bi yerinde karşılaşmak…

İnsana tuhaf bi yakınlık, sıcaklık ve gurur hissettiriyor.

Düşünsenize…

Bizim evdeki bardak, başka bi ülkede birinin sofrasında, aile kutlamasında…

Hatta Dua Lipa’nın başında!

Dünyaya mal olmak biraz da bu galiba.

İnsanların hayatına böyle karışabilmek…

En doğal, en neşeli haliyle.

HAMİŞ: Bu ara, Dua Lipa’nın sırtının güzelliği nedir yahu! Allah sevdiğine bağışlasın…

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.