İrlandalı yazar Sally Rooney, telif gelirlerini İngiltere'de "terör örgütü" olduğu gerekçesiyle yasaklanan Palestine Action'a aktarmayı vaat ettiği için artık kitapları İngiltere'de satılamayacak. Daha önce de 3,700 kişi sırf üstünde 'Palestine Action' yazan pankart tuttukları için hapse atılmıştı.
İrlandalı yazar Sally Rooney ve yayıncısı Çarşamba günü yaptıkları açıklamada Rooney’nin İngiltere hükümeti tarafından geçen yıl terör örgütü ilan edilerek yasaklanan Filistin yanlısı bir protesto grubuna verdiği destek nedeniyle romanlarının artık Birleşik Krallık’ta satılmayacağını duyurdu.
Yayınevi Faber yaptığı açıklamada “yürürlükteki mevzuat” nedeniyle Birleşik Krallık’tan Rooney’ye telif ücreti ödeyemeyeceklerini belirtti. Bu nedenle yayınevi yazarın eserlerini “Birleşik Krallık’ta hiçbir formatta” sunmama kararı aldı.
Rooney’ye telif ücreti ödenmesi yasaları ihlal edebilir; çünkü yazar kitap satışlarından elde edeceği gelirleri yasaklı grup Palestine Action’a (Filistin Eylemi) bağışlama sözü vermişti.
Rooney menajeri aracılığıyla yaptığı açıklamada yayıncının Birleşik Krallık satışlarını durdurma kararının “bir danışma ve değerlendirme sürecinin ardından ve kendisinin tam onayıyla” alındığını ifade etti.
Kitapların piyasadan çekilmesi kararı İngiliz okurların artık TV’ye uyarlanan ve son derece popüler olan “Normal People” (Normal İnsanlar) ve “Conversations with Friends” (Arkadaşlar Arasında Konuşmalar) gibi çok satan romanları satın alamayacağı anlamına geliyor. Sally Rooney, Türkçede de çok tanınan ve çok satan bir yazar. Kitapları Türkçe’de Can Yayınlarından çıkıyor.

Bu gelişme İşçi Partisi hükümetinin 2025 yılında Palestine Action’ı yasaklamak için terör mevzuatını kullanma yönündeki kararı üzerindeki tartışmaları büyük olasılıkla şiddetlendirecek. Grup bireylere yönelik şiddeti teşvik etmediğini belirtse de birkaç vandalizm eylemini üstlenmişti. Üyeleri bir İsrailli silah üreticisine bağlı tesislere defalarca zarar vermiş ve Haziran 2025’te İngiltere’nin en büyük hava üssü R.A.F. Brize Norton’a girerek iki uçağı sprey boyayla boyamıştı.
Palestine Action’ın yasaklanması İngiliz hükümetinin terör yetkilerini kişilere yönelik şiddet kullanımı veya tehdidi nedeniyle değil, “mülke verilen ciddi zarar” nedeniyle bir gruba karşı ilk kez kullanması anlamına geliyordu. Bu durum çok sayıda insan hakları grubu ve uluslararası kuruluştan tepki topladı.
Yasağın bir sonucu olarak eylemlerde “Soykırıma karşıyım, Palestine Action’ı destekliyorum” yazılı pankartlar taşıyarak veya tişörtler giyerek gruba destek verdikleri gerekçesiyle 3.000’den fazla kişi gözaltına alındı. Barışçıl protestocuların gözaltına alınması, ifade özgürlüğü ve protesto hakkı üzerine şiddetli bir tartışmayı tetikledi.
Bu durum Rooney ve yayıncısını da yasal yükümlülük altına soktu. Grubun geçen yıl yasaklanmasının ardından Rooney, kitap satışlarından elde edeceği geliri grubu desteklemek için kullanacağını söylemişti. Geçen yıl Irish Times’ta yayımlanan yazısında şöyle yazmıştı: “İşimin getirilerini ve genel olarak kamuoyundaki konumumu Palestine Action’ı desteklemeye devam etmek için kullanma niyetinde olduğumu açıkça belirtmek istiyorum.”
Terör Yasası kapsamında tanımlanan kuruluşlara herhangi bir destek vermek İngiltere’de suç teşkil ediyor. Dolayısıyla, yazarın açık niyetleri göz önüne alındığında telif ücreti ödemek yayıncısını kovuşturmayla karşı karşıya bırakabilir.
Menajeri aracılığıyla yaptığı açıklamada Rooney, Birleşik Krallık’ta eserlerini yayımlamanın “artık ciddi bir suç teşkil edebilecek olmasına” rağmen, “burada, İrlanda Cumhuriyeti’nde yasaklanmış veya engellenmiş bir grup olmayan” Palestine Action’ı destekleme niyetini yineledi. Rooney, “İnançları ve niyetleri konusunda kamuoyuna dürüst olmak için her türlü çabayı gösterdiğini” ve “sonuçları kabul etmeye tamamen hazır olduğunu” söyledi.
Yayıncı ise açıklamasında “Bir yazarın eserini satıp kazancını ona aktaramamak bir yayıncı için kabul edilemez bir durum” ifadelerine yer verdi. Açıklama şöyle devam etti: “Onun olağanüstü eserlerinin gururlu yayıncısı olmaya devam ediyoruz ve bu eserleri diğer bölgelerde satmayı sürdüreceğiz.”
Palestine Action’a yönelik yasağı getiren İngiltere İçişleri Bakanlığı, yasağın “Parlamento tarafından onaylanan, titiz ve kanıta dayalı bir karar alma sürecini takip ettiğini” bildirdi. Açıklamada “Palestine Action’ın yasaklanması, temel bir demokratik hak olmaya devam eden Filistin davasını destekleyen yasal protestoları etkilemez” dendi.
Palestine Action’ın kurucu ortaklarından Huda Ammori, Rooney’nin kitaplarının İngiltere’deki satışının zorunlu olarak durdurulmasını “Palestine Action’ın yasaklanmasının neden olduğu, ifade özgürlüğüne yönelik tırmanan saldırıda yeni bir dip noktası” olarak nitelendirdi.
Ammori şunları ekledi: “Dünyaca ünlü bir yazarın tutuklanmaktan korkması ve kitaplarını kitapçılarımızdan çekmek zorunda kalması, sadece yedi kelimelik pankartlar tuttukları için 3.700’den fazla kişinin gözaltına alınmasında kullanılan bu otoriter yasanın ürkütücü sonuçlarını gözler önüne seriyor.”
Palestine Action’ın terör örgütü olarak yasaklanması kararına karşı bir dizi yasal itirazda bulunuldu. İngiltere Yüksek Mahkemesi (High Court) başlangıçta yasağı orantısız bularak ve ifade özgürlüğü haklarını ihlal ettiğini belirterek hukuka aykırı bulmuştu. Ancak Temyiz Mahkemesi hâkimleri Haziran ayında bu kararı bozdu. Ammori bu karara itiraz etti ve nihai karar artık davayı önümüzdeki ay görüşmesi beklenen ülkenin Yüksek Mahkemesi’ne (Supreme Court) ait.