Bodrum’un plaj, lokanta ve otel kültürünü bir başka seviyeye taşıyan öncü bir kadı, Ayla Emiroğlu 9 Ekimde aramızdan ayrıldı. Arkasından pek çok şey yazıldı, herkes onu anlattı. Bu kez de yeğeni Ali Günertem teyzesini kaleme aldı.
Nasıl Fransa’da Nice şehrinden St. Tropez’ye kadar ‘Fransız Riviera’sı 2. Dünya Savaşının ertesinden itibaren önce dev sanatçıların, sonra da toplumun her kesiminden insanların bir çeşit sığınağı olduysa, Türkiye’de de Bodrum yarımadası, 1960’ların sonlarından itibaren benzer bir işlev gördü.
Önce ‘Mavi Yolculuk’un kurucusu sanatçılar, düşünürler geldi buraya, ardından gençler, ardından başka öncü insanlar ve derken toplumun tüm kesimleri.
Bodrum, özellikle yaz aylarında sıkıştırılmış bir Türkiye özeti gibi oluyorsa, bu yarım adayı 60 yıldan beri bir çekim merkezi haline getirenler sayesinde oluyor.
İşte o insanlardan biri, Ayla Emiroğlu, Ekim ayının başında aramızdan ayrıldı. Ayla Emiroğlu, Bodrum’a tek başına bir genç kadın olarak gelmiş, burada tek başına ayakta kalmış, Bodrum’a pek çoğu ‘Maça Kızı’ adını taşıyan çok güzel mekanlar kazandırmış bir isimdi. ‘Maça Kızı’ onun lakabıydı.
Rivayet odur ki, mesela Gölköy pazarında salı sabahları alışverişe gittiğinde insanlar kenara çekilir ona yol verirdi; çünkü sert bir karakterdi ve onu hiç tanımayanlar ondan çekinirdi.
Evet, işinde gerçekten çok sert bir karakterdi Ayla Emiroğlu ama sadece işinde.
Onu ölümünün ardından pek çok kişi yazılarıyla andı, uzunca bir süreden beri MaçaKızı otelde bayrağı devralmış olan oğlu Sahir Erozan daha geçen yıl annesini anlatan müthiş bir kitabın yayınlanmasına öncülük etti.
Bugün de, ‘Maça Kızı Ayla’nın yeğeni Ali Günertem, teyzesini anlatıyor.
İşte o yazı:
***
‘Maça Kızı Ayla’ benin teyzemdi.
Teyzem 9 Ekim 2026’da aramızdan ayrıldı. Hakkında harika yazılar yazıldı. Ben de kendisini anmak için bu satırları yazdım.
Teyzem çok güçlü bir kadındı, hiçbir şeyden korkmaz her şeyi kendi bildiği gibi yapardı. İki evlilik ve ‘normal’ bir hayattan sonra 1977 de Maça Kızını Bodrum içinde açtı. Erkeklerin o günlerde hâkim olduğu iş dünyasında nadide bir çiçek gibiydi. Bodrum’daki kültürel hayata hemen imzasını attı. Örneğin, 1981 yazında Hisseli Harikalar Kumpanyası Bodrum Kale’de sahne alıyor, ekip teyzemin otelinde kalıyordu.

Gölköy’de açılan Maça Kızı plajı, 90’lı yıllar Bodrum’unun en unutulmaz mekanlarından biriydi. Çok kişi onu taklit etmek istedi ama aynı havayı kimse yakalayamadı, fark Maça Kızı Ayla’dan geliyordu çünkü.
Gel zaman git zaman Bodrum merkezden sonra Gümbet, sonra Torba, sonra Gölköy ve en son bugünkü yeri Türkbükü. Maça Kızına gelmeyen yoktu, iş dünyasının önemli isimleri ve aileleri, yazarlar, şairler, ressamlar, müzisyenler herkes oradaydı, buna uluslararası ünlüler de dahildi. Niye bu insanlar Maça Kızına geliyordu, çünkü teyzemin yarattığı ortam o günlerde kimsenin alışık olmadığı bir düzendi.
Sabahları erkek personeli sıraya dizer el tırnakları uzunluğuna ve temizliğine bakardı. Uzun veya temiz olmayanı geri gönderirdi. Uzun saç sakala izin vermezdi, serviste çalışan ve müşteri ile direk teması olan genç hanımlar saçlarını topuz yaparlardı. Servis sırasında temizlik en önemli unsurdu, çalışan herkes kendisini temsil ediyordu.
Otel harika bir bahçe içindeydi, her sabah otelin en yukarıdaki odasından çıkar elinde makas bahçıvanlar arkasında aşağı inerdi. Gördüğü her kötü dalı veya bitkiyi keser bahçıvanlara doğayı bozmadan bahçeyi nasıl güzel tutacaklarını öğretirdi.
Öğle yemeğindeki salataları, börekleri ve çeşitli yemekleri annem Güler ve ablam Tiraje ile beraber kendisi hazırlardı. Bugün hala Maça Kızı öğlen yemeğindeki bir sürü büfe yemekleri bu eski menü karakterini taşır. Hatta börekler ve salatalar aynı diyebilirim.

Teyze-Yeğen hatırası. Bir Bodrum akşamında Ayla Emiroğlu ve yeğeni Ali Günertem.
Teyzem is yerinde sert bir karakterdi, başka türlü bu sektörde bir farklılık yaratmak mümkün değildi. Çocukları çok severdi ama işyerini çocuklara uygun yapmadı. Bu bir tercihti. Müşteri şımarıklığına hayatta taviz vermez onun kurallarına uymayan veya alışık olmayan müşteri Maça Kızında rahat edemezdi, zaten çoğu korkudan gelmezdi. Hiç kimseden korkmadı, zengin iş adamı, politikacı, ünlü sanatçı, film artisti, şarkıcı, model hepsi öğlen yemekte ellerinde tabaklar sıralarının gelmesini beklerdi. Kuralları vardı, taviz vermezdi.

Ali Günertem
Teyzeme ait bir sürü efsane hikâye vardır, insanlar bunları kulaktan kulağa duyar, Maça Kızına geleceklerse kendilerine çeki düzen verirlerdi.
Güzellik teyzemin işiydi, sarı renk giymeyi çok severdi. Güzeli ve nadideyi müşterilere gösterdi, onları eğitti. Müşteri Maça Kızına gelince nasıl davranacağını öğrendi. Turizm sektörü için bu bir ilkti. Bir ekol yarattı, benzeri yoktu, bugün de kuzenim Sahir Erozan sayesinde hala benzeri yok. Maça Kızı bir yaşam tarzı oldu.
Maça Kızı Ayla bizleri de tatlı sert üslubu ile bir şekilde yola sokmuştu. Benim de bugün hayatımda geldiğim yerin yolunu açan teyzemdir. 2027 Maça Kızının 50 yılını, teyzemin hayatını kutlayacağız.