Nörolojik rahatsızlıklar arasında en yaygın görülen Parkinson hastalığının tedavisinde çığır açacak yeni bir moleküler mekanizma keşfedildi.
Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve beyindeki dopamin üreten nöronların kademeli olarak kaybıyla seyreden Parkinson hastalığına karşı tıp dünyasından umut verici bir haber geldi. Çin’deki Nanjing Tıp Üniversitesi araştırmacıları beyindeki kolesterol dengesini sağlayan ve “ABCA1” adı verilen taşıyıcı proteinin hastalığın ilerlemesindeki temel faillerden olduğunu tespit etti. Nature Neuroscience’ta detayları paylaşılan çalışma bu proteinin baskılanması halinde sinir hücresi kayıplarının ve motor fonksiyon bozukluklarının engellenebildiğini kanıtladı.
Geçmiş araştırmalar Parkinson hastalarının beyin dokularında anormal kolesterol birikimleri olduğunu gösterse de kolesterol üretimini düşürmeyi amaçlayan ilaç denemeleri klinik düzeyde başarı sağlayamamıştı. Nanjing Tıp Üniversitesi uzmanları sorunun doğrudan kolesterol üretiminden değil hücresel düzeydeki taşıma mekanizmasından kaynaklandığını belirledi.
Vefat eden Parkinson hastalarının beyin dokuları ve laboratuvar modelleri üstündeki analizler destek hücreleri olan astrositlerdeki ABCA1 proteininin aşırı miktarda kolesterol salgıladığını gösterdi. Nöronların içine giren bu fazladan kolesterol hücrenin atık temizleme merkezi olan lizozomlarda birikerek hücresel geri dönüşüm ağını felç ediyor. Bu tıkanıklık neticesinde Parkinson’un karakteristik işareti olan ve sinir hücrelerini zehirleyen “alfa-sinüklein” protein kümeleri kontrolden çıkarak çoğalıyor.
Araştırma ekibi hastalığın yıkıcı etkisini durdurabilmek için özel olarak tasarlanmış virüsler (AAV) aracılığıyla Abca1 genini susturmayı başardı. Deney modellerinde genin işlevsiz hale getirilmesiyle birlikte nöron kayıplarının belirgin şekilde azaldığı ve hareket bozukluklarının düzeldiği gözlendi.
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri de halihazırda bilinen moleküllerin taranması sırasında ortaya çıktı. Araştırmacılar magnezyum sitrat bileşiğinin ABCA1 proteinini etkili şekilde baskıladığını (inhibitör) keşfetti. Uygulanan magnezyum sitrat tedavisi sayesinde dopamin üreten nöronların ölümü engellendi.
Elde edilen veriler Parkinson tedavisinde semptomları bastırmanın ötesine geçerek hastalığın seyrini doğrudan değiştirebilecek (disease-modifying) yepyeni bir strateji sunuyor. Magnezyum sitratın ve ABCA1 baskılayıcı ilaçların koruyucu etkisi henüz insan klinik deneylerinde doğrulanmamış olsa da, hayvan modellerinde elde edilen somut başarılar yakın gelecekteki insan deneyleri için güçlü bir zemin hazırlıyor.
Uzmanlar beyindeki kolesterol taşıma hattını hedef alan bu yeni yaklaşımın Parkinson’un yanı sıra benzer mekanizmalarla ilerleyen diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde de çığır açabileceği görüşünde.