Fon soygunu ortaya çıkalı 47 gün oldu, Adalet Bakanı ‘Örgütlü çete’yi yeni fark etti

İktidar, "Fon soygununun üzerime gitmekte yavaş davranılıyor" eleştirilerine alındı, Adalet Bakanı Akın Gürlek çıkıp "Soruşturmada kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir" dedi. Gürlek, meselenin basit bir borsa manipülasyonu olmadığını söyledi.

Ekonomi 3 Kasım 2026

Fon soygunu, aslında 13 Eylülden başlayarak Pusula Holding’e ait bazı fonların temerrüde düşmeye başlamasıyla gizlenemez derecede ortaya çıktı. Ama Sermaye Piyasası Kurulu bu batışlara ancak 16 Eylül günü tepki verdi, 17 Eylül günü öğlen saatlerinden itibaren 131 fonu tasfiyeye aldığını duyurdu.

Eğer 17 Eylül günüyse fon soygunun tamamen ortaya çıktığı gün, 3 Kasım itibarıyla o günün üzerinden 47 gün geçmiş oluyor. Bu süre boyunca SPK ağır hareket ederek de olsa bazı hisse senetlerindeki manipülasyonlara ilişkin suç duyuruları yaptı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise bugüne kadar 112 kişiyi tutukladı, 186 kişi hakkında da adli kontrol uygulanıyor.

Ancak bütün bu soruşturmalarda genel izlenim, iktidarın fon soygununu araştırmayı ağırdan aldığı, SPK’nin hala pek çok hissedeki manipülasyonlarla ilgili hiçbir şey yapmadığı, Sul duyurusu yapılan hisselerde de manipülasyonla suçlananların sınırlı kaldığı yönünde.

Kamuoyundaki bu eleştiriler artınca Adalet Bakanı Akın Gürlek ani bir basın toplantısı yapıp soruşturmayla ilgili bilgi verme ihtiyacı hissetti. Gürlek’in bu toplantıda tonu farklıydı, ilk kez “Örgütlü bir çete”den söz etti, işin içine medyayı da katarak ortada kapsamlı bir suç yapısı bulunduğunu öne sürdü. Ama bakana göre üst düzey denetim mekanizmalarına bu “çete” sızmış, “Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir işbirliği” saptanmış. Bakan “Borsa bürokrasisi” diyor ama SPK’dan hiç söz etmiyor, olası siyasi etkiden, siyasetçilerin bu soygundaki olası rolünden de söz etmiyor, hele SPK’nın kurul üyelerine hiç dokunmuyor.

Tam metin

Gürlek’in açıklamasının tam metni şöyle:

İlk andan itibaren şeffaf bir şekilde gündeme aldığımız bu süreçte ilgili tüm veriler toplanıyor, gerekli işlemler yapılıyor. Milletimizin de çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi bu adli ve hukuki soruşturmanın hiçbir karanlık noktası kalmayacaktır. Konu milletimiz olunca bizim için akan sular durur.

Biz millete yanlış yapana, milletin mal uzatana malına el uzatana saygı çıkmayacağız. Fon soruşturmalarının gündeme geldiği ilk andan itibaren devletin bütün kurumları teyakkuza geçmiştir. Adli ve mali eylem planları hazırlanmış ve uygulamaya konmuştur.

Geldiğimiz noktada da aziz milletimize şunu açıklıkla ifade ederim ki soruşturmada kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir. Soruşturma her ne kadar piyasa aktörleri üzerinden başlamış olsa da geldiği noktada üst düzey finans bürokrasisinin de kapsayan bir suç yapılanmasına şahit oluyoruz. Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibariyle oldukça belirgin bir hale gelmiş ve sorumlular hukuk önünde, yeni bir hukuk önüne bir bir çıkarılmaya başlanmıştır. Verilen ifadeler yeni şüpheleri ortaya çıkarıyor. Soruşturma derinleştirilerek devam ediyor.

Bürokrasi, manipülatör, medya üçgeni

Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunuyla sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir işbirliğinin delillerine ulaştık.

Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir işbirliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir. Bu şebekenin amacı bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamak ve piyasayı ele geçirmektir. Bu şekilde kartelleşerek ekonomimize zarar vermişlerdir.

Bu örgütsel yapı içerisinde söz konusu eylemlere katılarak servet elde edenlerin tümü hakkında yasal işlem başlatılmıştır. Yürütülen soruşturmalar yalnızca finansal piyasalardaki usulsüzlüklerle sınırlı değildir. Finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine kadar uzandığı tespit edilen organize bir yapının bütün bağlantıları araştırılmaktadır.

Süreç elde edilen deliller doğrultusunda titizlikle yürütülmektedir. Milletimiz her fırsatta açık ve şeffaf bir şekilde bilgilendirilecektir. Bu süreçte geldiğimiz nokta itibarıyla fon piyasamızda suç yapılanmasına irtikap etmiş en üst düzeyden en alt düzeye kadar bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler, siyasi profiller hakkında yasal işlemler yapılmış ve yapılmaktadır. İlgili kurumlarımız denetimlerini titizlikle sürdürüyor.

‘Bu soruşturma bizim için faili meçhul bir mesele değil’

Cumhuriyet başsavcılıklarımız da adli soruşturmaları bağımsız bir biçimde yürütüyor. Soruşturmanın geldiği noktada 433 şüpheli şahıs bulunmaktadır. 112 kişi tutuklu olup, 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. 38 şahıs firaridir ve hakkında yakalama kararı çıkartılmıştır. 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişi hakkında mal varlıklarına ve banka hesaplarına blokaj tedbir işlevi uygulanmıştır. Cumhurbaşkanı yardımcımız sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu’nun toplantısı 8’inci defa yapılmış olup, kurul meselenin ekonomik ve idari boyutunu takip etmektedir.

Bizim için bu sürecin en önemli boyutlarından biri vatandaşlarımızın birikimlerinin yeniden kavuşmasıdır. Bu doğrultuda soruşturmalarla birlikte fonların tasfiyesine ve vatandaşlarımıza yapılacak ödemelere ilişkin çalışmalar da sürdürülmektedir. Yaklaşık 30 milyar Türk Lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi Tasarruf ve Mevduat Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edilmiştir. Bu suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paralar mutlaka milli ekonomimize kazandırılacaktır.

Tasfiye işlemleri hızla sürmektedir. Süreci tamamlanan fonlarda vatandaşlarımıza ödemeler yapılmış olup, diğer fonlarda da işlemler ilerledikçe ödemeler devam etmektedir.

Suç işlediği kesinleşen kişi hesabını verecek, hakkında hüküm bulunmayan insanın masumiyet karinesi de gözetilecektir. Hukuk devletinin ölçüsü budur.

Eleştiriye elbette kulak veririz. Vatandaşımızın sorusundan rahatsız olmayız. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi soran, sorgulayan, ‘Yanlışa yanlış’ diyen vatandaşlarımızın sözünü önemseriz. Bir kısım muhalefetin bu adli vakayı politik çıkarlara çevirmek için şark kurnazlığıyla ele alması da ayrı bir garabet yansımasıdır. Yakın coğrafyamızda huzur ve güvenin adası olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terörsüz Türkiye yolunda açtığı çağın ve bölgesel savunma gücünün etkinliğinden rahatsız olan yapıların, onların aparatlarının kara propagandalarının farkındayız.

Aziz milletim şundan emin olsun ki Türkiye Cumhuriyeti, adalet ve konut olarak cumhurbaşkanımızın liderliğinde suç ve suçluyla mücadele kararlılığımı, fon soruşturulması konusunda da sonuna kadar hesap sorma ciddiyetimi hiçbir güç, hiçbir manipülasyon ve hiçbir muhalif yapının karalama politikaları karşısında test ettirmeyeceğim.

Her zaman ifade ettiğim gibi ucu nereye kadar giderse gitsin biz bunun peşini bırakmayacağız.

Aziz milletimiz müsterih olsun. Bu soruşturma bizim için faili meçhul bir mesele değildir. Suça konu eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı şüpheliler somut delillerle ortaya konulmaktadır. Sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesini sağlayacağız. Vatandaşlarımız bizi takip etsin ve gelişmeleri an be an devletin kurumlarından almaya devam etsin.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.