İklim sisteminin en önemli parçalarından Atlantik Meridyenel Devrilme Dolaşımı'nın (AMOC) çökme ihtimalinin düşünülenden çok daha yüksek olduğu, bunun Avrupa, Afrika ve Amerika kıtalarında çok vahim sonuçları olacağı ortaya çıktı.
Bilim insanları Avrupa’nın kuzeybatısının ısınmasını sağlayan Körfez Akıntısı’nın temelini oluşturan AMOC okyanus akıntı sisteminin giderek zayıfladığı düşünüyordu. 2024’te sistemin çökmesinin Kuzey Atlantik bölgesinin iklimi üzerinde çok ciddi etkilerinin olacağı öngörüsü yapılmıştı.
Yeni bir araştırmaya göre çökme ihtimali düşünülenden çok daha yüksek çıktı. En karamsar senaryoları öngören iklim modellerinin gerçek gözlem verileriyle en çok uyuşan modeller olduğu saptandı.
AMOC nedir?
AMOC olarak adlandırılan okyanus akıntısı, Atlantik Okyanusu’ndaki suyu kuzeyden güneye büyük bir döngüyle dolaştırarak tekrar Atlantik’e getiriyor.
Döngü yüzeye yakın ılık suyun kutuplara taşınmasıyla başlıyor; kutupta okyanus suyu soğuyarak donuyor. Düşük sıcaklık ve tuz miktarının fazla olması suyun yoğunluğunu artırıyor. Yoğunluğu artan su okyanus tabanına doğru hareket eder ve yavaş yavaş güneye doğru taşınıyor.
Güney bölgelerde ısınan su yeniden yüzeye doğru yükseliyor ve böylece döngü tamamlanıyor. Bu döngüde suyun hareket etmesini sağlayan ana etmen, Kuzey Atlantik Okyanusu’yla sıcak tropikal bölgeler arasındaki sıcaklık ve yoğunluk farkı.
Atlantik akıntısının çökmesi durumunda dünyada görülmesi beklenen felaketler şöyle:
Avrupa’da dondurucu soğuklar: Batı Avrupa ekstrem kış şartlarına ve yaz kuraklıklarına teslim olacak.
Tarım alanları kayacak: Milyonlarca insanın gıda kaynağı olan tropikal yağış kuşakları yer değiştirecek. Bu da Afrika ve Amerika kıtalarında büyük açlık risklerine neden olacak.
Deniz seviyesinde ani yükseliş: Atlantik çevresindeki deniz seviyeleri, halihazırdaki yükselişe ek olarak 50 ila 100 santim daha artacak.
Şimdiye kadarki farklı bilgisayar modelleri 2100’e kadar sistemde ya hiç yavaşlama olmayacağını ya da yüzde 65’e varan bir yavaşlama olmasını öngörüyordu. Yeni araştırma belirsizliği ortadan kaldırdı.
Analiz 2100’e kadar yüzde 42 ila 58 bir yavaşlama olacağını ve bu seviyenin kaçınılmaz bir çöküşle sonuçlanacağını gösteriyor.
Uzmanlar uyarıyor
Kuzeyde hava sıcaklıklarının hızla artması, suların soğumasını ve yoğunlaşarak dibe çökmesini engelliyor. Bu da tuzluluk oranının azalmasıyla birlikte sistemi durma noktasına getiren bir döngü oluşturuyor.
Grönland’daki buz tabakasının erimesinden kaynaklanan tatlı suyun da sisteme dahil olmasıyla, gerçek durumun mevcut modellerden bile daha kötü olabileceği vurgulanıyor.
Bilim insanları dünya tarihinde son 100 bin yılda görülen en dramatik iklim değişikliklerinin her zaman AMOC’un durum değiştirmesiyle olduğunu vurguladı. Uzmanlar bu çöküşün ne pahasına olursa olsun engellenmesi gerektiğini belirtiyor.