Yaz aylarında sıcaklığın +45 dereceyi bulduğu İspanya’da, tek kuruş elektrik harcamadan ev içi sıcaklığı düşüren ve günün sadece belirli saatlerinde uygulanan geleneksel bir yöntem kullanılıyor.
Dünya ve ülke genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması ve bazı bölgelerde aşırı sıcakların baş göstermesiyle birlikte, konutlarda klima kullanmadan serinlik sağlamanın yöntemleri gündeme geldi. İklimlendirme cihazlarının yüksek elektrik tüketimi ve her hanede bulunmaması, alternatif soğutma yöntemlerine olan ilgiyi artırdı.
Yaz aylarında hava sıcaklığının +45 dereceye kadar ulaştığı İspanya’da uygulanan geleneksel yöntemler, yüksek enerji maliyetleri ve cihaz eksikliği yaşayan diğer ülkeler için de bir model oluşturuyor.
İspanyollar gün içinde klima veya vantilatör çalıştırmadan ev içi serinliği korumak amacıyla “tam karartma” adı verilen yönteme başvuruyor: Sabah uyanır uyanmaz evlerin dış panjurları kapatılıyor ve güneş ışığının odalara girmesi gün boyunca engelleniyor.
Dış panjur sistemi olmayan apartman dairelerinde de pencerelerdeki kalın kumaş perdeler, storlar indiriliyor. Sistemin etkin çalışabilmesi için izlenmesi gereken adımlar şu şekilde sıralanıyor:
Sabahın erken saatlerinden itibaren perdeler ve jaluziler tamamen kapalı tutularak güneşin ısı etkisi dışarıda bırakılıyor.
Gece saatlerinden sabah 08:00’e kadar olan sürede ise perdeler açılarak dışarıdaki taze ve serin havanın içeri girmesi sağlanıyor.
Çok sıcak iklim koşullarında uzun yıllara dayanan deneyimlerden doğan bu uygulamalar bölge halkının günlük yaşam rutinlerini de şekillendiriyor. İspanya kültüründe yer alan ve dünya genelinde bilinen “siesta” yani öğle arası uygulamasının temelinde de bu iklimsel zorunlulukların yattığı kaydedildi.
Güneş ışınlarının ve sıcaklığın zirveye ulaştığı saatlerde güneş çarpması gibi sağlık risklerinden korunmak için herkes sokaklardan ve açık alanlardan çekiliyor. Dışarıdaki faaliyetler ve iş süreçleri ancak akşam saatlerinde güneşin etkisini kaybetmesiyle birlikte yeniden başlatılıyor.