DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

NATO zirvesi öncesi Türkiye övgüleri

Avrupa başkentlerinde NATO zirvesi öncesi tansiyon yükselirken, Foreign Policy ve Alman basını Türkiye’nin kilit rolüne dikkat çekti. Analizlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Trump’la ilişkisi hem de Türkiye'nin savunma sanayisi gücü nedeniyle “krizleri dengeleyen aktör” haline geldiği vurgulandı.

Dünya 1 Temmuz 2026

Avrupa başkentlerinde NATO zirvesi öncesi ünlü Amerikan dergisi Foreign Policy ve Alman basını Türkiye’nin kilit rolüne dikkat çekti. Analizlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Trump’la ilişkisi hem de Türkiye’nin savunma sanayisi gücü nedeniyle “krizleri dengeleyen aktör” haline geldiği vurgulandı.

ABD merkezli Foreign Policy’de yayımlanan analizde, Avrupa başkentlerinin öncesi “belirsizlik ve endişe” içinde olduğu ifade edildi. St. Antony’s College Avrupa Çalışmaları Merkezi Direktörü Dimitar Bechev imzalı değerlendirmede, transatlantik ittifakın giderek sert bir çıkar ortaklığına dönüştüğü belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Trump gibi ‘düzen bozucu’ imajından keyif alan bir liderle birlikteyken sıkıcı bir an neredeyse hiç yaşanmaz. Oysa Avrupalıların müttefik olarak umduğu ve adeta dua ettiği şey, tam da kazasız belasız, sakin ve sıkıcı bir NATO zirvesidir. Şimdi ise kıta liderleri bunu sağlamak için Erdoğan’a bağımlı kalmak gibi garip bir durumda olabilirler.”

Analizde, Avrupa ülkelerinin Erdoğan’ın Trump ile kurduğu güçlü kişisel ilişki sayesinde Washington kaynaklı olası krizleri dengeleyebileceğine inandığı aktarıldı.

Foreign Policy, Erdoğan’ın zirveyi Türkiye’nin Avrupa güvenliğindeki kritik rolünü göstermek ve ABD’den F-110 jet motoru satışı gibi önemli kazanımlar elde etmek için “stratejik bir platforma” dönüştürebileceğini yazdı.

FAZ: Savunma sanayii Avrupa’nın merkezine yerleşiyor

Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), Türkiye’nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişini mercek altına aldı.

Haberde, Türk savunma şirketlerinin üretim kapasitesi, teknoloji seviyesi ve maliyet avantajı sayesinde Avrupa’nın savunma planlamasında giderek daha kritik rol üstlendiği vurgulandı.

Analizde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi yalnızca silah ihraç eden bir ülke olmaktan çıkarıp NATO savunma sanayi zincirinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmeyi hedeflediği belirtildi.

FAZ ayrıca, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin ziyaretinde Türk savunma sanayisindeki gelişmelere övgüde bulunduğunu hatırlattı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek NATO zirvesiyle eş zamanlı savunma sanayi forumunun, Ankara’nın teknolojik kapasitesini uluslararası vitrine taşıyacağı ifade edildi.

FAZ’ın bir diğer analizinde, “Alman Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr) yakında silahlarını Türkiye’den mi satın alacak?” sorusu öne çıkarıldı.

NATO Genel Sekreteri Rutte’nin ASELSAN ziyaretinde Türk savunma sanayisindeki “devrimi” övdüğü hatırlatılırken, Türkiye’nin Avrupa için stratejik bir güvenlik ortağına dönüştüğü kaydedildi.

Uluslararası Güvenlik Enstitüsü Direktörü Nico Lange ise Türk savunma şirketlerinin Avrupa’da daha fazla tedarikçi rol üstlenebileceğini belirterek şunları söyledi:

“Mesele sadece hazır Türk ürünlerini almak değil; Türk şirketlerinin Avrupa’daki büyük savunma sanayi projelerine ana tedarikçi olmasıdır. Türkiye’de yüksek kalitede ve yüksek adetlerde üretim yapan devasa savunma şirketleri var.”

Alman basınına konuşan uzmanlar, Avrupa’nın ciddi bir üretim ve insan kaynağı krizi yaşadığını vurguladı.

Bir uzman değerlendirmesinde şu ifadeler dikkat çekti:

“Tüm Avrupa aynı yapısal sorunu yaşıyor: Genç nesil savunma sanayisi için çalışmak istemiyor. Türkiye’de ise en yetenekli mühendisler savunma sanayisini kariyer olarak seçiyor.”

Türkiye’nin özellikle İHA, SİHA, elektronik sistemler ve savunma teknolojilerinde Avrupa’ya önemli avantaj sunduğu ifade edildi.

Haberde Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğu ve savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltarak önemli bir üretim gücü haline geldiği hatırlatıldı.

Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bazı Avrupa savunma projelerine Türkiye’nin katılımına mesafeli durduğu belirtilirken, Ankara’nın Avrupa savunma mimarisinde daha güçlü rol talep ettiği aktarıldı.

Ayrıca Türkiye’nin Karadeniz’deki stratejik konumu, Montrö Sözleşmesi kapsamındaki yetkileri ve enerji güvenliğindeki rolünün Batı açısından önemini artırdığı vurgulandı.

Analizlerde, NATO zirvesinin en kritik başlığının Türkiye ile ABD arasındaki denge olacağı yorumuna yer verildi.

Erdoğan’ın hem Trump ile ilişkileri hem de Avrupa güvenliğindeki rolü sayesinde zirvede belirleyici aktörlerden biri olacağı ifade edildi.

Uzmanlara göre, bu senaryoda kilit rol yine Ankara’ya düşerken Avrupa için temel beklenti ise net: “Krizin değil, sessiz ve kontrollü bir NATO zirvesinin gerçekleşmesi.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.