İstanbul’un kalabalığından uzaklaşarak Foça’da yaşamaya başlayan Engin Günaydın sakin kasaba hayatını anlattı. Pazar alışverişinden kahvede çay içmeye kadar Foça’daki günlük yaşamı anlatırken “Kalp ritmimle ruh ritmimle çok eş değer Foça” dedi.
Oyuncu ve senarist Engin Günaydın İstanbul’un kargaşasından uzaklaşıp Foça’da kendisine daha sakin bir hayat kurdu. Kasaba yaşamının kendisine çocukluğunu hatırlattığını söyleyen Günaydın burada geçirdiği zamanın zihnini rahatlattığını ve üretimini de etkilediğini anlattı.
Foça’da yaşamaktan duyduğu memnuniyeti anlatan Engin Günaydın sakinliğin kendisine iyi geldiğini söyledi.
Günaydın “Sakinliği ve durgunluğu seviyorum. Çeşme, Bodrum bana çok karışık geliyor. Başım dönüyor” diyerek kalabalık tatil merkezleri yerine Foça’nın dinginliğini tercih ettiğini belirtti.
Kasaba hayatının kendisine çocukluğunu hatırlattığını ifade eden oyuncu burada daha çok düşündüğünü ve iç dünyasına yaklaştığını dile getirdi.
Deniz Uras’ın programına konuk olan ve Foça’nın üretim sürecini de etkilediğini söyleyen Günaydın çalışmalarını burada da sürdürdüğünü anlattı.
Ünlü oyuncu “Bütün her şeyimi orada yazdım, senaryomu falan Foça’da yazdım” diyerek kasabanın yaratıcılığına katkı sağladığını belirtti.
Günaydın, Foça’yı kendi dünyasıyla özdeşleştirerek “Kalp ritmimle ruh ritmimle çok eş değer Foça” sözleriyle bölgeyle kurduğu bağı anlattı.
Foça’daki günlük hayatından da bahseden Günaydın’ın en sevdiği rutinlerden biri pazar alışverişi.
Pazarı gezmeyi çok sevdiğini söyleyen oyuncu özellikle biber seçmeye ayrı önem verdiğini anlattı. Günaydın sabah erkenden pazara giderek en iyi ürünleri seçtiğini belirterek “İnce sivri biber ayıklaması. Kıl biber. Çok severim” dedi.
Kasabanın gündelik hayatına karışmaktan keyif aldığını söyleyen Günaydın bakkalından manavına kadar çevresindeki insanları tanımanın kendisine güven verdiğini de daha önce dile getirmişti.
Engin Günaydın daha önce Erkan Can ve Güven Kıraç’ın “Karavanda” programında da Foça’daki yaşamından söz etmişti.
Kasaba hayatının kendisine verdiği güven duygusunu anlatan oyuncu Foça’da motoruyla veya yürüyerek dolaşmayı sevdiğini, insanların birbirini tanımasının hoşuna gittiğini ifade etmişti.
Günaydın, Foça için “Kendimi güvende hissediyorum” derken kasabada kapısını penceresini kilitleme konusunda İstanbul’daki kadar kaygı yaşamadığını da anlatmıştı.
Pandemi sonrasında İstanbul’a bakışının da değiştiğini söyleyen Günaydın büyükşehir hayatından uzaklaşma kararının nedenlerinden birini şöyle anlattı:
“Pandemi sonrasında İstanbul’da yaşamanın bir manası yok bana göre.”
İstanbul’dan Foça’ya ulaşımın da kendisi açısından büyük engel olmadığını belirten oyuncu gerektiğinde birkaç saat içinde İstanbul’da olabildiğini söyledi.
Foça’nın yaşam maliyetine de değinen Günaydın bölgenin kendisine göre pahalı olmadığını söyledi.
Foça’da fiyatların makul olduğunu belirten oyuncu ilçenin bir başka özelliğinin de denize girmek için ücretli plajlara ihtiyaç duyulmaması olduğunu anlattı.
Günaydın’ın tercih ettiği bu sakin hayat pazar gezileri, kasaba kahvelerinde içilen çaylar ve denizle iç içe geçen günlerle İstanbul’un yoğun temposundan oldukça farklı bir yaşam sunuyor.