ABD Adalet Bakanlığı Beverly Hills'te Mansur Barzani’nin IŞİD’le mücadele fonları ve rüşvet gelirleriyle satın aldığı iddia edilen 30 milyon dolarlık malikanesine el koymak için dava açtı.
ABD Adalet Bakanlığı yetkilileri, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin liderliğini yapan Barzani ailesine ait Beverly Hills’in en lüks bölgelerinden birinde yer alan 30 milyon dolarlık malikaneye el koymak üzere harekete geçti.
Barzani ailesi ABD’nin en lüks malikenelerinden birini kaybetmek üzere, çünkü Adalet Bakanlığı soruştumayı sürdürme kararı aldı.
Mesud Barzani’nin oğlu ve mevcut Başbakan Mesrur Barzani’nin kardeşi Mansur Barzani 2018 yılında 20 milyon dolara satın aldığı bu yapıyı 10 milyon dolarlık bir tadilatla devasa bir saraya dönüştürdü.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan şikayet dilekçesine göre mülkün sahibi olan Mansur Barzani ABD hükümetini dolandırarak elde ettiği paralarla malikaneyi satın aldı.
Yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alana yayılan dört yatak odalı ve sekiz banyolu bu mülkün aslında ABD Savunma Bakanlığı’ndan sızdırılan fonlarla finanse edildiği iddia ediliyor.
Yolsuzluk iddialarının merkezinde IŞİD ile mücadele kapsamında yürütülen operasyon sırasında gerçekleşen devasa bir rüşvet mekanizması bulunuyor.
Savcılar Barzani’nin haksız kazançlarını gizlemek amacıyla parayı bir özel fona aktardığını ve mülkiyet bağını bu şekilde örtbas etmeye çalıştığını savunuyor.
Virginia merkezli bir savunma yüklenicisinin, Erbil Uluslararası Havalimanı’nda koalisyon güçlerine yakıt sağlama imtiyazı karşılığında Barzani’ye litre başına 0,25 dolar ödeme yaptığı öne sürülüyor.
Bu süreçte Barzani’nin yüz milyonlarca dolarlık hükümet sözleşmesi kazandığı belirtilirken, sözleşmeyi kaybetmekten korkan yüklenici firma “Eğer teslimatı zamanında yapamazsak bu tamamen bizim başarısızlığımız olur ve elimizdeki sözleşmeyi kaybederiz. Şu anda Savunma Lojistik Ajansı karşısında kafası olmayan bir yılan gibi görünüyoruz” açıklamasını yaptı.
Adalet Bakanlığı’nın çeşitli birimleri tarafından yürütülen dava, askeri operasyonlar için ayrılan bütçelerin nasıl kişisel servete dönüştürüldüğünü ortaya koydu.