Yedi bin yıllık ‘kayıp şehir’ denizin altında bulundu

Fransa'da Brötonya kıyıları açıklarında MÖ 5800-5300'te inşa edilmiş 120 metrelik granit duvar ve yapılar keşfedildi.

Popüler 25 Nisan 2026

Fransa’da Brötonya kıyıları açıklarında MÖ 5800-5300’te inşa edilmiş 120 metrelik granit duvar ve yapılar keşfedildi. Deniz tabanında 7 bin yılı aşkın süredir bekleyen bu oluşumlar, güçlü örgütlenmeye sahip bir kıyı toplumunun varlığını gösteriyor. Keşif, tarımcılıktan önceki dönemde karmaşık taş yapıları inşa eden kültürlerin varlığını kanıtlayan sualtı buluntularının sayısını artırıyor.

Fransa’nın Brötonya kıyıları açıklarında, deniz tabanında 7 bin yılı aşkın süredir bekleyen devasa bir granit duvar ile düzinelerce taş yapı keşfedildi.

Sein Adası yakınlarında birkaç metre derinlikte tespit edilen bu yapılar Neolitik dönemin çok öncesinde bölgede gelişmiş bir kıyı toplumunun varlığına işaret ediyor.

Arkeologların dikkatini çeken en büyük yapı, sular altında kalmış bir vadiye uzanan TAF1 isimli 120 metrelik granit duvar. 2022-2024 yılları arasında alanı inceleyen dalgıçlar, yüksekliği neredeyse iki metreye ulaşan 60’tan fazla dik monolit ve taş levhayla desteklenmiş, üst üste yığılmış granit bloklardan oluşan bu yapıyı belgeledi.

TAF2A, TAF2B ve TAF3 olarak etiketlenen diğer yapılar da aynı inşaat tekniğini yansıtıyor. 2024 yılındaki dalışlarda keşfedilen ikinci bir grupta, arazideki doğal çukurları kapatmak üzere yerleştirilmiş küçük taşlardan örülmüş daha dar duvarlar göze çarpıyor. YAG3C olarak adlandırılan son yapı ise yer yer paralel sıralar halinde dizilmiş küçük monolitlerden oluşan 50 metrelik bir hattan ibaret.

Alanın ilk izleri 2017 yılında lazer görüntüleme yöntemiyle yapılan deniz tabanı haritalama çalışmalarında ortaya çıktı. LIDAR verileri ve sualtı araştırmaları, söz konusu doğrusal oluşumların doğal değil, insan yapımı olduğunu doğruladı. Araştırmacılar, yapıların derinliklerine dayanarak MÖ 5800-5300 yılları arasında inşa edildiğini tahmin ediyor. O dönemde deniz seviyeleri bugünkünden belirgin biçimde düşüktü; Mesolitik’ten Neolitik’e geçiş sürecinde bölge hala kıyı şeridinin bir parçasıydı.

Araştırmacılara göre küçük yapılar balık tuzağına benzese de büyük yapıların ölçeği farklı amaçlara, belki kıyı koruma ya da sınır işaretlemeye hizmet ettiğine işaret ediyor. Tonlarca ağırlığındaki taş levhaların taşınıp dikilmesi, ileri düzey teknik beceriye işaret ediyor. Bölgenin ilk megalitik anıtlarından yüzyıllarca önce bu ölçekte bir projeyi hayata geçirebilmek ise iyi örgütlenmiş bir toplumun varlığını kanıtlıyor. Bu ölçek ve mühendislik anlayışı, Fransa’da o döneme ait daha önce belgelenen hiçbir yapıyla kıyaslanamayacak boyutta.

Keşif bölgenin sözlü geleneğiyle de ilginç bir bağ kuruyor. Brötonya’nın yerel efsanelerinde Douarnenez Körfezi’nin batısında sular altında kalan bir kentten söz edildiği biliniyordu.

Kayıp bir kentsel merkeze dair herhangi bir kanıt bulunmasa da araştırmacılar zamanla denize gömülen bu terk edilmiş kıyı coğrafyasına ilişkin belleğin söz konusu efsanelerin şekillenmesinde pay sahibi olabileceğine dikkat çekiyor.

Bu keşif Fransa’nın sınırlarının çok ötesinde bir anlam taşıyor. Tarımın Avrupa’ya yayılmasından çok önce, karmaşık taş yapım geleneklerinin avcı-toplayıcı kıyı toplulukları arasında da var olduğunu gösteren sualtı kanıtlarının giderek zenginleşen birikimine yeni bir halka ekliyor.

Benzer sualtı yapıları yakın zamanda Baltık’ta da belgelendi; bu bölgede tarih öncesi toplulukların göç eden hayvanları yönlendirmek için uzun taş dizileri inşa ettiği anlaşıldı.

Fransız ekip şimdi yapıların tarihlemesini hassaslaştırmayı, inşaat yöntemlerini ayrıntılı biçimde incelemeyi ve bugün su altında kalan eski kıyı şeridinde erken dönem yerleşim izleri aramayı planlıyor.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.