ABD ve İran heyetleri İsviçre’de Pazar sabahı müzakere masasında konuşmaya başladı, görüşmeler pazartesi sabahı 03.00’de ancak sonuçlandı. İran Dışişleri Bakanı, “Önemli ilerlemeler kaydettik” dedi.
İsviçre’nin minik Bürgenstock kasabası, bütün dünyanın gözlerinin üzerine döndüğü bir yere dönüştü; çünkü ABD il İran arasındaki barış görüşmelerinin ilk turu burada yapılıyor.
Katar ve Pakistan’ın arabuluculuk yaptığı görüşmelere göre, İran’daki savaşta 60 günlük bir ara verilmesinin kalıcı bir barışa dönüştürülmesi konusunda İsviçre’de yapılan üst düzey diplomatik görüşmeler, yerel saatle Pazartesi sabahı erken saatlerde sona erdi.
Görüşmeler yerel saatle Pazar sabahı başlamış ve Katar ile Pakistan, Pazartesi sabahı saat 03:00’ten sonra sosyal medyada açıklama yapmıştı. Saat 04:00 itibarıyla, Amerikalı ve İranlı yetkililerin İsviçre’de daha fazla görüşme yapmayı planlayıp planlamadıkları veya ülkeyi ne zaman terk edecekleri net değildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı, ABD-İran anlaşması kapsamındaki görüşmelerin ilk oturumunun sona ermesinin ardından sosyal medyada yaptığı açıklamada, Lübnan’daki çatışmayı sona erdirmek için “önemli ilerleme” kaydedildiğini söyledi. Ancak, görüşmelerin ilk “gerçek sınavının” Lübnan’da çatışmasızlığın sağlanması olduğunu da sözlerine ekledi.

İran devlet medyasına göre, Pazar günü erken saatlerde İranlı müzakereciler, ABD müttefiki İsrail ile İran destekli militan grup Hizbullah arasındaki savaşın sona ermesini, görüşmelerin devamı için bir koşul olarak ısrarla talep etmişti. Görüşmeler, Başkan Trump’ın İran’a yönelik tehditlerini yenilemesiyle de gerginleşti; Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmelerin başında başkanın İran’la “yeni bir sayfa açmak” istediğini söylemişti.
Trump, Fox News’e verdiği bir söyleşide, 60 günlük sürenin ardından “istediğini yapabileceğini” söyledi ve Tahran’ın uranyum zenginleştirme hakkını koruması konusunda ısrar eden İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a “Ağzından çıkanlara dikkat etmesini” söyledi.
İran’ın baş müzakerecisi Mohammad Bagher Ghalibaf, sosyal medyada ABD’nin tehditler savurma konusunda dikkatli olması gerektiğini belirterek, İran silahlı kuvvetlerinin karşılık vermeye hazır olduğunu ekledi.
“Ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar, harekete geçen biziz,” diye yazdı.
The New York Times’la konuşan bir ABD’li yetkili, görüşmelerin konuları arasında Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasının sağlanması ve Lübnan’daki ateşkesin uygulanmasının yer aldığını söyledi.
Pazar günü yapılan görüşmeler, kalıcı bir barış anlaşmasıyla sonuçlanması amaçlanan müzakerelerin ilkiydi.
İran devlet medyasına göre, görüşmeler çoğunlukla Lübnan’a odaklandı ve İran’ın nükleer programının geleceğine değinilmedi. İran’ın ulusal petrol şirketinin genel müdürü Hamid Bovard, devlet medyasına yaptığı açıklamada, ülkenin petrol ve ilgili sektörlerine uygulanan yaptırımların kaldırılmasının da görüşüldüğünü söyledi.
Hürmüz Boğazı açık mı?
Bir diğer önemli konu ise, petrol ve doğalgaz sevkiyatı için hayati önem taşıyan ve ön anlaşma şartlarına göre 60 gün boyunca açık kalacak olan Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin geçişi.
İran’ın Lübnan’daki çatışmalar nedeniyle boğazı kapatacağını iddia etmesinin ardından Cumartesi günü boğazın durumu belirsizliğe düştü. ABD ordusu, deniz trafiğinin akmaya devam ettiğini ve İran’ın boğazı “kontrol etmediğini” belirtti.
Nükleer program
ABD-İran görüşmelerindeki en zorlu konu olan İran’ın nükleer programı ve uranyum stokları meselesi daha sonraya bırakıldı. İran şu ana kadar sadece nükleer silah geliştirmeme yönündeki uzun süredir devam eden sözünü yineledi ve ülkenin cumhurbaşkanı Pezeşkiyan Pazar günü İran’ın uranyum zenginleştirme hakkından “asla geri adım atmayacağını” söyledi.
Lübnan’da silahlar sustu mu?
Pazar günü yerel saatle 22:00 itibarıyla İsrail’in Lübnan’a veya Hizbullah’ın İsraillilere yönelik saldırılarına dair herhangi bir haber yoktu.
Yine de, Cumartesi günü geç saatlerde açıklanan yeni İsrail direktifinin, Cuma ve Cumartesi günleri ölümcül çatışmalara yol açan ve ABD-İran arasındaki ön anlaşmayı raydan çıkarmakla tehdit eden sürtüşmeyi çözüp çözmeyeceği net değildi.