Bu sabahın belki de tek güzel haberi, ABD-İran savaşının bitmiş olması…

Başkan Trump sosyal medyadan İran ile bir anlaşmanın “büyük ölçüde” pazarlık edildiğini ve anlaşmanın “yakın” olduğunu duyurdu. İran resmen doğrulamadı ama gelen bilgiler olumlu. Anlaşmanın detayları henüz bilinmiyor, bir anlaşma olduğundan da kimse tam emin değil.

Dünya 24 Mayıs 2026

Amerikan Başkanı Donald Trump, Cumartesi günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, ayrıntı vermeden, ABD’nin İran ile savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için bir anlaşmaya varmaya yakın olduğunu söyledi.

İran’dan resmi bir yanıt gelmedi. Ancak, kamuoyuna açıklama yapma yetkileri olmadığı için isminin açıklanmasını istemeyen üç İranlı yetkili, Tahran’ın tüm cephelerdeki çatışmaları durduracak ve boğazı yeniden açacak bir mutabakat zaptını kabul ettiğini söyledi.

Trump, “büyük ölçüde müzakere edilmiş” olduğunu söylediği ön anlaşma hakkında çok az ayrıntı verdi. Son müzakerelerin mevcut ateşkesi uzatmada başarılı olup olmayacağı veya aylardır savaşı çözümsüz bırakan sorunlar nedeniyle başarısız olup olmayacağı belirsizdi.

Trump, Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, “barışla ilgili” bir mutabakat zaptı hakkında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil Arap ülkelerinin ve bölge liderleriyle telefon görüşmesi yaptığını söyledi. Anlaşmanın ABD, İran ve diğer ülkeler tarafından “nihai hale getirilmesine” tabi olduğunu belirtti.

“Anlaşmanın son yönleri ve detayları şu anda görüşülüyor ve kısa süre içinde açıklanacak,” diye yazdı.

Cumartesi gecesi itibariyle, Trump ve İran’ın tam olarak ne üzerinde anlaştığı veya herhangi bir konuda anlaşıp anlaşmadıkları belirsizliğini koruyordu.

Cumartesi günü erken saatlerde, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağhay, Washington ve Tahran’ın bir mutabakat zaptı taslağının “son aşamasında” olduğunu ve “karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüme ulaşabileceklerini” söylemişti.

İranlı yetkililerin üzerinde anlaştıklarını söyledikleri teklifin, Trump’ın sosyal medya paylaşımında bahsettiği teklif olup olmadığı net değildi. Cumartesi akşamı geç saatlerde yapılan röportajlarda, Amerikalı ve İranlı yetkililer, önerilen anlaşmanın temel unsurlarını farklı şekilde tanımladılar.

İki ABD yetkilisi, önerilen anlaşmanın kilit unsurlarından birinin, Tahran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçme taahhüdü olduğunu, bunun da önemli bir tartışma konusu olduğunu söyledi. İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkililer, teklifin İran’ın nükleer programı hakkındaki gelecekteki görüşmelerde bunu nasıl yapacağına dair soruları ertelediğini söyledi.

Ancak üç üst düzey İranlı yetkili, New York Times’a anlaşmanın İran’ın nükleer programının kaderi hakkında hiçbir şey söylemediğini belirtti. Sadece tüm nükleer konuların 30 ila 60 gün içinde müzakere edileceğini söylediler.

İranlı yetkililer, Tahran’ın kabul ettiği mutabakat zaptının Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki çatışmaları durduracağını; Hürmüz Boğazı’nı herhangi bir geçiş ücreti olmadan yeniden açacağını; ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasını kaldıracağını ve yurtdışında dondurulmuş 25 milyar dolarlık İran varlığını serbest bırakacağını söyledi.

Trump’ın açıklaması, tam ölçekli bir savaşa dönüşü önlemek için yapılan son dakika diplomatik çabalarının ardından geldi.

Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran, bir aydan fazla süren savaşın ardından Nisan ayı başlarında ateşkes konusunda anlaşmıştı. Ateşkesin amacı, İran’ın nükleer programı ve İran’ın savaşın ilk günlerinden beri fiilen kapattığı ve dünya çapında enerji fiyatlarının fırlamasına neden olan, petrol ve doğalgaz taşımacılığı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda görüşmelere olanak sağlamaktı.

İsrail’in tepkisi

Trump, Şubat ayı sonlarında savaşı başlatan ilk saldırıya katılan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüştüğünü söyledi. Netanyahu’nun ofisinden henüz bir açıklama gelmedi. Potansiyel bir anlaşmanın, Trump’ın Nisan ayında ilan ettiği İran destekli militan grup Hizbullah ile İsrail arasındaki devam eden çatışmaları durdurup durdurmayacağı belirsiz. 

Netanyahu koalisyon ortaklarını acil toplantıya çağırdı. Büyük olasılıkla toplantı ABD-İran anlaşma taslağı hakkındaydı. Ancak toplantı sonrası bir açıklama yapılmadı.

Erdoğan dahil telekonferans

Üç Ortadoğulu yetkilinin, kamuoyuna açıklama yapma yetkileri olmadığı için isimlerinin gizli kalması şartıyla verdiği bilgilere göre, Arap ve Müslüman çoğunluklu ülkelerin liderleri Cumartesi günü telefonla Başkan Trump’ı arayarak İran savaşını sona erdirmeye yönelik son öneriyi desteklediklerini ve kabul etmesi yönünde çağrıda bulundular.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da dahil çok sayıda lider Başkan Trump ile bir telekonferans görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Trump İran’la varılan veya varılacak anlaşma hakkında liderlere bilgi verdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, görüşmede, Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleri de yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Orta Doğu’daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede, Türkiye’nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesini savunduğunu, İran’la diplomatik sürecin ABD Başkanı Trump’ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğunu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı’ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti.

Müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür eden Erdoğan, İran’la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını, Türkiye’nin bölgenin tümünde barışın hakim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını dile getirdi.

Hizbullah’a desteğe devam mı?

Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’a gönderdiği mesajda, İran’ın “hak ve özgürlük talep eden hareketlere, özellikle de Hizbullah’a desteğinden son ana kadar vazgeçmeyeceğini” belirtti.

Erakçi, İran ile ABD arasındaki gerilimin azaltılması amacıyla bazı bölge ülkelerinin yürüttüğü arabuluculuk girişimlerinin başlamasından bu yana, Tahran yönetiminin Lübnan’daki ateşkesin olası bir anlaşmanın parçası olması gerektiğini savunduğunu ifade etti.

Bu yaklaşımın “şüphe götürmez bir ilke” olmaya devam ettiğini kaydeden Erakçi, bunun İran hükümeti ve halkının “meşru taleplerinden biri” olduğunu belirtti.

Bakan Erakçi ayrıca, Pakistanlı arabulucu üzerinden sunulan son önerinin “kalıcı ve istikrarlı bir savaşın sona erdirilmesi” amacı taşıdığını ve Lübnan’ın ateşkes kapsamına alınması talebini içerdiğini aktardı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.