Katar'ın çabaları sonuç vermeye başladı. İran, ABD'den olan taleplerini bir ölçüde azalttı ve bunların yerine gelemsi halinde Hürmüz Boğazı'nın iki günde açılacağını söyledi. Amerikan tarafından da iyimser açıklamalar geldi. Trump'ın tutumu ise belirsiz.
İran Dışişleri Bakanlığı Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD’nin bir dizi talebi kabul etmesi halinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı iki gün içinde yeniden açmaya hazır olduğunu bildirdi. Açıklama, savaşa geri dönülmesini önlemek amacıyla yoğunlaştırılan bir haftalık müzakerelerin ardından geldi.
Ziyaret hakkında The New York Times gazetesine bilgi veren iki diplomata göre, kıdemli bir Katarlı yetkili olan Ali Al Thawadi liderliğindeki Katar heyeti, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir anlaşmaya varılmasını hedefleyen görüşmeleri sürdürmek üzere Pazartesi akşamı Tahran’a ulaşarak Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya geldi.
İran’ın başkenti Tahran’a yapılan bu ziyaret, geçtiğimiz hafta boyunca Katarlı ve İranlı yetkililer arasında İran ve Katar’da gerçekleştirilen çok sayıda müzakere turunun ardından gerçekleşti.
İran’ın, Trump yönetiminin yaptırımları kaldırması ve dondurulan milyarlarca dolarlık İran varlığının serbest bırakılmasını içeren taleplerini Washington’ın kabul etmesi zor görünüyor.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi bu açıklamaları, Başkan Trump’ın bir seçim mitinginde tarafların savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varamaması halinde nihayetinde İran’a “balyozu indirmeye” karar verebileceğini söylemesinden saatler sonra yaptı.
İran, ABD ve İsrail güçlerinin Şubat ayında ülkeye saldırmasının ardından Basra Körfezi’nde petrol ve gaz taşımacılığı için hayati bir su yolu olan Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapattı. Bu hamle enerji piyasalarını altüst etti ve küresel ekonomiyi sarsmaya devam ediyor.
Amerikalı ve İsrailli askeri yetkililer, bu haftaki ABD ara seçimlerinin ardından İran’a yönelik yeni saldırı planları hazırlıyor. İranlı liderler ise ülkenin tekrar saldırıya uğraması halinde güçlerinin hedef menzilini genişleteceği uyarısında bulundu ve şu anda nükleer silah geliştirilmesini yasaklayan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’ndan çekilmeyi alenen değerlendiriyorlar.
Hem İran hem de Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen giderek artan savaş yanlısı söylemlerle hareket eden Katarlı arabulucular, iki ülke arasında son bir uzlaşma sağlamak için baskı yapıyor.
Son günlerde İranlı yetkililer bu müzakerelerde bazı ilerlemeler kaydedildiğine işaret etti; ancak Bekayi, İranlı müzakerecilerin ABD’li mevkidaşlarıyla doğrudan görüşmeler yapmaya hazır olduğu bir noktada olmadıklarını vurguladı.
Bekayi Pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “İran’ın meşru talepleri kabul edilir ve uygulanırsa, tüm planı iki gün içinde faaliyete geçirmek, Hürmüz Boğazı’na güvenliği geri getirmek ve müzakere sürecini başlatmak mümkün olacaktır. Bunun gerçekleşmesi tamamen Washington’ın iradesine ve kararına bağlıdır” dedi.
Küresel gösterge petrol fiyatı, görüşmelerdeki potansiyel ilerlemeye tepki vererek Pazartesi günü yaklaşık yüzde 8 düşüşle varil başına 104 dolar civarına geriledi.
Yine de Hürmüz Boğazı çevresindeki koşullar tehlikeli olmaya devam ediyor. Ekim ayında 35’ten fazla gemi saldırıya uğradı; bu rakam, savaşın başlamasından bu yana diğer tüm aylardan daha fazla.
Eylül ayında İran, boğazın yeniden açılması için kademeli bir anlaşma önerdi. Bu öneride, savaşan ülkeler sırayla tavizler verecek; süreç, Tahran’ın boğazdan güvenli geçişi sağlaması, Washington’ın ise İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmasıyla sonuçlanacaktı.
Bu ilk aşamanın ardından İran, iki tarafın nükleer zenginleştirme programı üzerindeki görüşmeleri yeniden başlatacak kapsamlı bir barış anlaşmasını müzakere etmeye başlayabileceğini önerdi. ABD’li yetkililer ise İran’ın nükleer tavizleri daha erken vermesi gerektiğini belirterek bu teklifi reddetti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cumartesi günü Al Jazeera televizyonuna yaptığı açıklamada, Katarlı arabulucuların son birkaç haftada müzakereleri yeniden canlandırmayı başardığını; başlangıçta ilk aşamanın uygulanmasını beş güne hızlandırdıklarını, son zamanlarda ise bunu iki güne indirdiklerini söyledi.
Arakçi nükleer tavizlerden hiç bahsetmedi. Cumartesi günü televizyonda yayınlanan bir mülakatta, görüşmeleri denetleyen yetkililerden biri olan İran Ulusal Güvenlik Danışmanı Muhsin Rızai, nükleer müzakerelerin ancak Washington’ın İran şartlarını karşılamasından sonra başlayabileceğini söyledi.
Yaptırımlar ve dondurulan varlıklarla ilgili taleplerin yanı sıra Arakçi röportajında, ABD’nin Oman ve İran arasında boğazdan geçişlerin gelecekte yönetilmesine ilişkin yapılan anlaşmayı da tanıması gerekeceğini belirtti.
İşin diğer tarafında Rızai, Başkan Yardımcısı JD Vance’in müzakerelerle ilgili kendisine gönderdiği son mektubun İran’a karşı değişen bir üslup sergilediğini ve bunu İranlı yetkilinin “iyi bir işaret” olarak nitelendirdiğini söyledi.
Körfez liderleri umutlarını diplomatik bir çözüme bağlamış olsalar da, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı’nın diplomasi danışmanı Enver Gargaş hafta sonu Manama Diyaloğu güvenlik konferansında yaptığı konuşmada “en kötüsüne hazırlandıklarını” söyledi. Müzakerelerin riskleri, ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak İran’ın insansız hava aracı ve füze saldırılarıyla hırpalanan Körfez Arap ülkeleri için özellikle yüksek.
Bahreyn’deki konferansta konuşan Gargaş, “Mantık kuralları bize İran’ın tutumu ile ABD’nin tutumunun birbirine çok uzak olduğunu söylüyor. Eğer bu pozisyonlar arasında köprü kurulamazsa, o zaman en kötüsü için endişelenmemiz gerekir” dedi.
İranlı yetkililer, görüşmelerin bozulabileceğinden şüphelendiklerini defalarca vurguladılar. Pazartesi günkü basın toplantısında Bekayi, İranlı yetkililerin Washington ile müzakereler yürütmesinden kısa bir süre sonra, Haziran 2025’te Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırdığını hatırlattı.
Trump’ın mevcut tutumu ise belirsizliğini koruyor. Pazar günü gazetecilere verdiği demeçte, hafta sonu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile savaşın da ele alındığı “iyi bir görüşme” yaptığını söyledi.
Daha sonra Pazar günü Iowa’daki bir seçim mitinginde konuşan Trump, “İran ile işimizi henüz bitirmemiş olmamızın tek sebebi kibar olmak istemem — eğer yapabiliyorsam tüm o hayatları kurtarmaya çalışmak istiyorum. Ancak bir noktada onlara balyozu indirmemiz gerekecek” ifadelerini kullandı.