Bu cumartesi New York’ta çok ilginç bir düğün var: Trump’ın eski avukatı ile Türk iş insanı evleniyor, belki Trump da düğüne katılacak

Türkiye'de Miller Holding'in adını pek azımız biliyoruz ama 1976'dan beri faal olan bu şirket Afrika'nın dört bir yanında ve Venezuella'da çok iş yapıyor. O şirketin CEO'su 29 yaşındaki Turhan Mildon, Başkan Trump'ın avukatı Alina Habba ile evleniyor. Evliliğin ardında ilginç bir öykü var.

Ekonomi 24 Eylül 2026
  • 10Haber news

ABD Başkanı Donald Trump’ın eski danışmanı Alina Habba, bu cumartesi Türk iş insanı Turhan Mildon ile dünya evine girmeye hazırlanıyor. Düğüne ABD Başkanı Trump’ın da katılması bekleniyor. Bu evlilik, başkanın yakın çevresinden önde gelen bir figür ile Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde büyük projeler üstlenen ve faaliyetlerini Venezuela’ya taşıyan, kamuoyunda pek tanınmayan bir iş insanını bir araya getiriyor.

The Middleeast Eye adlı siteden Ragıp Soylu’nun haberine göre, 2021 ile 2024 yılları arasında birden fazla davada Trump’ı temsil eden Habba, başkana oldukça yakın bir isim olarak biliniyor. Trump, geçen yıl 42 yaşındaki Habba’yı New Jersey Bölgesi Geçici ABD Başsavcısı olarak atamış, ancak bir mahkemenin bu atamayı hukuka aykırı bulmasının ardından Habba Aralık ayında istifa etmişti. Düğünün Cumartesi günü gerçekleşeceğini haberleştiren ilk yayın organı ABD merkezli bağımsız web sitesi The Correspondent oldu.

Gözlerden Uzak Bir İş İnsanı: Turhan Mildon

Habba ABD’de yaygın olarak tanınırken, 29 yaşındaki müstakbel eşi Mildon, Türkiye’de medyada nadiren yer aldı, büyük ölçüde kamuoyunun ilgisinden uzak durdu.

Türkiye merkezli Miller Holding’in CEO’su ve aile şirketinin üçüncü kuşak üyesi olan Mildon’un ticari faaliyetlerine dair haberler de, şirketlerinin Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde aldığı inşaat ihalelerine ilişkin raporlar dışında sınırlı kaldı.

Middle East Eye’a (MEE) konuşan Mildon, özel hayatını gizli tutmayı tercih ettiği için kamuoyunun dikkatinden kaçındığını belirtti. Şirketlerinin doğrudan tüketicilerle temas kurmadığını, bu nedenle göz önünde bir profile ihtiyaç duymadığını ekledi.

Habba ile bir süre önce ABD’de büyükelçi olan ortak bir arkadaşları aracılığıyla tanıştığını söyleyen Mildon, bu tanışmanın zamanla ilişkiye dönüştüğünü ve düğünlerinin bu hafta sonunda yapılacağını doğruladı.

Dikkat Çeken Siyasi ve Diplomasi Bağlantıları

Mildon daha önce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat talimatıyla inşa edilen İstanbul Çamlıca Camii’nin yüklenicisi olan ve hayatını kaybeden Gürsoy Grup sahibinin kızı Betül Gürsoy ile evliydi. Çift, 2024’ün sonlarında boşandı.

Mildon daha sonra, şu anda ülkesinin Çin Büyükelçisi olan ve geniş çevresiyle bilinen Venezuelalı Amiral Remigio Ceballos’un kızıyla birliktelik yaşadı. Ceballos, İçişleri Bakanlığı, kıdemli askeri komutanlık ve yaverlik görevlerinde bulunarak eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yakınlığıyla tanınan bir isimdi.

Kongo’da Milyar Dolarlık Yatırımlar

Mildon’un ticari ilgisi birçok sektörü kapsıyor ve Türkiye ile yakın coğrafyasının ötesine uzanıyor.

Şirketi Miller Holding’e bağlı bir kuruluş olan Milvest, 2021’den bu yana Kongo’da yaklaşık 1 milyar dolar değerinde inşaat ihalesi üstlendi. Mildon, madencilik sektörüne de giriş yaptıklarını ve bunun ülkeye yüz milyonlarca dolarlık doğrudan yatırım getirdiğini ifade etti.

Mildon daha önce basına yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini Kongo Devlet Başkanı Felix Tshisekedi ile resmi Türkiye ziyareti sırasında bizzat tanıştırdığını belirtmişti. Tshisekedi ardından, yatırım ortamının zorlu olduğu 2021 yılında kendisini Kinşasa’ya davet etmişti. MEE’ye verdiği demeçte Mildon, “İnsanlar Kongo’ya yatırım yapmaya cesaret edemiyordu, bu yüzden belirli riskler aldık” dedi.

Soruşturmalar ve Milyon Dolarlık Gecikmeler

Ancak Milvest’in bazı projeleri inceleme altına alındı. Bunlar arasında, şirketin 2021’de sözleşmesini imzaladığı ve Afrika’nın en büyüğü olarak tanımlanan Kinşasa Finans Merkezi ile “Arena” olarak bilinen bir spor kompleksi yer alıyor.

Yerel basında çıkan ve eski Kongo Maliye Bakanı Nicolas Kazadi’nin inşaat sürecinde fonları kötüye kullandığını öne süren haberlerin ardından her iki proje de geçen yıl tartışmalara yol açtı.

Mildon, bugüne kadar ne kendisinin ne de şirketinin hükümetten resmi bir soruşturma veya bilgi talebi almadığını söyledi. Finans merkezinin 21 aylık inşaatın ardından Aralık 2023’te tamamlandığını ekledi.

Tamamlandığında Afrika’nın en büyük kapalı spor tesisi olacak Arena’nın çalışmaları sırasında ise şirketi, inşaat malzemeleri için uygunsuz şekilde ithalat muafiyeti almakla suçlandı. Mildon, bu anlaşmazlığın projeyi sekiz ay geciktirdiğini ve milyonlarca dolar zarara yol açtığını söyledi. Herhangi bir usulsüzlük yapıldığını reddetti.

Yerel medyaya verdiği yakın tarihli bir röportajda Kazadi de her iki projede de usulsüzlük yapıldığını reddetti. İki projenin toplam maliyetinin sadece 400 milyon dolar olduğunu, bunun ilk tahminlerin altında kalmasa bile makul bir rakam olduğunu belirtti.

Mildon, “Kongo’da hiçbir sorun yaşamadan faaliyetlerimize devam ediyoruz” diyerek şirketinin bu yılın başlarında Kisangani’de 67 milyon dolar değerinde olduğu bildirilen bir “iha üssü” inşa etme ihalesini kazandığını doğruladı. Mildon, şirketinin savunma sektöründe faaliyet göstermediğini, rollerinin sözleşme gereği pist, kontrol kulesi ve hangarların inşasıyla sınırlı olduğunu ve çalışmaların birkaç ay önce tamamlandığını açıkladı. MEE yorum almak için Kazadi’ye ulaştı ancak haberin yayınlandığı ana kadar bir yanıt alamadı.

Milvest’in Kongo’daki yatırımlarından biri de, bu ülkenin futbol takımlarından olan Vita Club’ın sahipliği. Vita, bu yıl Kongo’da Kongo Kupası’nı kazandı. Takıma ve takımın başkanı Turhan Mildon’a madalyasını Demokratik Kongo Cumhurbaşkanı Félix Tshisekedi bizzat taktı.

Şampiyonluk kutlamalarında Turhan Mildon omuzlarda

Kongo’dan Venezuela’ya Uzanan Hat

Mildon’un bir sonraki girişimi onu daha da riskli bir pazara taşıdı: Venezuela. Yaptığı bir ziyaretin ardından ülkenin insanlarından, doğasından ve yemeklerinden etkilenerek orada yatırım yapmaya karar verdiğini söyledi.

Avukatların ABD yaptırımları nedeniyle petrol, nadir mineraller ve kimyasallar gibi sektörlerden uzak durmasını tavsiye ettiğini belirten Mildon, tercihini çimentodan yana kullandı.

Mildon, şirketi Vencement aracılığıyla, 2000’li yılların başında devletleştirilen ve beklenenin altında üretim yapan 10 çimento fabrikasını yeniden faaliyete geçirmek üzere geçen yıl Venezuela hükümetiyle bir kâr paylaşımı anlaşmasına vardığını söyledi. Bu düzenlemenin, ABD hükümetinin cezalandırıcı yaptırımlarıyla karşılaşmadan faaliyet göstermesine imkan tanıdığını belirtti.

Anlaşma, devlet kontrolündeki Corporacion Socialista del Cemento (CSC) ile yapılan kapsamlı müzakerelerin ve aralarında Maduro’nun müttefiki olan dönemin bakanı Alex Saab’ın da bulunduğu Sanayi ve Ulusal Üretim Bakanlığı ile yürütülen görüşmelerin ardından geldi.

Ancak Vencement’in kârlı olmasına rağmen bazı yüklenicilere ödeme yapmadığı yönünde iddialar ortaya atıldı. İddia edilen borç miktarları tartışmalı olmakla birlikte, bazı tahminler yüz binlerce dolara ulaşıyor.

Mildon, herhangi bir yükleniciye veya başka bir tarafa borcu olduğunu reddederek bu tür anlaşmazlıkların genellikle yerel ticari uygulamalardan kaynaklandığını söyledi. Bir örnekte, bir işletmenin gerçekte kendi yüklenicilerinden birine borcu olan parayı Vencement’ten tahsil etmeye çalıştığını ifade etti.

Çimento Fiyatları Tartışması ve Siyasi Gelecek

Haziran ayında Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez’in, çimento torbalarının neden 32 ila 37 dolar arasında satıldığını açıklamaları için Türkiye bağlantılı çimento şirketlerinin temsilcilerini çağıracağını söylemesiyle daha açık bir tartışma baş gösterdi. Rodriguez, Venezuela Geçici Başkanı Delcy Rodriguez’in erkek kardeşidir.

Mildon, genel müdürünün Rodriguez ile görüştüğünü ve üreticilerin talep ettiği fiyatları hükümetin belirlediğini, perakende fiyatlarını ise aracıların kâr marjlarının yükselttiğini açıkladığını söyledi.

Mildon, “Çimento fiyatları ülkenin her yerinde farklılık gösteriyor ve biz her bir torbayı 3 ila 5 dolara satmamıza rağmen insanlar bunları 20-30 dolara kadar yeniden satıyor. Hükümetten fiyatları düşürmek ve piyasayı kontrol etmek amacıyla bir çalışma grubu oluşturmasını istedik ancak henüz somut bir adım göremedik” dedi.

Mildon Venezuela’daki işlerini yönetirken, Habba ise Trump yönetiminde yeni bir rol gözlüyor olabilir. Geçen ay basına verdiği demeçte Habba, başkanın talep etmesi halinde Karoline Leavitt’in ayrılmasının ardından Beyaz Saray Basın Sözcülüğü görevini kabul edeceğini söylemişti.

Evliliklerinin, çiftin siyasi bağlantılarını ve gelecekteki hırslarını gündeme getirmesi muhtemel görünüyor. Ancak Mildon, bu birlikteliğin siyasi bir amacı olduğu yönündeki tüm iddiaları reddediyor: “Bu evliliğin hiçbir siyasi motivasyonu yoktur.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.