Fatma Betül Sayan Kaya'nın borsa manipülasyonu iddiasıyla istifa etmek zorunda kalması, bütün Sayan ailesini göz önüne getirdi. Bütün Sayan kardeşler bir biçimde "devletlû." Tam Sayan kardeşleri konuşurken yeni bir örnek daha ortaya çıktı: İskender Balcı.
Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye’de 2002 sonundan beri, yani 24 yıldır iktidarda. Bu iktidarın birinci kuşakları emekli oldu ama onların yerlerine de oğulları kızları gelmeye başladı.
Borsa manipülasyonu yoluyla Özata denizcilik adlı şirketin hisse senetlerinden 1’e 17’ye varan fahiş kazanç elde ettiği iddia edilince, Ak Parti Genel Başkan Yardımcılığından, MYK ve MKYK üyeliğinden istifa etmek zorunda kalan Fatma Betül Sayan Kaya bu konuda güzel bir örnek.

Yukarıda, Ak Parti’nin öncülü olan Refah Partisi’nin 1994 yılında İstanbul il teşkilatındaki “İl Hanımlar Komisyonu” listesi görülüyor. Hatırlayalım, o dönem Refah Partisi’nin İstanbul İl Başkanı da Recep Tayyip Erdoğan’dı, 1994’te İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Refah Partisi’nin kadınlar kolu niteliğindeki bu komisyonda dikkat çekici isimler var. Bu isimlerden biri de Hatice Sayan.
Hatice Sayan’ın dört evladı var. Nasıl olduysa dördü de “devletle” olmuş.
Fatma Betül Sayan Kaya, hükümette Aile Bakanlığı yaptı. Şu son skandala kadar da Ak Parti Genel Başkan Yardımcısıydı. Artık sade bir milletvekili.
Hatice Sayan’ın bir başka kızı Ayşe Sayan Koytak şu anda Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi.
Oğlu Fatih Sayan yakın zamana kadar Ulaştırma Bakan Yardımcısıydı, artık EPDK üyesi.
Dördüncü kardeş Sümeyye Sayan ise yakın zamana kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesiydi.

Ak Parti’de siyasi görevlerin de, yüksek bürokratik görevlerin de babadan oğula ve kıza aktarıldığının yegane örneği Sayan ailesi değil; böyle çok sayıda örnek var ama bugün konuşulan fon soygunu bağlamında bir örnek daha var ki, o da çarpıcı.
Fon soygunun arka planında, bazı halka açık şirketlerin hisselerinin borsada manipülasyonla şişirilmesi yatıyor. Şirket hisse değerlerinin yapay biçimde çok yükseltilmesi, serbestçe alınıp satılan fonların değerinin çok yükselmesine yardımcı oluyor. Bu yükselişi gören yatırımcılar da o fonlara yatırım yapıyor. Fonları işleten şirketler katılımcı sayısı arttıkça elde ettikleri inanılmaz fon işletme ücretleriyle köşeyi dönüyor.
İşte hisse değeri şişirilen şirketlerden biri, Yalova’da bir tersane olan Özata denizcilik adlı şirketti. Bu şirketin SPK kriterlerini yerine getirmek için atanan “bağımsız” yönetim kurulu üyelerinden biri, İskender Balcı isimli genç bir adamdı.
Balcı’nın bu skandal başlamazdan hemen önce, 31 Ağustosta yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini dün Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu ortaya çıkardı.
Tek başına br istifa çok önemli olmayabilirdi ama İskender Balcı herhangi bir genç adam değildi.
Babası Mustafa Balcı yakın zamana kadar BDDK üyesiydi, son olarak Tera’ya banka kurma izni veren heyette yer alıyordu.
İskender Balcı’nın kayınpederi ise halen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bakan yardımcılarından biri olan Osman Çelik.
Osman Çelik daha önce müsteşarlığı döneminde kendisine tahsis edilen lojmanı beğenmediği için bir eve taşınan ve büyük masraf yapan, bu sebeple Kamu Etik Kurumu tarafından cezalandırılan ama buna rağmen görevden alınmayan, hatta yükselmeye devam eden bir isimdi.