Skandalın büyüğü: Savcılık bastırmasa belki SPK fon soygununu seyretmeye devam edecekti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19 Ağustosta SPK’ya yazı yazıp “Fonlarda tuhaf hisse hareketleri var biz takip ediyoruz siz ne yapıyorsunuz” diye sorduğu ortaya çıktı. SPK bu yazı üzerine 28 Ağustosta fon rehberi yayınladı; yazıdan haberdar olan fon patronları paralarını yurt dışına gönderdi.

Ekonomi 22 Eylül 2026

Büyüklüğü ve etkisi itibarıyla 1980’lerde yaşanan ve Banker Kastelli’nin yurt dışına kaçmasıyla doruğa tırmanan banker skandalıyla kıyaslanan günümüzün fon dolandırıcılığı skandalında arka plan biraz daha aydınlandı.

Halka açık ve kapalı çok sayıda fonun borsadaki bazı işlem hacmi sığ hisseleri alıp manipülasyon yoluyla yükseltmesiyle yapılan soygun, aslında bu piyasaları denetlemekle görevli Sermaye Piyasası Kurulu tarafından en azından 1 yıl önceden beri biliniyordu. Piyasalar ise borsa manipülasyonuna dayalı bu soygunu çok daha uzun zamandan beri görüyordu. Bu soygunu ifşa etmek isteyen kişiler de oldu. Ancak SPK kendisine yasayla verilmiş olan manipülasyonu engelleme görevini yapmadı, bazı hisse senetlerinin kısa sürede yüzde 2 binlere varan oranda değer kazanmasını seyretti.

MSCI tehdit etti, SPK tınmadı

Türkiye borsalarına yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılar açısından çok önemli olan MSCI adlı endeksin sağlayıcısı yabancı kurum, 2025 yılı ortalarından itibaren Türkiye’ye yönelik uyarılar yayınladı, bazı hisseleri anormal fiyat hareketleri nedeniyle endeks dışında bırakma tehditleri savurduğunda da Türkiye’ye giren ve girecek milyarlarca dolarlık yabancı yatırımın kaçması tehlikesi belirmesine rağmen SPK hiçbir işlem yapmadı.

Şimşek konuştu, SPK 10 ay kulağının üzerne yattı

Bunun üzerine Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, halka açık bir SPK toplantısında konuştu ve “Hisse manipülasyonuna dayalı fonlara izin vermeyeceğiz” dedi ama SPK yine bir şey yapmadı.

2 Aralık 2025’te Finansal istikrar Komitesi toplanıp SPK’ya bu fonların engellenmesi için talimat verdiğinde de SPK 10 ay boyunca kulağının üzerine yattı, “Bir Rehber hazırladık, ilgili paydaşların görüşüne açtık” dedi ve zaman akmaya devam etti.

Nihayet savcılık devrede

Ancak en sonunda bazı yatırımcıların ardı ardına yaptığı suç duyuruları üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “2026/149004” numarasıyla bir soruşturma başlattı ve bu soruşturma uyarınca SPK’ya gizli bir yazı yazıp soru sordu.

Yazının daha ilk paragrafı şöyleydi:

“Son dönemde Borsa İstanbul Pay Piyasasında (BİST)  işlem gören hisselerde manipülatif eylemlerin portföy yönetim sektörü, yani fonlar aracılığıyla yapıldığı yönünde ihbarların olduğu gibi, Başsavcılığımızca resen incelemeler yapılmaktadır. Borsada işlem gören hisselerin anlık fiyat analizleri dijital ortamda takip edilmekte olup bazı hisselerde hisse değerinin yaklaşık 100 kata varacak şekilde artışlar oluştuğu, bu durumun anormal nitelikte bir fiyat hareketi oluşturduğu değerlendirilmekte olup, hisseler üzerinde hisselerin büyük çoğunlukla fonlar aracılığıyla toplandığı, yani fon işlemleri ile işlem gören hisselerin çoğunun piyasa üzerinden satın alındığı, bu alımlar neticesinde hem ilgili hisse değerinde artış, ayrıca hisse alımı gerçekleştiren fon değerlerinin de hisse fiyatlarıyla artışlar gösterdiği tespit edilmiştir” deniyordu.

Tek tek bilgileri iletti

Başsavcılık tarafından soruşturmanın bu aşamasında inceleme konusu şirket ve hisselere ilişkin bilgilerin SPK’ya iletildiği öğrenildi.

Müzekkerede yalnızca hisselere değil, bu hisselerde yüksek miktarda alım yaptığı belirtilen bazı fonlara ilişkin bilgilere de yer verildi. Belirli fonlar aracılığıyla inceleme konusu hisselerde önemli miktarlarda alım gerçekleştirildiğine yönelik değerlendirmelerin yazıda bulunduğu belirtildi.

Savcılık yazısında ayrıca bazı fon sahiplerinin inceleme kapsamındaki hisselerde bireysel olarak alım yaptığı, oluşan talebin hisse fiyatlarında yükselişe neden olduğu ve ardından söz konusu hisselerin fonlara satılmasıyla hem hisse fiyatında hem de fon değerlerinde yeni artışların meydana geldiği yönündeki iddialara yer verildi.

Şirketlerin mali göstergeleri ile hisse fiyatları karşılaştırıldı

Bu şirket bu kadar para eder mi?

Müzekkerede şirketlerin piyasa değeri, sermayesi, öz sermayesi ve dönemsel kâr açıklamalarının da birlikte değerlendirildiği belirtildi.

Bu kapsamda bazı hisselerin piyasada işlem gördüğü fiyatlar ile ilgili şirketlerin mali göstergeleri arasında uçurum niteliğinde fark bulunduğu yönünde değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi.

Başsavcılığın, söz konusu fiyat hareketlerinin ilgili şirketlerin faaliyetleri ve ekonomik göstergeleriyle açıklanıp açıklanamayacağının araştırılmasını istediği öğrenildi. Yazıda ayrıca yapay fiyat hareketleri üzerinden haksız menfaat sağlanmış olabileceği ihtimali üzerinde duruldu.

Müzekkerede Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçuna da atıfta bulunuldu.

Savcılık, inceleme konusu işlemlerin sermaye piyasası araçlarının fiyatı, fiyat değişimleri, arzı veya talebine ilişkin yanlış ya da yanıltıcı izlenim oluşturmak amacıyla gerçekleştirilmiş işlemler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin araştırılmasını talep etti.

Üç temel konuda çalışma yapılsın

Başsavcılığın SPK’dan üç temel konuda çalışma yapılmasını istediği öğrenildi.

İlk olarak, müzekkerede belirtilen şirketler ile bu şirketlerin hisselerinde işlem yaptığı belirtilen fonlar hakkında SPK nezdinde halihazırda yürütülen herhangi bir araştırma veya inceleme bulunup bulunmadığının bildirilmesi istendi.

İkinci talep kapsamında, Kurul tarafından daha önce herhangi bir inceleme başlatılmamış olması halinde şirketlerin mali göstergeleri ile piyasada oluşan hisse fiyatları arasındaki farkın da dikkate alınarak manipülatif bir eylem bulunup bulunmadığının araştırılması talep edildi.

Üçüncü olarak ise SPK’nın ihtiyaç duyması halinde soruşturmaya ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından talep edebileceği belirtildi.

Soruşturmanın gizli yürütülmesi istendi

Müzekkerenin son bölümünde soruşturmanın gizli yürütülmesine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Başsavcılığın, soruşturmanın hassasiyeti nedeniyle gizliliğe dikkat edilmesini istediği öğrenildi. Yazıda ayrıca Türkiye’nin finansal sisteminin güvenilirliği, yatırımcıların korunması ve sermaye piyasalarının şeffaf ve güvenli biçimde faaliyet göstermesinin önemine işaret edildi.

SPK tarafından gerçekleştirilecek incelemeler sonucunda elde edilecek bilgi ve belgelerin de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi talep edildi.

19 Ağustos tarihli müzekkereyi izleyen süreçte soruşturmanın kapsamının genişletildiği, gerçekleştirilen mali incelemelerin ardından bazı kişi ve işlemlerle ilgili adli tedbirlerin gündeme geldiği öğrenildi.

Şüpheli faaliyetlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişiler hakkında yurt dışına çıkış yasağı gibi tedbirlerin uygulandığı belirtilirken, soruşturmanın farklı başlıklar altında sürdürüldüğü ifade edildi.

Savcılık, SPK’ya “Siz bu konuda bir şey yapıyor musunuz? Yapmıyorsanız biz yapacağız” demiş oluyordu bu yazıyla.

SPK ansızın harekete geçti

Bu yazı üzerine SPK ansızın 10 aydır yattığı kulağının üzerinden kalktı ve yazının ellerine gelmesinden 10 gün sonra fonlarla ilgili bilinen Rehber’ini yayımladı. Rehber, fonlara tek veya az sayıda hisse üzerinde yoğunlaşmayı yasaklıyordu. Fon yönetimlerine rehbere uyum için belli bir süre de verilmişti ama rehbere uymak için eldeki fiyatı yapay olarak yükseltilmiş hisselerin satılması gerekiyordu. Satış ise hisse fiyatlarını, ardından da fon fiyatlarını düşürecekti.

Muhammed Yarız

Soruşturma sızdı, paralar transfer edildi

Ama zaten Savcılıktan SPK’ya yazılan bu soruşturma yazısı bir biçimde yatırım fonu yöneten ve bu soygunda milyarlaca doları sanki yasal kazançmış gibi cebe atan şirketlere de sızdı.

Bu sızıntı sonrasında piyasanın iki dev şirketinden biri olan Pusula’da bazı yöneticiler yurt dışına para transfer etmeye başladı. 

Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Pusula Portföy’ün Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, paralarını yurt dışına çıkarmak için harekete geçti. Turhan, 24 Ağustos’ta İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası’ndaki hesaba 1 milyar 198 milyon TL gönderdi. Yarız, aynı bankaya 1 Eylül’de 2 milyar 889 milyon TL çıkardı.

28 yaşındaki Yarız’ın 34 metrelik, 15 milyon dolara alınan yatı.

Yurt dışına çıkış yasağı

Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız başka bir suçlamayla 14 Temmuzda savcılığa şüpheli sıfatıyla ifade vermişti. Bu olayda hakkında “kovuşturmaya yer yok” kararı beklerken 2 Eylülde kendisi için “yurt dışı çıkış yasağı” konduğunu öğrendi.

Bunun üzerine Mayıs ayında 15 milyon dolara satın aldığı ve “Loretta” adını verdiği İtalyan Benetti firması tarafından üretilmiş olan, lüks sınıf Oasis model 34 metrelik yatına binerek Yunanistan kara sularına geçti.

Ancak daha sonra geri döndü ve 14 Eylülde tutuklandı.

Benetti’nin Oasis model yatlarının en çarpıcı özelliklerinden biri, teknenin hemen arkasındaki jacuzzi

Ak Parti gençlik kollarından

Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz’ın verdiği bilgiye göre Muhammed Yarız, geçmişte Ak Parti Gençlik kollarında yöneticilik yapmış, şimdi de zaten 28 yaşında.

Saymaz’ın yazısının son bölümü çok çarpıcı:

“2019’da İstanbul Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuş.

Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’ni ihlal ettiği için 2020’den bu yana her yıl ya para cezasına veya geçici işlem yasağı uygulamasına çarptırılmış.

Bazı eylemlerinden kaynaklı babası Celal ile birlikte cezalandırılmışlar. Fon soruşturmasının şüphelileri arasında Celal Yarız’ın da yer alması tesadüf değil.

Bu siciline rağmen Muhammed Yarız’ın Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı olmasına yol verildi.

Peki, neden?

Piyasanın bacaksızı korundu mu?

“AK Parti’nin altın çocuğu” muamelesi görmüş olabilir mi? Mümkündür.

Çünkü Yarız, beş yıl kadar önce AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Yedek Yönetim Kurulu üyesiydi.

AK Parti Zeytinburnu Gençlik Kolları Başkanlığı, 20 Temmuz 2001’de Facebook’ta şu mesajı paylaşmış:

“İlçe binamız bayramlıklarını giymiş, sizleri bekliyor.

İl yönetim kurulu üyemiz Muhammed Yarız ile bayrama hazırız.”

Paylaşımda Yarız, bir eliyle AK Parti flamasını tutarken, diğer eliyle ‘Rabia’ işareti yapıyor.

AK Parti üyeliği ve iktidarla kurduğu ilişkiler Yarız’a fon musluklarını açmış ve dokunulmazlık sağlamış görünüyor.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.