Komedyen Deniz Göktaş'a, Haziran ayı başında İstanbul'da yaptığı gösterisinin videosunu YouTube'da yayınladığından beri "Ha şimdi gözaltına alındı, ha şimdi alınacak" gözüyle bakılıyordu. Savcılıklar şaşırtmadı, Göktaş'a "Dine hakaret"ten soruşturma başlatıldı.
Türkiye artık eleştirinin e’sinden korkmanın ötesine geçti, mizahın m’sinden de korkuyoruz.
Yılların komedyeni Deniz Göktaş, Haziran ayının başında İstanbul’da yaptığı gösterinin video kaydını geçen hafta YouTube’da yayınladığından beri pek çok kişi aralarında onun ne zaman gözaltına alınacağını tahmine çalışıyordu. Sosyal medyada bu konuda toto oynayanlar bile oldu.
Nitekim savcılar bu tahminlerde bulunanları yanıltmadı ve Göktaş ile ilgili bir soruşturma başladığı haberleri önce “son dakika” gündemi olarak ve kulis bilgileriyle, ardından da yarı resmi hale gelerek kesinleşti. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Göktaş hakkında “Dini değerleri aşağılama”dan soruşturma başlatmıştı.
Peki Göktaş hakkında gözaltı kararı var mıydı? Hayır, yoktu ama haber medyası o konuda da hafiyelik yaptı, Göktaş’ın yurt dışında olduğunu “saptadı.”
Bunun üzerine sosyal medyada birileri Göktaş için “Kaçtı” demeye başladı. Ve en sonunda Deniz Göktaş dayanamadı, kendisi sosyal medyanın başına geçip paylaşım yaptı.
Yurt dışında bulunmasını “istihbarat haberi gibi” paylaşanlara tepki gösteren Göktaş’ın açıklaması şöyle:
“Merhabalar, bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. Bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 Haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım… Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.”