Haluk Levent’e en ağır suçlama: Bağışladığım gayrimenkullerimi kendi üstüne geçirdi

Haluk Levent'in gözaltına alınmasına neden olan soruşturmayı başlatan suç duyurusu dilekçesi ortaya çıktı. İş insanı Hüseyin Başaran, kız yurdu yapılması için bağışladığı gayrimenkullerinin dolandırıcılık yoluyla zimmete geçirildiğini öne sürdü.

Gündem 13 Temmuz 2026
Bu haber 1 ay önce yayınlandı

Depremde Ahbap derneğine yapılan bağışları zimmetine geçirdiği ve bu paralarla bahis oynadığı öne sürülerek gözaltına alınan şarkıcı Haluk Levent’in savcılığın kendisi hakkında soruşturma yürüttüğünü 15 gündür bildiği veya sezdiği ortaya çıktı.

Savcılık ve Emniyetten medyaya sızan haberlere göre Bursa’da gözaltına alındığında üzerinden dört ayrı telefon çıkan Haluk Levent, polise bu telefonların şifrelerini vermedi. Telefonlarının elinden alındığı anlaşılan Levent buna rağmen gözaltındayken sosyal medyadan paylaşım yaptı.

Haluk Levent’in paylaşımı şöyleydi:

“Sevgili dostlarım,

Gözaltına alınmadan önceki akşam İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’a mesaj attım. 15 gündür de her gün mesaj atmaya devam ediyorum.

-Dedim ki: “Sayın Bakanım, benim özel hayatımı Ahbap ile ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Gelin, çok acil gelin; deprem sürecinden bugüne kadar olan her şeyi denetleyin ve kamuoyuyla paylaşın. Kişisel borç-alacak ilişkilerimi Ahbap ile ilişkilendirmeyin.”

-Biliyorum, bu bombardıman altında gerçeği açığa çıkarmak güç ve zaman alacak ama netice olarak haklılığımız tescillenecek.

-Sevgili dostlarım,

-Asıl bombayı bekleyin. Yakında yapacağım açıklamalarda göreceksiniz. En baştan bu sürece nasıl gelindiğini öğrenecek ve hayretler içerisinde kalacaksınız.

-Tekrar belirteyim: Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır. Ancak ısrarla bununla ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Zaman her şeyi gösterecek.”

Bu mesajdan Haluk Levent’in en azından 15 günden beri hakkında sürdürülen soruşturmadan haberi olduğu veya bu soruşturmanın varlığı ile konusunu sezdiği ve bu konuda İçişleri Bakan Yardımcısına masumiyetini ispat etmek istediği anlaşılıyor.

Bülent Turan cevap verdi

Haluk Levent’in “15 gündür mesaj atıyorum” dediği İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, “Sivil toplum, hepimize ait olan, demokrasinin birinci derece sit alanıdır. Bırakalım, kararı, sosyal medya değil, yargı versin”  dedi.

Turan, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemizdeki yaklaşık 103 bin dernek, Bakanlığımız bünyesindeki Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz tarafından 5253 sayılı Dernekler Kanunu’na göre hem Mülkiye Müfettişleri hem de Dernekler Denetçileri tarafından denetlenmektedir. Bu denetimler, gelişigüzel mesaj veya taleplere göre değil, idarenin risk değerlendirmesi, adli / idari mercilerden gelen talepler veya şikâyetler doğrultusunda yapılmakta ve bulgular, Cumhuriyet Başsavcılıkları başta olmak üzere ilgili kurumlarla paylaşılmaktadır. Sivil toplum, hepimize ait olan, demokrasinin birinci derece sit alanıdır. Bırakalım, kararı, sosyal medya değil, yargı versin.”

Hüseyin Başaran’ın şikayeti

Yine medyada yer alan haberlere göre Haluk Levent hakkındaki soruşturma Hüseyin Başaran isimli iş insanının savcılığa yaptığı bir suç duyurusundan sonra başlamış olabilir.

Altı yıl önce bir uçak kazasında kızı Mina Başaran’ı kaybeden Başaran Holding patronu, Ahbap derneğine değeri 60 milyon dolar olan gayrımenkuller bağışlamış, bağış yaparken şartı ise kız öğrenci yurdu yapmakmış.

Başaran zaman içinde gayrımenkullerin kimsesiz kız çocukları için yurt yapılmak yerine başka amaçlarla kullanıldığını görünce savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığına yapılan bu başvuru, merkeze İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığa yönlendirilmiş.

Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran’ın avukatı, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda, güncel değeri yaklaşık 60 milyon dolar olan 22 gayrimenkulün Haluk Levent’in de aralarında bulunduğu şüpheliler tarafından hileli yollarla ele geçirilmeye çalışıldığını öne sürdü.>Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede, Can Başaran, Başaran Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş., Başaran Trabzon Çimento San. Tic. A.Ş. ve Bordo Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. müşteki olarak yer aldı. Dilekçede Haluk Levent, Y.K. ve E.Ö.Ç. şüpheli olarak belirtildi. Şirket avukatı Fatih Erdöl tarafından sunulan dilekçede şüphelilerin iştirak halinde, kamuoyundaki dernek ve şahıs güvenini istismar ederek dolandırıcılık yaptıkları ve ivedilikle şüpheli E.Ö.Ç. ve sahibi olduğu paravan şirkete hileli devirler yapılarak malvarlığının kaçırılması eylemlerine karıştıkları öne sürüldü.

Dilekçede şüphelilerin AHBAP Derneği sayesinde kazandıkları kamuoyu güvenini kullanarak kurdukları organize şebeke sayesinde dolandırıcılık yaptıkları da iddia edildi.

Avukat Fatih Erdöl dilekçede, “Müvekkillerimiz, uzun yıllardır ticari hayatın içinde dürüstlük ilkelerine bağlı olarak faaliyet gösteren, ülkemize değer katan saygın kişi ve kurumlardır. Şüpheliler ise müvekkillerimizin sahip olduğu ve güncel değeri yaklaşık 60 milyon Amerikan Dolarını bulan devasa malvarlığını haksız ve hileli yollarla ele geçirmek amacıyla son derece planlı, sistematik ve organize bir suç örgütü mantığıyla hareket etmişlerdir. Bu derece ülke çapında tanınan bir ticari yapı yetkililerinin milyarlarca Türk lirasını bulan bir dolandırıcılığa maruz bırakılması, Haluk Levent ve AHBAP Derneği gibi kamuoyunda güven sağlamış aktörlerin organize bir şekilde hareket ettiğinin en açık göstergesidir” ifadelerine yer verdi.

Dilekçede 3 Şubat 2026 günü Haluk Levent ve Y.K’nin şirket yetkilisi ’ın ofisine geldikleri, bu görüşmede Levent’in AHBAP derneğinin kurucusu olduğunu özellikle belirterek, üniversitede okuyan kimsesiz kız çocuklarına yurt yaptırmak amacıyla gayrimenkulleri dernek adına satın almak istediklerini söylediği aktarıldı. Dilekçenin devamında “Hüseyin Başaran, geçmişte çok sevdiği kızını elim bir uçak kazasında kaybetmiş olmanın verdiği derin manevi hassasiyetle ve kimsesiz kız çocuklarının hayata atılmasını desteklemek gibi ulvi bir amaçla bu projeyi tereddütsüz kabul etmiştir. Görüşmeler esnasında şüpheliler başlangıçta ödemeyi senetle yapmak istemiş, ancak bu durum müşteki tarafça kesin bir dille reddedilmiştir. Bunun üzerine şüpheliler strateji değiştirerek, taşınmaz bedellerinin Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nden temin edilecek yardım fonları ile ödeneceğini ve bu fonların Y.K.’nin hesabına aktarılacağını vadetmişlerdir” ifadelerine yer verildi.

Haluk Levent ve Y. K.’nin sözde fon yetkililerinin parayı gönderebilmesi için öncelikle taşınmazların tapularının fon yetkilisi olduğunu söyledikleri Y.K.’ya devredilmesi gerektiği bahanesini öne sürdükleri de dilekçede aktarıldı. Dilekçenin devamında “Müvekkilin maliki olduğu binlerce taşınmazın devir ve takip işlemleri, iş yoğunluğu ve bürokratik süreçlerin ağırlığı sebebiyle, 16 yıllık çalışanı olan F.A.’ya tevdi edilmiştir. Devam eden süreçte Haluk Levent, Y.K. ve AHBAP iştirak halinde hareket ederek müvekkil çalışanı F.A.’yı kandırmış ve üzerinde ağır bir baskı oluşturmuşlardır. Şüpheliler, fon ödemelerinin yapılabilmesinin yegane yolunun taşınmazların Y.K.’yi devredilmesi olduğu, devrin gerçekleşmemesi halinde ödemelerin durdurulacağı yönünde asılsız ve hileli beyanlarla devir işlemlerini temin etmişlerdir” açıklamasında bulunuldu.

Dilekçede, müvekkilleri tarafından, vekaletle işlem yapma yetkisine sahip olan F.A.’ya devir yapılması talimatı verilmediği ancak şüphelilerin taşınmazların satışı için vekaletnamesi bulunan F.A.’yı akıl almaz yalanlar ve hilelerle kandırdığı da öne sürüldü.

Avukat Fatih Erdöl tarafından dilekçenin devamında “Sadece 1 tapu için tapu bedelinin çok altında bir miktar ödenmiştir. Diğer 21 taşınmaz için hiçbir ödeme yapılmamıştır. Gerçekleşen eylemin bir dolandırıcılık faaliyeti olduğunu idrak eden F.A. , müvekkil şirket yetkilisini derhal bilgilendirerek süreci gün yüzüne çıkarmıştır. Müvekkilin hiçbir talimatı ve onayı olmaksızın, şikayete konu taşınmazlar ve bunun gibi toplam 22 adet değerli gayrimenkul Y.K.’ya devredilmiştir” ifadeleri kaydedildi.

Dilekçenin devamında şüphelilerin haksız devir işleminden sonra taşınmazları ellerinden çıkarmak için zamanla yarıştıkları belirtilerek “Sözde iyi niyetli üçüncü kişi kazanımı kisvesi oluşturmak amacıyla, taşınmazlar sadece 24 saat içinde diğer şüpheli E.Ö.Ç.’ye ve bizzat bu şüphelinin tek yetkilisi olduğu şirkete devredilmiştir. Devam eden süreçte şüpheli Haluk Levent, taşınmaz bedellerinin ödeneceği taahhüdünde bulunarak müvekkil şirket yetkililerini sürekli olarak oyalamıştır. Müvekkil şirket yetkilileri, Haluk Levent, Y.K. ve E.Ö.Ç. tarafından organize bir şekilde dolandırıldıklarını ancak medyada çıkan neticesinde acı bir şekilde anlamışlardır” ifadelerine yer verildi.

Şikayet dilekçesinde “En sarsıcı ve tehlikeli gerçek, ülkemizde milyonlarca insanın güvendiği bir ismin ve derneğin bu iğrenç dolandırıcılık planına alet edilmesidir. Şüpheli Haluk Levent ve onun kurucusu olduğu , toplumun en hassas olduğu zamanlarda yardım faaliyetleriyle ön plana çıkmış birer güven sembolüdür. Bu şahıs ve kurum, kamu kurumların bile ötesinde sarsılmaz bir kamuoyu güveni inşa etmeyi başarmışlardır. Şüpheli Haluk Levent ve diğer şebeke üyeleri, müvekkillerimizin karşısına çıktıklarında tam olarak bu sosyolojik ve psikolojik güven duvarına yaslanmış, bu itibarı kötü emellerine siper etmişlerdir” denildi.

ABB açıklama yaptı: ‘AHBAP’la protokol Kasım 2025’te tek taraflı feshedildi’ABB açıklama yaptı: ‘AHBAP’la protokol Kasım 2025’te tek taraflı feshedildi’

Oğuzhan Uğur: Haluk Levent’ten sekip bana salça olmaya çalışanlar varOğuzhan Uğur: Haluk Levent’ten sekip bana salça olmaya çalışanlar var

Haluk Levent’le ilgili iddialar dudak uçuklatıcıHaluk Levent’le ilgili iddialar dudak uçuklatıcı

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.