Soma’nın yıldönümü: Ölen 301 madencinin ailelerine ‘doğrudan zarar görmediniz’ dendi

301 madencinin ölümüyle ilgili kamu görevlileri davasında mağdur ailelerin davaya katılma talebini “doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle  mahkeme de istinaf da reddetti.

Gündem 13 Mayıs 2026

Soma katliamında 301 madencinin yaşamını yitirdiği davada kamu görevlileri yargılanırken mağdur ailelerin davaya katılma taleplerinin “doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedilmesine yönelik istinaf başvurusu da reddedildi. 

13 Mayıs 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden faciasına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada yeni bir hukuki süreç başladı. Faciada yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının davaya katılma talebi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi. Bu karara karşı ailelerin yaptığı başvuru da reddedildi.

Aillerin avukatları dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne taşıdı. İtiraz dilekçesinde mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “mahkemeye erişim hakkı”, “adil yargılanma hakkı” ve “hakkaniyetli yargılama ilkesi”ni ihlal ettiği savunuldu.

Soma katliamına ilişkin kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan bazı bürokratlar, müfettişler ve Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) görevlilerinin de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianame Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Aralık 2023’te kabul edildi.

Yargılama sonucunda mahkeme 29 Nisan 2025’te 10 sanığın beraatine, 18 sanığın ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezalarına hükmetti. Bazı sanıklar hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi.

Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi “görevi kötüye kullanma” suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 16 sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verdi, diğer sanıklar yönünden ise yerel mahkeme kararlarını esastan onadı.

Ancak faciada yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının istinaf başvuruları “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi. Bu karara karşı ailelerin avukatları yeniden itiraz yoluna gitti.

İtiraz dilekçesinde “301 kişinin öldüğü ve 176 kişinin yaralandığı bir olayda eşini kaybeden müvekkilin suçtan doğrudan zarar görmediği iddiası hukuka açıkça aykırıdır” ifadelerine yer verildi.

Başvuruda ayrıca kamu görevlilerinin denetim görevini yerine getirmediği, bunun yaşam hakkı ihlali doğurduğu ve mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “silahların eşitliği” ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerine de atıf yapılarak hak ihlali olduğu ileri sürüldü.

Avukatlar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılmasını ve Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ve itirazların yeniden değerlendirilmesini talep etti.

TMMOB’dan Soma açıklaması: 301 madencimizi unutmadık, unutmayacağız

Soma Katliamı’nın 12’nci yılında açıklama yapan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz “Soma’da yaşananlar ne kaderle ne de tesadüfle açıklanabilir. İnsan yaşamı yerine şirketlerin kârını esas alan politikalar, 301 madencimizin yaşamına mal olmuştur” dedi. Koramaz imzasıyla Katliamı’nın 12’nci yılı dolayısıyla yapılan açıklamada 13 Mayıs 2014’te yaşamını yitiren 301 madenci anıldı. 

Ülke tarihinin en büyük madencilik felaketi olan Soma Katliamı’nın üzerinden 12 yıl geçti. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, facianın yıldönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Soma’da yaşamını yitiren 301 madenciyi andı.

“Soma’da yaşananlar ne kaderle ne de tesadüfle açıklanabilir” diyen Koramaz, facianın işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin maliyet unsuru olarak görülmesinin sonucu olduğunu belirtti. Koramaz, “İnsan yaşamı yerine şirketlerin kârını esas alan politikalar, 301 madencimizin yaşamına mal olmuştur” ifadelerini kullandı.

Aradan geçen 12 yıla rağmen iş cinayetlerinin durmadığını belirten Koramaz, madenlerde, inşaatlarda, fabrikalarda ve işyerlerinde emekçilerin güvencesiz çalışma koşulları altında yaşamlarını yitirmeye devam ettiğine dikkat çekti.

Emek sömürüsünü derinleştiren politikaların ve denetimsizlik anlayışının yeni Soma’ların yaşanmasının önünü açtığını kaydeden Koramaz, madencilerin bugün de düşük ücretlere, güvencesiz çalışma koşullarına ve hak gasplarına karşı mücadele etmek zorunda bırakıldığını ifade etti. Koramaz, Doruk Madencilik başta olmak üzere birçok işyerinde madencilerin en temel hakları için mücadele ettiğini belirtti.

Açıklamada, Soma Katliamı’nın yalnızca emek politikalarının değil, aynı zamanda sermayeyi ve rantı koruyan hukuk sisteminin de sonucu olduğu vurgulandı. Koramaz, dava sürecinde yaşananların ve verilen kararların, yaşamını yitiren 301 madencinin acısı üzerine adaletsizlik duygusunu büyüttüğünü söyledi.

Kamu görevlilerinin yargılandığı davada istinaf mahkemesinin zamanaşımı kararı vererek dosyayı kapatmasını da hatırlatan Koramaz, bunun kamu sorumluluğunun yargı eliyle görünmez kılınmasının yeni bir örneği olduğunu belirtti. Koramaz, “Gerçek sorumluları koruyan ve cezasızlığı esas alan bu anlayış, toplumun vicdanında derin yaralar açmıştır” dedi.

Koramaz, TMMOB olarak eşit, özgür, demokratik ve emekten yana bir ülke ile insanca çalışma ve yaşam koşullarının sağlanması için mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.