Kahramanmaraş’ta 8 öğrenci ile 1 öğretmenin yaşamını yitirdiği silahlı saldırının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu geçici süreyle eğitim-öğretime kapatıldı.
Kahramanmaraş’ta 8 öğrenci ile 1 öğretmenin yaşamını yitirdiği silahlı saldırının yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu, geçici süreyle eğitim-öğretime kapatıldı.
Kahramanmaraş’ta İsa Aras Mersinli’nin babasına ait 5 silah ve 7 şarjörle önceki gün eğitim gördüğü Ayser Çalık Ortaokulu’nda düzenlediği silahlı saldırının ardından kentteki okullarda eğitim- öğretime 2 gün ara verildi.
Eğitimin pazartesi günü başlayacağı kentte Ayser Çalık Ortaokulu, çocukların içinde bulundukları psikolojik durum ve velilerin talepleri doğrultusunda Kahramanmaraş Valiliği tarafından geçici süreyle eğitim-öğretime kapatıldı. Burada eğitim gören öğrencilerin ise çevre okullara nakledileceği belirtildi. Okulla ilgili nihai kararın ise ilerleyen süreçte verileceği bildirildi.
Kahramanmaraş Valiliği’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
15 Nisan 2026 Çarşamba günü Onikişubat ilçemizde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen elim olay nedeniyle;
20 Nisan 2026 Pazartesi gününden itibaren Ayser Çalık Ortaokulu’nun tüm öğrenci ve personelinin eğitim-öğretim faaliyetlerine Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında devam etmesine karar verilmiştir. Eğitim süreci, Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu öğrencilerinin sabahçı, Ayser Çalık Ortaokulu öğrencilerinin ise öğlenci olacağı şekilde ikili eğitim modeliyle sürdürülecek olup ders süreleri 35 dakika olarak uygulanacaktır.
Ayrıca, Ayser Çalık Ortaokulu bünyesinde bulunan anasınıfının Şirinler Anaokulu’na taşınmasına karar verilmiştir.
Annelerin tepkisi de bu doğrultudaydı
Bu arada Kahramanmaraş’ta İsa Aras Mersinli’nin silahlı saldırısı sonucu 1 öğretmen ile 8 öğrencinin öldüğü okula gelerek oğlunun eşyasını alan Mine Küçükönder çocuklarının hala saldırı günün şokunu üzerinden atamadığını söyledi. Küçükönder, “Saldırganın yanından geçiyorlar, ‘O sırada hala sıkıyordu anne’ diyor. ‘Hala sıkmaya devam ediyor. Bizi görmedi ama’ diyor” dedi.
Küçükönder 6’ncı sınıfta okuyan oğlunun saldırıyı yara almadan atlattığını ancak diğer çocuklar gibi o günün travmasını yaşadığını söyledi. Oğlunun okuldan kaçtıktan sonra bir kişinin cep telefonu yardımıyla kendisine ulaştığını belirten Küçükönder, “Oğlum olayın gerçekleştiği katta değilmiş, bir üst katta eğitim görüyordu. Sesler duyuyor, sınıfta hocalar yok. Herkes sendika toplantısına gitmiş ders boş gibiymiş. Sonra nöbetçi öğretmen geliyor, ‘Kapıyı açtı’ diyor. Sınıfta oturmamızı söyledi, trafo patladı gibi bir algı yaratıyor. Bunun üstüne çocuklar trafo olmadığını anlıyorlar, ‘Bu silah sesi’ diyorlar ve korkuyorlar. Birkaç dakika sonra Abdullah Hoca geliyor, ‘Çocuklar hadi gelin hep beraber kaçıyoruz’ diyor. Saldırganın yanından geçiyorlar, ‘O sırada hala sıkıyordu anne’ diyor. ‘Hala sıkmaya devam ediyor. Bizi görmedi ama. Biz onun yan tarafından merdivenden inmek durumundaydık kaçmak için’ diyor. ‘Biz o can havliyle okulun tellerine çıktık, tellerden atladım’ diyor” diye konuştu.
Pazartesi günü okulların açılacağını belirten Mine Küçükönder, “Okulları açsınlar ben göndermek istemiyorum birçok veli gibi. Kimse göndermek istemiyor. Özellikle bu okul olduğu için hani bu okulda okuyanlara hiç sanmıyorum kimsenin göndereceğini. Çünkü başka okullardaki çocuklar okula gitmek istemiyor, olaya şahit olmayan çocuklar. Bizimkiler birebir her şeyi gördüler, yaşadılar maalesef. Yani okulda bir korunak yok ki. Bu anılarla, bu kötü duygularla ben çocuğumu nasıl göndereceğim ben bu okula? Ya bizi başka bir okula göndersinler, bu çocukları alsınlar bir yerlere yerleştirsinler. Ya bu okulu kapatsınlar ya bu okulu yıksınlar ve yeni bir anıların olmadığı, bu kötü anıların olmadığı bir okul yapsınlar. Çünkü hiç kimse göndermeyecek. Ben buraya güvenemiyorum ki çocuğumu. Yani bir daha birinin yapmayacağı ne malum? Kapıda hala hiçbir güvenlik yok” dedi.