DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

Çoban Osman babadan habersiz başladı, Cumhurbaşkanı’ndan ödül aldı

Antalya’da ömrünü dağlarda hayvan otlatırken çalmaya başladığı Yörük çalgısı üç telli curaya adayan Osman Kırca (71), Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülünün sahibi oldu.

Kültür Sanat 7 Temmuz 2026

Kaş ilçesinde çocukluk yıllarında Torosların sarp kayalıklarında çobanlık yaparken müziğe merak salan Osman Kırca, yarım asrı aşan ömrünü unutulmaya yüz tutmuş bir Yörük geleneğine adadı. Çocukluk yıllarında babasının, telleri koparır endişesiyle sazına dokundurmadığı Kırca, 15 yaşında göç yollarında eline aldığı 3 telli curasıyla atalarının mirasını günümüze taşıdı.

Babasından gizlice hayvanları otlatırken çalmaya başladığı curasıyla doğanın ritmini bestelere döken Kırca, yeteneğiyle de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ödülünün sahibi oldu. Ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Kırca bu kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.

Müzik öğretmenlerine de cura eğitimi verdiğini söyleyen Osman Kırca “Bu üç telliyi 15 yaşında aldım elime. O zamanlar çobanlık meşhurdu ve göç oluyordu. Biz develerle bütün göç yollarında konaklayarak yaylaya göçtük. O zaman çobanlar boğaz çalardı. Onu bu üç telliye dökmüşler. Ben de ona şahidim zaten. Bu boğazları da ben bu şekilde çalıyorum. Atalardan kalma. Bunları zaten benden önce çalanlar vardı. Bu üç telliyi çalan yok. Müzik öğretmenlerini çok yetiştirdim, 200 öğrenciye ders verdim. Notaya gittikleri için illaki kıvırıyorlar. Atalarımızda nota mı varmış? Ben bunu notayla mı öğrendim? Nota güzel ama çocuklar illa benim çaldığımı çalamıyor” dedi.

Şartlar gereği çobanlık yapmak zorunda kaldığını söyleyen Osman Kırca “O zaman babamın hayvanları biraz fazlaydı. Mesleği bırakma şansım yok. Ben 5’inci sınıftan çıktım, matematiğim çok kuvvetliydi. Öğretmen ‘Bu çocuğu okut’ dedi, ben çok ağladım zırladım ama okutmadı. Atalarda bunlar var o zaman. İyi kötü yapanlar var, ellerinde. Babamın haberi yoktu. Amcamın oğluna ‘Bana bir cura bul’ dedim. Babam sazını elletmezdi, tel yok diye. O zaman tel gemiyle geliyordu. Sonra hayvanların arkasında curaya başladım. Allah’ıma şükür bu dağlarda, göçlerde, bellerde bunu çalarken buralara kadar ulaştık. Güney Kore’ye kadar şu üç telli beni uçurdu” diye konuştu.

Cura sayesinde onlarca dost edindiğini söyleyen Kırca “Nice dostlar kazandırdı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan da ödül aldık. Bugüne kadar gelen herkese çaldım, söyledim. Bir gün Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan geldiler. 12 gün boyunca memlekette ne kadar cura çalan varsa izlemişler, dinlemişler. Sonrasında bana bir telefon geldi. ‘Sen Cumhurbaşkanından Ankara’da ödül alacaksın’ dediler. Seçimle verilen bir ödülmüş” dedi.

Yaşına rağmen konserlerine devam ettiğini belirten Kırca “Yörük dernekleri var, göçleri var mesela. Oralarda konserler veriyordum. Binlerce yere götürülüp getiriliyoruz. Müzik yolda belde çalınan bir alettir, çok kıymetlidir bu. Bunların kıymetini keşke çocuklara geriye dönmüş olsa da çalsalar. 

Bunlar unutulmasın diye ben çok şeyler yaptım. İsterim ki devlet bize bir okul yapsın, ben çocukları okutayım. 6 çocuğum var. En ufak oğlum çalıyor. Benden üstün. Ben sazlarımın hepsini ona verdim. Ama o da konserlere gitmiyor. Evde benimle çalıyor. Bu cura bana binlerce dost kazandırdı. 5-10 keçim var. Eski eserleri unutmayayım diye buralarda çalıyorum. Yaşlandım artık, çalarken de yoruluyorum” diye konuştu

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.