Kızılcık Şerbeti: Geçmişe mazi diyemedik

‘Kızılcık Şerbeti’nin 135. bölümünde güncel dertlere geçmişin hayaletleri eklendi. Başak Cemo’nun babasının, Çimen eski kocasının, Asil ve Nursema geçmeyen aşklarının gölgesiyle mücadelede.

Dizi 2 Mayıs 2026

Geçen hafta İlhami ve Ulvi’nin (Fatih Gühan, Hamdi Alkan) pintiliği yüzünden çıkan yangında Nursema’yı Asil (Ceren Yalazoğlu, Erkan Avcı) kurtarmıştı. Bu bölümde İlhami, insanların aklında Asil’in kahraman, kendisinin ise ‘karısını ve babasını yangında bırakan adam’ olarak yer etmesinin ağırlığı altında pestile döndü. Tuncay’ın (Hakan Karahan) düzenlediği gecede Nursema’nın açık artırmadaki hat çalışmalarını Asil’in satın almasıysa bardağı taşıran son damlaydı. Sonrası kaos!

Eski koca gitti, derdi bitmedi

Kimsesiz çocuklar hayrına düzenlense de daha ziyade Adsız Kaoskolikler toplantısına dönen bu gecenin diğer bombası da Çimen ve Emir’de (Selin Türkmen, Yalçın Hafızoğlu) patladı. Çimen’in, yüzünü şeytan göresice eski kocası Gökhan (Hasan Emre Avcı) davetliler arasında boy göstermekle kalmayıp Çimen’e selam verince, Çimen onun kimliğini Emir’den gizleyince, Emir gerçekleri anasından öğrenince… Gerisini tahmin edersiniz!

Cemo gitti, derdi bitmedi

‘Cemo’nun babası’ meselesi Başak ve Fatih’in (Seray Kaya, Emre Dinler) arasını hepten açarken bize de fenalık geçirtti. Hobi olarak eşlerini takip ettiren Fatih bu gizemi çözmek için yine aynı yönteme başvursa da bir cevap alamadığı gibi üstüne bir de Başak’ı, (muhtemelen kardeşi çıkacak) bir delikanlıyla aynı evde bastı.

Dizi yansıması

🔴 Başak’ın başına kötü bir şey gelmiş olmasını dilemeyiz elbette; ama beklentiyi o kadar yükselttiniz ki Cemo’nun babası Başak’ın hatırladıkça tetiklendiği bir olayın öznesi çıkmayacaksa bu yarattığınız gizemle ilgili size laflar hazırlayacağız!

🔴 Dizi ‘en kötü kararı kim verecek’ yarışına döndü âdeta. Hadi İlhami’nin yangında bir tek kendini düşünmesini can havline bağlayalım… Sonrasında bölümü Nursema’dan ve babasından özür dileyerek, onlara ne kadar değer verdiğini göstermeye çalışarak geçirmek yerine Asil’e kurulmakla meşgul oluşunu aklayamıyoruz. Bu arada Ulvi dede yangında ölür sanmıştık ama onu da Abidin (Serkan Rutkay Ayıköz) kurtarmış.

👉 Sıra dayağında Asil: Nursema’yı ateşlerden aldın, bu uğurda ölümden döndün Allah razı olsun da, kızın hatlarını satın almak nedir. Tamam hocam en kahraman sensin, en centilmen sensin. Pamuk gibi imamımızın geldiği halden siz sorumlusunuz valla!

👉 Sıra dayağında Çimen: Normal bir insan evladı, selam vermeye gelen Gökhan’a “Bak bu eşim” diyerek Emir’i tanıtır. Hadi Gökhan’ı görünce şok oldu diyelim… Bacımcığım, Emir zaten eski evliliğini öğrenince sana destek olmuştu. Bunun verdiği yetkiye dayanarak çıkarırsın onu bahçeye, “Eski kocam olacak şerefsiz oydu, ama olay çıkaracaksan içeri girmeyelim” dersin. Bunlar hep İletişim 101.

👉 Biz herkesi sıra dayağından geçirme konusunda objektifiz, ancak Abdullah (Ahmet Mümtaz Taylan) için aynısını söyleyemeyiz. Kendisi kadınlardan hatasız bir hayat beklerken hemcinslerine olan hoşgörüsüyle meşhur. Reşit değilken hamile kalıp bebeğini vermek zorunda kalan Başak’ı meydanda sallandırmadığı kalan Abdullah, İlhami karısını (yani Abdullah’ın bizzat kendi kızını) ve babasını yangında bırakınca “İnsanlık hali” martavalı okudu.

Biri Elif’i durdursun

🔴 Şimdi bahsedeceğimiz kötü karar başlı başına bir madde olmayı hak ediyor: Bizim ahlak bekçisi Salkım’ın kızı Elif (Özge Borak, Zeynep Parla) eve oğlan attı, inanır mısınız!

👉 Her şey Elif’in Tuncay tarafından azarlanmasıyla başladı. Bizim ayran gönüllü olduğu kadar yarım akıllı Elif’imiz yine memelerini de alarak Tuncay’ı ziyarete gitti. Adamcağız kıza herhangi bir ilgisi olmadığını kibarca anlatmaya çalıştı ama Elif kendi hayal âleminde Tuncay’la evlenmiş, üç çocukları olmuş bile. O kibarcacık adam bile en sonunda çileden çıkıp bastı buna azarı.

👉 Kovulmaktan beter olan Elif kendini bir taksiye attı. Şoförümüz olan delikanlı, ağlayan Elif’e mendil uzatarak tuttuğu insanlık direksiyonunu “Derdin neyse bana çay bahçesinde anlat” diyerek flörte kırınca olan oldu. Normal şartlarda şöyle şoföre denk gelsek tedirginlikten elimiz ayağımız boşalır; ama o çay bahçesine gidildi, telefonlar alındı, Elif kafasında evlilik senaryosunu yazdı bile.

👉 Tuncay’ın düzenlediği geceye katılacak yüz bulamayan Elif, şoförden yüz bulunca kimse yokken onu köşke davet etti. Nasıl bir libidoysa her yerinden muhafazakârlık fışkıran evde, üstelik rastgele biri olmasını umursamayacak deli cesaretiyle başladı bununla sohbete. Ve fakat çocuk, Elif’in tuhaf bir birey olduğunu anlar anlamaz sevgilim var ayağına tüydü.

👉 İşin magazinini bir kenara bırakırsak, Boğaziçi Üniversitesi mezunu gencin ek iş olarak taksicilik yapması bize ülkemizle ilgili bir şeyler fısıldıyor. (Ve hayır, taksi şoförlüğü de değersiz değildir.)

🔴 Daha kolay entrika yazılabilsin diye herkesi Ünal evde toplamaya ant içmiş senaristlerimiz yine yapacağını yaptı ve evleri yanan Nursemalar da Ünallara taşındı. Köşkün kaç odalı olduğu hesabına parmak yetmediği için çiftimiz senaristleri kurtararak müştemilata yerleşmeye karar verdi.

👉 Ama hem izleyicilerle hem de çiftimizle dalga geçercesine Ulvi oraya taşınmadı. E kendi evi de kirada olduğuna göre sokakta mı yatacak? Hayır efendim, cami grubundan Muzaffer Bey’in evinde kalacakmış. Tek bir soru soruyoruz: Oğlunun evlendiği gece ne halt etmeye gençlerin dibinde bittin o zaman be adam?

Kamu spotu köşesi

🔴 Diziye hem kötü biri hem de mafya olarak giren Tuncay ne ara kimsesiz çocuklar yararına bir gece düzenleyecek hale geldi, şaşkınız. Aslında değiliz… Dizimizin yeni karakterlerle ne yapacağını bilememesine Meri’den, bu nedenle rotayı tam tersine çevirmelerine Giray’dan alışkınız. Tuncay da böyle bir vaka işte. Ve fakat şiddetin güzellenmesi konusunu tartıştığımız geçen haftalardan sonra dizilerdeki bu ‘iyi mafya’ anlatısının derhal bitmesi gerek.

👉 Şaşırmamamız için bir neden daha var, o da gerçek hayatta da bunun örneğini görmemiz. Kara para aklama misali, karanlık ve nüfuzlu bireyler kirli işlerini (ve vicdanlarını) aklama yöntemi olarak ekseriyetle hayır işlerler.

🔴 Elif’in meme büyütmesinden estetiğin bu denli yaygınlaşmasına dair kamu spotu çıkarılır sandıysak da tam tersine maruz kalıyoruz. “Herkesin kendinin en iyi versiyonu olmasında ne sorun var?” repliğini Tuncay’a yazmaları yetmemiş olacak ki Elif’in silikonlarını çıkarmak için danışılan doktora da yazmışlar. İnsanların özgüvensizliğinden beslenen bu sektörden etkilenmeye açık olanlarınıza naçizane diyeceğimiz odur ki herkes kendinin en iyi versiyonu değil, birbirlerinin bir versiyonu oluyor. Trend ne ise onun bir versiyonu oluyorlar.

136. bölüm fragmanı

Künye
Yayın mecrası: Show TV
Yapım: Gold Film
Yapımcı: Faruk Turgut
Yönetmen: Özgür Sevimli
Senaryo: Melis Civelek, Zeynep Gür
Müzik: Ece Ölçer, Serkan Ölçer
Oyuncular: Evrim Alasya, Barış Kılıç, Ceren Yalazoğlu, Erkan Avcı, Özge Borak, Seray Kaya, Emre Dinler, Feyza Civelek, Selin Türkmen, Yalçın Hafızoğlu, Hakan Karahan, Fatih Gühan, Özlem Çakar Yalçınkaya, Serkan Rutkay Ayıköz, Zeynep Parla, Vurgun Adalayı, Nurhayat Karaca, Barlas Kartal, Büşra Alnıtemiz, Hasan Emre Avcı, Yiğit Kalkavan, Berke Üsdiken, Hilal Çikot. Servet Pandur, Neslihan Yeldan, Ahmet Mümtaz Taylan, Aliye Uzunatağan, Hamdi Alkan.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.