Türkiye uzun yıllardır yaz saati uygulamasından, saatleri ileri almaktan vazgeçti ama Avrupa bunu hala uyguluyor. Pazartesi sabaha karşı yaz saati bitti, saatler normal zamana, yani bir saat ileri alındı, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasındaki saat farkı arttı.
Türkiye vazgeçmiş olsa da dünyanın pek çok ülkesi yaz saati uygulamasına devam ediyor ve uygulamada pazartesi sabaha karşı Avrupalılar saatlerini 1 saat ileri alarak yaz saatini sonlandırıp normal zamanlarına geri döndü. Yaygın inanışın aksine “kış saati” diye bir uygulama yok, kışın kullanılan zaman dilimi o ülkelerin normal zaman dilimleri zaten.
Avrupa ülkelerinin yaz saatini bu yıllık bitirmesiyle birlikte, Türkiye ile aralarındaki saat farkı da arttı. Artık Yunanistan’la aramızda 1 saat, merkezi Avrupa ile 2 saat ve en Batıda kalan İspanya, Portekiz ve İngiltere gibi ülkelerle 3 saat zaman farkımız var.
Türkiye, 2016 yılında saatleri değiştirme uygulamasından vazgeçip sabit bir zamana geçtiğinde öteden beri bulunduğu saat dilimini de değiştirmiş, GMT-2 yerine, GMT-3 saat dilimine yerleşmişti. Bu, Türkiye ile örneğin tam GMT-0 saat diliminde yer alan İngiltere ile zaman farkını 3 saate, GMT-1’de olan merkezi ve Batı Avrupa ile olan saat farkını da 2 saate çıkartmıştı.
Avrupa’da 28 Mart 2027’de saatler yeniden bir saat ileri alınarak yaz saati uygulamasına geçilecek. Saat değişiklikleri mart ve ekim aylarının son pazar günlerinde yapılıyor.
Yaz saati uygulaması tartışılıyor
1970’li yıllardan itibaren birçok Avrupa ülkesinde kullanılan yaz saati uygulaması, olası etkileri nedeniyle tartışılmaya devam ediyor.
Uygulamaya karşı çıkanlar, saat değişikliklerinin uyku düzenini bozabileceğini ve günlük yaşam üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini savunuyor.
Avrupa Komisyonu’nun 2018 yılında yaptırdığı ankete 4,6 milyon kişi katılmış, katılımcıların yüzde 84’ü saat değişikliği uygulamasının kaldırılmasından yana görüş bildirmişti.
Bunun üzerine Avrupa Komisyonu, Eylül 2018’de Avrupa Birliği genelinde saat değişikliği uygulamasına son verilmesini önermişti.
Avrupa Parlamentosu da öneriye 192’ye karşı 410 oyla destek vermişti. Ancak üye ülkelerin temsil edildiği AB Konseyi’nde ortak karar alınamaması nedeniyle uygulama bugüne kadar devam etti.