Türk Toraks Derneği 75 yaş ve üzerindeki herkese ve kronik hastalıklara sahip 50–74 yaşındaki bireylere RSV aşısı önerdi.
Respiratuvar sinsityal virüs (RSV) her yaştan bireyde solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabiliyor.
Çoğunlukla hafif belirtilerle seyrediyor. Fakat bebeklerde, geçkin bireylerde, astım, KOAH, bronşektazi gibi kronik akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve bağışıklık sistemini baskılayan hastalıkları bulunanlarda zatürre ve solunum yetmezliği gibi ciddi alt solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabiliyor.
Sağlık Bakanlığı’nın Haftalık Solunum Yolu Virüsleri Sürveyans Raporu’nda RSV’ye ilişkin veriler de yer alıyor.
28 Eylül-4 Ekim 2026 haftasını kapsayan en güncel rapora göre solunum yolu enfeksiyonu geçiren hastalardan alınan numunelerde henüz RSV tespit edilmedi. Kış aylarında kapalı ve yeterince havalandırılmayan ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesiyle birlikte her sezon olduğu gibi RSV vakalarında da artış bekleniyor.
2-6 Kasım RSV Farkındalık Haftası sebebiyle Türk Toraks Derneği Solunum Hastalıkları Çalışma Grubu’nun yayınladığı açıklamada, RSV aşılarının ağır hastalık riskini azaltmadaki önemine dikkat çekildi.
Gebelikte aşılamayla annede oluşan antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçmesini sağlayarak yaşamın ilk aylarında ağır RSV hastalığına karşı koruma sağlanması amaçlanıyor.
Tedavisinde antibiyotiğin yeri yok
RSV enfeksiyonlarının öksürük, burun akıntısı, ateş ve solunum sıkıntısı gibi gribal hastalık belirtileriyle ortaya çıkabildiği belirtilen açıklamada özetle şu uyarılar yer aldı:
– İleri yaştaki bireylerde ve kronik hastalığı bulunan kişilerde belirtilerin ağırlaşması halinde çabucak sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
– Antibiyotikler RSV’ye karşı doğrudan etkili değil. Tedavi, hastanın klinik durumuna göre planlanmalı ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalı.
– RSV’den korunmada tüm viral enfeksiyonlarda olduğu gibi el hijyenine dikkat edilmesi, solunum yolu enfeksiyonu belirtileri bulunan kişilerin özellikle risk gruplarıyla yakın teması sınırlandırması, kapalı ortamların uygun şekilde havalandırılması, öksürme ve hapşırmada genel hijyen kurallarına uyulması önem taşıyor.
– Yine de bu önlemler, ilgili hastalarda göz önünde bulundurulması gereken aşılama seçeneklerinin yerini tutamaz.