Domateste zehir alarmı: 20 örnekten 3’ü mevzuata aykırı

Greenpeace Türkiye İstanbul'da 5 market zincirinden alınan 20 domates örneğinin 3'ünde mevzuata aykırı pestisit kullanımı tespit edildiğini bildirdi. Örneklerin yüzde 70'inde PFAS içeren en az bir pestisit var. Yalnızca bir üründe hiç pestisit izine rastlanmadı.

Çevre 1 Eylül 2026

Greenpeace Türkiye’nin “İçinde Ne Var?” kampanyası kapsamında İstanbul’un Sultanbeyli, Sancaktepe, Ataşehir ve Kadıköy ilçelerinde 5 zincir marketten alınan 20 örneği mercek altına alındı. Uluslararası akredite bir laboratuvarda yapılan analizlerde 20 örneğin 3’ünde, yani yüzde 15’inde mevzuata aykırı kullanımı tespit edildi. Mevzuata aykırılık belirlenen üç üründen ikisinde domateste kullanım ruhsatı bulunmayan etken maddelere rastlandı. Ürünlerin reyonlarda sergilenen Hal Kayıt Sistemi bilgilerinde ise “iyi tarım” logolu olduğu görüldü.

Bir başka üründe 31 Aralık 2010 itibarıyla tamamen yasaklanan Chlorfenapyr etken maddesi tespit edildi. Analizlerde 20 domatesin 7’sinde, yani yüzde 35’inde üçten fazla farklı pestisit bulunduğu belirlendi.

Çocuk sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtilen PFAS içeren pestisitler de incelemeye dahil edildi. Buna göre örneklerin 14’ünde yani yüzde 70’inde, en az bir PFAS içeren pestisit tespit edildi. 20 domates örneğinin yalnızca birinde herhangi bir pestisit izine rastlanmadı. Greenpeace Türkiye sonuçların ardından market zincirlerinin pestisit politikalarını ve analiz sonuçlarını değerlendiren “Market Karnesi” de hazırladı. Karnede marketlerin kamuoyuna açıkladığı politika taahhütlerine 75, bağımsız laboratuvarlarda test edilen ürünlerin sonuçlarına ise 25 puan ayrıldı.

Greenpeace organize perakende zincirlerinden yaş meyve ve sebze tedarik zincirinde tam şeffaflık, pestisitlerin oluşturduğu “kokteyl etkisine” sıfır tolerans, daha katı kalıntı limitleri ve çiftçilerin refahının korunmasını talep etti. Kuruluş, tüm yaş meyve ve sebze tedarik zincirinde bağımsız laboratuvar denetimlerinin standartlaştırılmasını ve sonuçların kamuoyuna açıklanmasını istedi. Zehirsiz ve ekolojik üretime geçiş için çiftçilere teşvik, ziraat mühendisi desteği, prim ve adil sözleşme sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer yıllardır pestisit sorununa dikkat çektiklerini belirterek Bakanlığın 2021-2023 yılları arasında 55 üründe yaptığı denetimlerde alınan 246 bin 946 numunenin 6 bin 369’unda uygunsuzluk tespit edildiğini açıkladığını anımsattı.

Özyer şöyle devam etti:

“Bakanlık verileri istenen yılların hepsini kapsamazken hangi ürünlerde, hangi pestisitlerde, ne kadar aşım olduğu bilgisi de paylaşımda yer almadı. Bu eksiklere rağmen bakanlıktan yanıt alabilmek olumlu bir adımdı. Bu yeni aşamada ise kampanyamızın odak noktasını, gıda tedarik zincirindeki üretim koşullarını tarladan rafa kadar dikte eden, pazarın karar vericileri konumundaki organize perakende zincirleri olarak belirledik. Kampanyada ürünlerini analiz ettiğimiz beş market zincirini, organize perakende pazarında en büyük pazar payına ulaşmış olmaları sebebiyle belirledik. İstanbul’un dört ilçesindeki beş market zincirinden aldığımız domates örneklerinin analizi sonucunda mevsimindeki bir sebzede dahi mevzuata aykırı, dahası kullanılması 15 yıl önce tamamen yasaklanmış pestisitle karşılaştık. Örneklerin 7’sinde 3’ten fazla pestisit tespit edildi.

Pestisitsiz gıdaya erişim bir hak. Resmi verilere göre daha 2021 yılında pazarın yüzde 60’ına yakınını elinde tutan market zincirleri için denetim altyapısı kurmak maliyetli ya da imkansız değil. Pazarı kontrol edebilenler pestisiti de analiz ettirebilir, kaldı ki bu aşamada pestisitsiz gıda sağlamak sorumlulukları. Kampanya taleplerimizin karşılık bulması hem üreticiyi özgürleştirecek hem de rafların karşısındaki tüketicinin ‘İçinde ne var?’ diye düşünmeden alışverişini yapabilmesini sağlayacak. Bu nedenle herkesi ‘İçinde ne var?’ sorusunu sorarak kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz. Birlikte olursak sonuç alabiliriz.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.