Yıllardır tartışılan ve bir türlü kesin bir sonuca ulaşılamayan bu konuda yayınlanan iki yeni araştırma, hormon tedavisinin demansı önlemede etkili olduğunu söylüyor. Ama uzmanlar yine de sonuçlara karşı mesafeli.
Menopozda uygulanan hormon tedavisinin Alzheimer hastalığına karşı koruma sağlayıp sağlamadığı, kadın sağlığı alanındaki en alevli tartışmalardan biri olmayı sürdürüyor. Sosyal medya fenomenlerinin yanı sıra bazı jinekologlar da bu fikri destekliyor. Ancak konuyla ilgili araştırmalar çelişkili sonuçlar ortaya koyuyor: Bazı çalışmalar hormon tedavisi gören kadınlarda demans riskinin azaldığını gösterirken, diğer araştırmalar hiçbir fayda tespit edemedi veya aksine risk artışı kaydetti.
The New York Times’ın haberine göre bu ay yayınlanan iki yeni araştırma, hormon kullanımının beyin sağlığına fayda sağlayabileceğini öne sürerek tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. Çalışmalardan biri, menopoz döneminde hormon tedavisi alan kadınlara Alzheimer teşhisi konma olasılığının daha düşük olduğunu; diğeri ise östrojen kullanan kadınların beyinlerinde Alzheimer belirtilerinin daha az görüldüğünü ortaya koydu.
Ancak bağımsız uzmanlar, her iki analiz için de ihtiyatlı olunması gerektiğini vurguluyor. En büyük kısıtlama ise araştırmaların, ilacı rastgele bir grupta plasebo ile karşılaştıran klinik deneylere değil, gözlemsel verilere dayanması.
Araştırmalarda yer almayan Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Sağlığı Araştırmaları Dekan Yardımcısı Rebecca Thurston, “Bu makaleleri düşünceye sevk edici olarak yorumluyorum. Bu soruya yanıt vermek üzere tasarlanmış daha büyük ve iyi kurgulanmış klinik deneylere duyulan ihtiyacın altını çiziyorlar. Ancak bunları kesin kanıt olarak değerlendiremem” ifadelerini kullandı.
Östrojenin beyinde koruyucu bir etkiye sahip olduğu; inflamasyonu azaltmaya, kan-beyin bariyerinin bütünlüğünü korumaya ve Alzheimer’ın temel sorumlularından biri olan amiloid-beta proteinini kontrol altında tutmaya yardımcı olduğu biliniyor. Bazı araştırmacılar, menopoz sırasında östrojen seviyeleri hızla düştüğünde bu korumanın kaybolduğunu ve bunun kadınlarda görülen yüksek Alzheimer oranlarına katkıda bulunabileceğini düşünüyor. Popüler bir hipotez, östrojen düşüşünün bir kısmını dengelemenin menopoz geçiş sürecindeki kadın beyni için faydalı olabileceğini savunuyor.
Alzheimer’s & Dementia dergisinde yayınlanan çalışmada, UK Biobank veritabanındaki 183.450 postmenopozal kadının verileri incelendi. Araştırma süresince bu kadınların yaklaşık 4.000’inde demans gelişti.
Araştırmayı yürüten East Anglia Üniversitesi Nörogenetik Profesörü Anne-Marie Minihane, önceki kanıtların çoğunun hormon tedavisinin demans riski için faydalı olmadığını gösterdiğini belirterek, “Ancak yüzeyin altına indiğinizde, belirli gruplar için potansiyel bir fayda olabileceğini görüyorsunuz. Özellikle tedaviye başlama yaşı ve ailede Alzheimer öyküsü kritik rol oynayabilir” dedi. Minihane, en net sonucun cerrahi menopoz grubunda elde edilen güçlü ilişki olduğunu vurguladı.
Cerrahi menopoz geçiren kadınların neden bu kadar yüksek bir fayda gördüğü henüz belirsizliğini koruyor. Bu durumun, söz konusu kadınların zaten daha yüksek demans riskine sahip olmasından kaynaklanabileceği düşünülüyor.
Menopoz Derneği Tıbbi Direktörü ve Mayo Clinic Kadın Sağlığı Merkezi Direktörü Dr. Stephanie Faubion, sonuçların umut verici görünmesine rağmen temkinli olunması gerektiğini belirtti. Araştırmada yer almayan Dr. Faubion, “O kadar çok bilinmeyen var ki, kadınlara hormon tedavisinin beyinlerini koruyacağına dair kesin bir güvence vermemiz imkânsız” dedi.
Örneğin, araştırmacılar kadınların hangi tür hormon tedavisi aldığını bilmiyordu. Uzmanlar, ilaç türünün beyin ve vücut üzerindeki etkileri değiştirdiğini belirtiyor. Bazı kadınlar östrojen bandı kullanırken, diğerleri günümüzde daha az reçete edilen ve pıhtılaşma riski taşıyan ağızdan östrojen almış olabilir.
Ayrıca kadınların östrojeni tek başına mı yoksa progesteron ile kombine mi aldığı da bilinmiyor. Önceki araştırmalar östrojeni tek başına almanın beyni koruyabileceğini, ancak progesteron ile birleştirildiğinde bu faydanın kaybolduğunu gösteriyor. Yine de rahmi olan kadınların endometriyal kanser riskini önlemek için östrojeni progesteron olmadan almaması gerekiyor.

Neurology dergisinde yayınlanan ikinci çalışma ise yalnızca östrojen alan kadınları inceledi. Araştırma, bu kadınların hem yaşarken hem de ölümlerinden sonra beyinlerinde daha az Alzheimer belirtisi olduğunu ve kendilerine demans teşhisi konma olasılığının daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Bu çalışma, östrojen alan kadınların beyninde daha az amiloid ve diğer Alzheimer belirtilerini gösteren ilk otopsi verilerini sunması açısından önem taşıyor. Araştırmayı yöneten Stanford Üniversitesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Öğretim Görevlisi Jennifer Bruno, bu verilerin sadece teşhise kıyasla daha güçlü bir kanıt sunduğunu ifade etti. Ancak Dr. Bruno da “Kadınlar klinik kararlarını yalnızca bu çalışmaya dayandırmamalı” uyarısında bulundu.
Hem Dr. Bruno hem de Dr. Minihane, araştırmalarının bir neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını, yalnızca bir korelasyon gösterdiğini vurguladı.
Dr. Thurston ise bu durumun farklı gerekçeleri olabileceğini belirtti: Hormon tedavisi alan kadınlar genellikle sosyoekonomik düzeyi daha yüksek, sağlık sigortası ve bilgiye erişimi daha fazla olan bireylerden oluşuyor.
Geniş kapsamlı geçmiş klinik deneylerden Kadın Sağlığı Girişimi (WHI), ilacın demans riskini artırdığını bulmuştu; ancak bu çalışma 65 yaş üstü kadınları kapsadığı ve eski ilaç türlerini kullandığı için eleştirilmişti. Daha genç kadınlarla yapılan KEEPS araştırması ise zihinsel beceriler veya Alzheimer belirtileri üzerinde herhangi bir olumlu ya da olumsuz etki saptayamadı.
Dr. Faubion, hastalarının sık sık östrojenin beyinlerini koruyup korumayacağını sorduğunu belirterek ekledi: “Bugünkü kanıtlara dayanarak durumun böyle olduğunu söyleyemeyiz. Keşke söyleyebilseydik.”