Yedi yıllık soruna mucize çözüm: Yanak içindeki dokuyla yeni idrar yolu yapıldı

Geçmişte geçirdiği kanser tedavileri nedeniyle idrar yolunda darlık oluşan 45 yaşındaki Sultan Ay doktorların ömür boyu sonda kullanacaksın dedikleri sondadan kurtuldu.

Sağlık 1 Ekim 2026

Geçmişte geçirdiği kanser tedavileri nedeniyle idrar yolunda darlık oluşan 45 yaşındaki Sultan Ay, doktorların “ömür boyu sonda kullanacaksın” demesine rağmen yanak içinden alınan dokuyla yapılan ameliyat sayesinde sağlığına kavuştu.

15 yıl önce geçirdiği kanser nedeniyle birden fazla ameliyat ve radyoterapi tedavisi gören 45 yaşındaki Sultan Ay’ın yıllar sonra idrar yolunda ciddi bir darlık oluştu. İdrarını yapmakta güçlük çeken ve farklı merkezlerde uygulanan işlemlerden kalıcı sonuç alamayan Ay’a, yıllarca sonda kullanması gerektiği söylendi. Yaklaşık 7 yıl boyunca çözüm arayan Ay, özel bir hastanede görev yapan Üroloji Uzmanları ve Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu’na başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından yanak içinden alınan sağlıklı doku kullanılarak idrar yolu yeniden oluşturuldu. Prof. Dr. Yenice ve Doç. Dr. Danacıoğlu sürecin tüm detaylarını anlattı.

Kadınlarda idrar yolu darlığının sık konuşulmayan ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Yenice, bu durumun radyoterapi, geçirilmiş ameliyatlar veya tekrarlayan girişimler sonrasında gelişebildiğini söyledi. Prof. Dr. Yenice, “Dilatasyon ve endoskopik yöntemler çoğu zaman geçici rahatlama sağlar ancak kalıcı çözüm sunmaz” dedi.

Hastalarda daha kalıcı bir çözüm sağlamak amacıyla yanak içinden alınan dokunun kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Yenice, “Yanak içinden alınan sağlıklı mukoza, daralmış üretra segmentineyerleştirilerek kalıcı ve geniş bir idrar kanalı oluşturur. Ağız mukozası nemli ortama uyumlu, dayanıklı ve iyileşme kapasitesi yüksek bir dokudur” ifadelerini kullandı.

Kadınlarda darlığının yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Yenice, uygulanan yöntemde başarı oranlarının yayınlanmış serilerde genel olarak yüzde 90’a kadar ulaşabildiğini, ancak radyoterapi öyküsü bulunan hastalarda bu oranın daha düşük olabileceğini söyledi. Bu nedenle hasta seçimi ve cerrahi deneyimin önem taşıdığını vurgulayan Yenice, ameliyat sonrası düzenli kontrollerin de elde edilen sonucun kalıcı olması açısından önemli olduğunu ifade etti.

Hastanın daha önce farklı merkezlerde kapalı yöntemlerle tedavi edilmeye çalışıldığını ancak kalıcı sonuç alınamadığını belirten Doç. Dr. Danacıoğlu, “Hastamız radyoterapi sonrası gelişen üretra darlığı nedeniyle uzun süredir idrarını yapmakta ciddi güçlük yaşıyordu. Daha önce farklı merkezlerde kapalı cerrahi girişimler uygulanmış ancak kalıcı bir fayda sağlanamamıştı” dedi.

Doç. Dr. Danacıoğlu “Radyoterapi görmüş dokularda kan akımı ve iyileşme kapasitesi azaldığı için hastamız da cerrahi açıdan en zorlu gruplardan birine dahildi” diye konuştu.

Ameliyatın ardından hastanın kısa sürede günlük hayatına dönmeye başladığını belirten Doç. Dr. Danacıoğlu “Hastamız ameliyatın ertesi günü taburcu oldu ve yaklaşık 10’uncu gününde sondasını aldık. Kontrollerinde yeni idrar kanalının açık olduğunu ve hastamızın rahatlıkla idrar yapabildiğini gördük” dedi.

Uzun süredir çözüm arayan bir hastanın yeniden normal şekilde idrar yapabilmesinin kendileri için de önemli olduğunu ifade eden Danacıoğlu “Uzun süredir çözüm arayan bir hastamızın yeniden normal idrar yapabilmesi hem hastamız hem de ekibimiz için çok değerli bir sonuçtu. Hastamızı 6. ayda tekrar göreceğiz ve kontrollerimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Yaşadığı süreci anlatan 45 yaşındaki Sultan Ay ise idrar yolundaki tıkanıklığın yaklaşık 15 yıl önce geçirdiği kanser tedavilerinin ardından ortaya çıktığını belirterek “15 sene önceki kanser ameliyatları yüzünden bu duruma geldim. Yıllarca tedavi için gittiğim bütün hastanelerde doktorlar bana ‘Sonda takıp çıkaracaksın, sonda kullanacaksın ve bunun çaresi yok. Ömür boyu da bu sondayla yaşayacaksın’ dediler” diye konuştu.

Kendisine sürekli aynı yanıtın verilmesinden dolayı büyük bir yorgunluk yaşadığını anlatan Ay “Yedi senedir gitmediğim, hastaneye gitmediğim doktor kalmadı. Ama hepsinin de anlaşmış gibi hep aynı cevabı söylemesinden çok yorulmuştum” dedi.

Hastaneye oğlunun yönlendirmesiyle geldiğini anlatan Sultan Ay ilk görüşmesinin kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek “Yavuz hocamızın sayesinde de odasına girdiğimiz ilk andan itibaren o güler yüzü, sempatisi, candanlığı ve verdiği güvenle ben ona teslim oldum açıkçası. ‘Hocam ben sizdeyim artık’ dedim” diye konuştu.

Tedavi sürecinde doktorunun ve ekibinin kendisiyle yakından ilgilendiğini ifade eden Ay “Onların çabalamalarıyla, yaptıkları tedavilerle şu an çok iyi durumdayım. Gerçekten ciddi anlamda araştırarak yaptılar. Hocamın en çok beğendiğim özelliği, ‘Bilmiyorsam bile danışayım, Sultan Hanım size dönerim’ demesiydi. Bu cümle beni çok etkilemişti. Gerçekten ondan Allah razı olsun” dedi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.