MHP lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Vatandaşlarımızın sabrını sınayanlar, yük almak yerine yük olmaya devam etmekte ısrar edenler milletin irfanını da ferasetini de hafife almasın" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında “Artık yolsuzluğu, kirliliği ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır. Siyaseti kişisel hesapların, parti taassubunun ve kısır çekişmelerin gölgesinden kurtarıp toplumsal hayatımızı ahlakla, huzurla, güvenle ve umutla buluşturmanın vaktidir. Vatandaşlarımızın sabrını sınayanlar, yük almak yerine yük olmaya devam etmekte ısrar edenler, milletin irfanını da ferasetini de hafife almasın” dedi.
Bahçeli, konuşmasının başında Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümünü kutladı. Bahçeli “Cumhuriyet, Türk aklının feraseti, Türk iradesinin istihkâmı, Türk gönlünün dergâhıdır. Cumhuriyet, tarihin coğrafyamızı aydınlattığı hakikat, Türk irfanından süzülen fazilettir. En nihayetinde Türk milletinin her bir ferdinin iradesine emanet edildiği hürriyettir” dedi.
Bahçeli özetle şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet’in en büyük fazileti, kurumsallaşmış bir demokrasi, kalkınmış bir devlet, refah ve bolluk içerisinde yaşayan millettir. Bugün toplumsal değerlerin, ahlaki normların ve siyasi düzen anlayışının buharlaşarak yeni bir forma kavuştuğu aşamadayız. Böylesi bir dönemde şahsiyetli bireycilik, şuurlu hürriyetçilik ve dayanışmacı toplum anlayışı ile Türk milletinin millî ve manevi değerlerini muhafaza edecek, ahlaki standartlarını yükseltecek ilke ve vizyon Milliyetçi Hareket Partisi’nin müktesebatındadır. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhuriyetin geleceğe bakan gözü yarınları idrak eden aklıdır. Cumhuriyet kazanımların varisi, devlet ve milli toplum düzeninin banisidir.”
Devamla iktidarın “terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı sürece değinen Bahçeli “Türk milleti kararını verdi, terör bitecek. İpleri emperyalizmin elinde olan kuklaların tiyatrosu son bulacak” ifadelerini kullandı. Siyasi rakiplerinin karalamalarla süreci çarpıttığını savunan Bahçeli, buna rağmen bölgede barış ve rafahın hakim olacağını söyledi.
Bahçeli şu mesajları verdi:
“Milliyetçi Hareket Partisi olarak kaos ve çatışmaların ürettiği fırtınalara gebe olan dünyada güven ve istikrarın limanı, barış ve refah ikliminin mimarı bir Türkiye idealinin sahibiyiz. Bunun için ülkemizin ve bölgemizin huzur ve barış iklimini kirleten başta terörizm olmak üzere bütün radikal unsurlardan kurtulmayı mümkün kılacak Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonunun bütünüyle hayata geçmesinin tarihî bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Siyasi rakiplerimiz sularda kulaç atmaya varsın, devam etsinler. Türlü karalamalar ve çarpıtmalarla suyu bulandırmayı sözüm ona zannetsinler. Türk milleti kararını vermiştir. Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir. İstikrarsızlıkla çoraklaşan topraklarda refah ve güven yeşerecektir. İpleri emperyalizmin elinde olan kuklaların tiyatrosu son bulacak, her şeyin milletimize göre olduğu yükseliş çağı başlayacaktır. Bu çağın adı Türk ve Türkiye Yüzyılı, anahtarı ise Türk birliğidir. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge diyoruz. Türk dünyasında birlik ve dirlik istiyoruz.”
“Türk dünyasında birlik ve dirlik” istediklerini kaydeden Bahçeli Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Ankara’da düzenlenen 13’üncü Zirvesi’ne de değindi.
Türk Devletleri Teşkilatına üye devletlerin küresel etkinliğinin, huzur ve barışa katkılarının artacağına inandıklarını ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:
“Muradımız Hazar ile Akdeniz’in hasretine son vermek, Issık Gölü ile Van Gölü’nü kavuşturmak, Selenga ile Sakarya’yı buluşturmaktır. Dileğimiz Merv’in yıldızlarını Söğüt’te seyretmek, Taşkent’in havasını Konya’da solumak, Bakü’de çalan türküye İzmir’de eşlik etmek, Bişkek’te doğan güneşi Ankara’da uğurlamak, Hoca Ahmet Yesevi’nin hürmet ışığını Mustafa Kemal Atatürk’ün cesaretiyle Türk dünyasıyla buluşturmaktır. Bu bağlamda merhum Abdülhamit Süleyman Çolpan’ın gönül diliyle diyoruz ki: Birliğimizin sarsılmaz dağı, ümidimizin sönmez çerağı, birleş ey halkım, gelmiştir çağı, bezensin şimdi Türkistan bağı! Dilde, fikirde, işte birlik şiarıyla Türk devletlerinin yolu aydınlanmalı, çağın gerektirdiği donanımla atılan umut tohumları muhabbet fidanlarına, kardeşlik ormanına dönüşmelidir. Aynı kıbleye yönelen yürekler, Türkçe düşünen, Türkçe çağıran diller, ortak bir gelişme stratejisiyle kendi mukadderatına yön vermelidir. Bu vesileyle Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nde üye ülkeler arasında kurumsal bağların güçlenmesi, ekonomik, teknolojik, kültürel ve askerî ilişkilerin gelişmesi, siyasi ve stratejik iş birliklerinin artması yönündeki kararlılığın ve güçlü iradenin bir kere daha ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu vurgulamak istiyorum. 167 maddeden oluşan sonuç bildirisindeki ortak geleceğimizi şekillendirecek iş birliği alanlarının, bağımsız ve egemen her üye devletin huzur, güven ve refahına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum.”
Konuşmasının devamında Avrupa’da devam eden protestolara dikkati çeken Bahçeli “Avrupa Birliği’nin temel hak ve özgürlükler noktasındaki hassasiyetini üyesi olan devletlere de hatırlatmasını bekliyoruz” dedi. Avrupa’nın “ektiği fitne tohumlarının” kendilerine dönmeye başladığını kaydeden Bahçeli “Bu doğrultuda Avrupa Birliği’ne, Türkiye’nin egemenlik hakları kapsamında uluslararası hukuka uygun atılımlarını sorgulamak ve laf yetiştirmek yerine zayıflayan ekonomilerine, ihlal ettikleri değerlerine, tepetaklak giden sosyal ve ekonomik düzenlerine odaklanmalarını tavsiye ederim” şeklinde konuştu.
Bahçeli Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik konumu, güçlü devlet tecrübesi, üretim kapasitesi, genç nüfusu ve bölgesel ilişkileriyle Avrupa’nın her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğu bir ülke konumunda olduğunu söyledi.
Dış politikaya ilişkin gelişmelere dikkati çeken Bahçeli “Tarafların askerî imkân ve yeteneklerinin konuşlandırılması da dâhil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmasını öngören Mekke Ortak Savunma Antlaşması onaylanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemindedir. Hususi saldırganlığın sona erdirilmesi ve sivil kayıpların önüne geçilebilmesi amacıyla bu anlaşma hükümleri çerçevesinde tüm imkânlar harekete geçirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’deki genel seçimlere değinen Bahçeli, sonuçlarının İsrail siyasetini adeta ortadan ikiye böldüğünü, ülkede Arap partilerinin de temsil edildiği, toplumsal uzlaşmayı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükûmetin kurulması gerektiğini belirtti.
Bahçeli “İsrail seçimleri hiçbir siyasi partinin ülkeyi yönetecek çoğunluğu elde edemediğini ortaya koymuş, İsrail siyasetini adeta ortadan ikiye bölmüştür “Arap partilerinin de temsil edildiği, toplumsal uzlaşmayı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükûmetin kurulması yönündeki fırsat değerlendirilmeli, Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir” diye konuştu.
Konuşmasının son bölümünde iç politikaya yönelik mesajlar veren Bahçeli “Artık yolsuzluğu, kirliliği ve siyasetin üzerine çöken bütün yükleri geride bırakmanın zamanıdır. Siyaseti kişisel hesapların, parti taassubunun ve kısır çekişmelerin gölgesinden kurtarıp toplumsal hayatımızı ahlakla, huzurla, güvenle ve umutla buluşturmanın vaktidir. Vatandaşlarımızın sabrını sınayanlar, yük almak yerine yük olmaya devam etmekte ısrar edenler, milletin irfanını da ferasetini de hafife almasın” dedi.
Bahçeli şöyle devam etti: “Nezaket kabalığa, zarafet görgüsüzlüğe, helal kazanç tamahkârlığa, terbiye edepsizliğe terk edildiğinde insanlık ölür, adamlık da yok olur. Uzaktan adam görünenlerle, adamla uzak olanlar surette farklı olsalar bile surette birdir ve bizim nazarımızda adam bile değildir.”