İmamoğlu davası başlıyor… BBC araştırdı: İstanbullular ne düşünüyor?

İBB davası bugün başlıyor. Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınmasının birinci yılı da yaklaşıyor. BBC Türkçe'den Mahmut Hamsici ve Fatima Çelik, İstanbul sokaklarında davaya ve İmamoğlu'a nasıl bakıldığını araştırdı, İstanbulluların düşüncelerini öğrendi.

Siyaset 9 Mart 2026

Yaklaşık bir yıl önce bugünlerde Ekrem İmamoğlu, ön seçimle CHP’nin cumhurbaşkanlığı adayı ilan edilmek üzereydi ve her gün farklı bir şehirde konuşma yapıyordu.

Bir gün Kastamonu’nda başka bir gün Trabzon’da kalabalıkların karşısına çıkıyordu.

Her adımı haber oluyor, kendisi de sosyal medya hesaplarından sık sık paylaşımlar yapıyordu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olarak yürüttüğü faaliyetler nedeniyle de İstanbul’un dört yanındaki billboardlarda ismi, imzası, fotoğrafı vardı.

Bir yıl sonra ise kendisi ve birçok yakın çalışma arkadaşı hapiste.

19 Mart 2025’te gözaltına alınan İmamoğlu, dört gün sonra yolsuzluk suçlamasıyla tutuklandı, aynı gün ön seçimle CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildi.

Artık yasal engeller nedeniyle sokaklarda İmamoğlu’nun görselleri yok.

İmamoğlu’nun kişisel sosyal medya hesapları kısıtlandı.

Dava süreçleri nedeniyle siyasi yasaklı hale gelme ihtimali var.

Tutuklu olduğu İBB davasında bugün Silivri’de hakim karşına çıkacak.

Bir yılda değişen şartlara karşın İmamoğlu sokakta önemli bir gündem konusu olmaya devam ediyor gibi görünüyor.

İstanbul sokaklarında İmamoğlu’na dair farklı görüşlerİstanbul’un farklı semtlerinde görüştüğümüz kent sakinleri içinde Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını tamamen rakibi alt etmeye yönelik bir siyasi hamle olarak değerlendiren de var, yolsuzluk suçlamalarına inanan da.

Bazıları ise “Doğrudur, yanlıştır, biz bilemeyiz” diyor.

İktidar partisi AKP’yi ve tabanını yakından tanıyan isimlerden, araştırma şirketi GENAR’ın başkanı İhsan Aktaş, İmamoğlu tutuklandığı zaman bir araştırma yaptıklarını söylüyor:

“Araştırmada vatandaşın üçte biri ‘Bu bir yolsuzluktur’, üçte biri ‘Siyasi davadır’, üçte biri de ‘Yargı sonucunu beklemek lazım’ diyordu.”

“Yolsuzluk konusunu CHP nasıl tarif ediyorsa, kitlesi öyle inanıyor. AK Parti nasıl tarif ediyorsa kitlesi öyle inanıyor. Hukuk meselesi doğrudan siyaset üzerinden okunuyor.”

Muhalif tabanda İmamoğlu’na güçlü destek

Görüştüğümüz muhalif seçmenler açısından İmamoğlu gündeminin hâlâ çok canlı olduğunu görüyoruz.

Bu kesim yolsuzluk iddialarının “kesin olarak yalan” olduğunu düşünüyor.

Avcılar’da görüştüğümüz Fatma Kaya, toplumda daha önce hiç görmediği kadar büyük bir mutsuzluk olduğunu söylüyor.

Ekonomik sorunlar ve kadın cinayetlerinden bahsediyor, “Her gün bir şokla uyanıyoruz” diyor.

Kaya’ya göre İmamoğlu’nun mücadelesi insanlara umut veriyordu.

Avcılar’da görüştüğümüz Sema Hanım, “Sürekli insanların içindeyim” diyor ve ekliyor:

“İlgide azalma olmadı, aksine daha fazla patlama oldu. Metrolar yaptı, anne kartları getirdi. Kent lokantalarında insanlar yemek yiyip ona dua ediyor. İnsanlar, ‘Biz cumhurbaşkanımızı istiyoruz. Neden içeride tutuluyor?’ diye soruyor.”

Benzer görüşteki kişiler bu aşamada başka bir cumhurbaşkanı adayı belirleme gibi tartışmaları reddediyorlar.

Sema Hanım, “En son çare o, ama sonuna kadar İmamoğlu’nun arkasındayız” diyor.

İBB’den yardım aldığını söylüyor. İmamoğlu’nun sokakta konuşulan sosyal projeleriKonuştuğumuz bazı İstanbullular, İmamoğlu’nu, siyasi parti destekçiliğinden ziyade belediyecilik faaliyetleri nedeniyle övüyor.

Bu kişilerin bir bölümü klasik CHP seçmeni değil.

Eyüp Sultan’da görüştüğümüz Zeliha Hanım, “Allah var, Ramazan ayındayız, yalan söyleyemem” dedikten sonra kaymakamlığa müracaat edip yardım alamadığını ancak İBB’den yardım aldığını söylüyor.

Yolsuzluk iddialarını ise bilemeyeceğini söylüyor.

Avcılar’da görüştüğümüz ve engelli olduğunu belirten Mahir Varlı ise küçük çocuğu için Halk Süt yardımı aldığını anlatıyor.

Varlı, sosyal yardımların verilme şeklini övüyor:

“Mesela sütü dağıtan görevli, bir köşede bekliyor, ihtiyaç sahibi sıkılmadan gelsin alsın diye. Malum birileri yardım yaparken şak şak fotoğraflar çekiliyor.”

“Belki başkanımız dışarıda olmuş olsaydı daha fazla sosyal hizmet yapacaktı.”

İmamoğlu’nun geçmişte ilçe belediye başkanlığı yaptığı Beylikdüzü’nde konuştuğumuz ve yolsuzluk iddialarını inandırıcı bulmayan, tutuklamanın cumhurbaşkanı adaylığından hemen sonra olmasının soru işareti yarattığını belirten Feray Temel de sosyal projelerden bahsediyor.

Bunların en önemlilerinden biri olarak kreşleri sayıyor:

“Kreşler kadınların çalışmasında çok büyük bir etkendir. Kreşlerle kadının toplum hayatına katılmasına vermiş olduğu bu destek kadınlar nazarında İmamoğlu’nu kat kat yükseltiyor.”

Feray Temel, bunun yanında öğrenci yurtları ve kent lokantalarının öneminden bahsediyor.

İmamoğlu’nu eleştirenler ne diyor?

İmamoğlu’nu eleştirenlerden bazıları, AKP’yi desteklediklerini söylüyor.

Ekrem İmamoğlu hakkındaki yolsuzluk iddialarının doğru olduğuna inanıyorlar.

Ayrıca İmamoğlu’nun belediyecilik adına da fazla bir şey yapmadığı görüşündeler.

Eyüp Sultan’da görüştüğümüz Sunay Hanım, “İstanbul’un durumu vahim. Bunu herkes görüyor. Yolsuzluklar almış başını gidiyor. Gereken yapıldı, bir ceza verildi ona diye düşünüyorum. İnşallah ders olur” diyor.

Sunay Hanım, İmamoğlu’nu “vaatlerini yerine getirmemekle” suçluyor, “devamlı dış ülkelerden borç aldığını” söylüyor.

İmamoğlu döneminde İBB, özellikle metro porejeleri için aralarında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın da olduğu çeşitli kuruluşlarla finans anlaşmaları imzalamış, kredi almıştı.

Genel olarak Türkiye’deki durumun nasıl gittiğini sorduğumuzda, “Bence muhteşem gidiyor” diyerek devam ediyor:

“İlk önce vatanımızın ayakta durması çok önemli bizim için, yani bütün halk için. Evet, ekonomi yönünden biraz krizler yaşanabiliyor ama bu da malum dünyanın genelinde var.”

Son sözü ise “Cumhurbaşkanımızın arkasındayız” oluyor.

Nurten Hanım ise İmamoğlu’nu şu sözlerle eleştiriyor:

“Öğrencilere çok vaatleri oldu ama öğrenciler böyle mustarip kaldı. Biletlere zam yapılmayacak demişti. Fakat görünen köy kılavuz istemez. Bunlara engel olunması şarttı. Hak, adalet yerini bulacak inşallah.”

Eleştirilerine şu sözlerle devam ediyor Nurten Hanım:

“Bizim devletimizi dışarılarda kötülemeleri beni çok rahatsız ediyor. Kar yağarken, yollar tıkanmış, insanlar mağdurken onun bir yere gidip yemek yemesi, gezmesi, bunlar yakışmıyor.”

Yolsuzluk iddiaları konusundaysa şu yorumda bulunuyor:

“Halk olarak bizleri resmen aptal yerine koyuyor diye düşünürüm. O zaman çıksınlar, halka her şeyi net olarak anlatsınlar. Niye çıkmıyorlar? Demek ki yolsuzluklar gerçek ki çıkmıyorlar.”

Nurten Hanım da “Allah başımızdan cumhurbaşkanımıza eksik etmesin” diyor.

Konuştuğumuz bir başka isim ise Fatih Bayram oluyor.

Her şeyden önce İmamoğlu davasında onun aleyhinde tanıklık yapanların hükümet yanlıları değil İmamoğlu’nun yakın çevresi olduğunu savunan Bayram, siyasi görüşünü ise şu sözlerle tarif ediyor:

“Ben Tayyipçi değilim. Milliyetçi bir insanım. Ama tabii devletin bekası için oy verdiğim dönem de oldu. Bu ülkede bir Tayyip Erdoğan karşıtlığı var. ‘Tayyip Erdoğan gelmesin de kim gelirse gelsin’ dendiği için yapılan yolsuzluğu, yanlışları kimse görmüyor.”

Bayram, CHP’li arkadaşları da olduğunu, partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu dürüst biri olarak gördüğünü belirtiyor.

İmamoğlu’nun ise “bir proje” olduğunu savunuyor.

Bayram, devletin son yargılamalarla İmamoğlu’na bir tepki verdiği kanısında:

“Devlet bekler, bekler, bekler. Devlet herkesin ne yaptığını çok iyi biliyor.”

İmamoğlu unutuldu mu?

“İmamoğlu unutuluyor mu?” sorusu da kamuoyuna sık sık soruluyor.

Avcılar’dan Sema Hanım, “Asla unutulma durumu yok. İnsanlar daha fazla isyanda. Çünkü halk onun çalışmalarını seviyor” diyor.

Feryal Temel, “gözden ırak olmanın gönülden de ırak olmaya sebep olabileceğini, yine de İmamoğlu’nun unutulmadığını” düşünüyor.

Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in düzenlediği mitinglerin ve İmamoğlu’nun sosyal hizmet projelerinin unutulmanın önüne geçtiği görüşünde:

“Örneğin açmış olduğu kreşler nedeniyle kadınlar nazarında İmamoğlu unutulmayacaktır. Kent lokantaları gariban halka dokundu. Yurtlar da öyle. Bir de İmamoğlu’nun İstanbul genelinde böyle kapsayıcı bir politika izlemesi bütün insanlara dokundu.”

Koç Üniversitesi öğretim üyesi, siyaset bilimci Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, yıllarca tutuklu kalsa bile İmamoğlu’nun unutulmasını olası görmüyor:

“Sokaktaki insan için Ekrem Bey’in ismi hâlâ akıllarda olan bir isim. İmamoğlu nereden baksanız iki dönem İstanbul seçimlerini kazandı.”

İmamoğlu, 31 Mart 2019’daki İBB seçimlerini yüzde 48,77’lik oy oranıyla rakibi Binali Yıldırım’a karşı kıl payı farkla önde bitirmiş ancak başkanlık seçimleri iptal edilmişti. 23 Haziran’da yenilenen seçimi bu kez yüzde 54,2’lik oranla kazanmıştı.

İmamoğlu, 31 Mart 2024’teki İBB seçimlerini ise yüzde 51,22 oy oranıyla kazanmış, rakibi Murat Kurum ise yüzde 39,59 oranında oy almıştı.

GENAR Araştırma Müdürü Aktaş ise bu konuda farklı düşünüyor.

Tutuklu siyasetçi Selahattin Demirtaş’tan bahsediyor:

“Siyasi temsillerin kamuoyunun önünde olmalarıyla geri planda olmaları arasında değişen bir durum var. Yıllar önce Türkiye siyaseti neredeyse hem Türkiye içinde hem uluslararası anlamda Selahattin Demirtaş üzerinden okunuyordu. Ama dikkat ederseniz Demirtaş şu an Türkiye’nin gündeminde değil.”

Aktaş, “Siyasette yeniden seçilmek, yeniden var olmak, yeniden aday olmak en kıymetli şeydir” diyor.

Halk ‘mağduru’ sever mi?

Bazı uzmanlar, İmamoğlu’nun tutuklanması ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanıyken hapis cezası alması ve bu nedenle görevi bırakarak 1999’da yaklaşık dört ay tutuklu kalması arasında benzerlik kuruyor.

Sokakta konuştuğumuz bazı kişiler de İmamoğlu’nun “mağdur edildiği” ya da “mağdur olarak algılandığı” görüşünde.

Uzun yıllar iktidar partisine oy verdiğini ve 15 Temmuz gazisi olduğunu söyleyen Cafer Bey, “İmamoğlu suçlu olabilir. Ama belediye başkanı olarak tutuklanmamalıydı. O zaman Ankara’daki Melih Gökçek’ten başlayacaktın. Tek taraflı adalet insanlar için zulümdür” diyor ve ekliyor:

“Yıllarca oy verdim, oylarım haram olsun” diye devam ediyor.

Ancak Prof. Dr. Ali Çarkoğlu mağduriyetin tek başına seçim kazandırmayacağı görüşünde:

“Mağduriyet oy kazandırır hikayesini çok ciddiye almamak lazım. Çünkü Erdoğan içeri alındığı için seçimi kazanmadı.

“2002’de DSP, ANAP, MHP ve DYP’nin kampanyasının hiçbir güven veren tarafının olmaması, AK Parti’nin de gayet hazırlıklı bir şekilde seçime girmesi durumu vardı.

“Herkes unutuyor ama AK Parti’nin 2002 seçim bildirgesinde bütün ders kitaplarının bedava olacağı yazıyordu. Bunun gibi düzinelerce daha vaat vardı ve iktidara geldikten sonra bunların hepsini tek tek yaptılar.”

‘Sessiz çoğunluktan korkun’

Zamanında da yapılsa erken de yapılsa seçimlere daha uzun bir süre var.

Farklı kamuoyu araştırmalarına göre dönem dönem siyasi partilerin oylarında oynamalar olsa da birçok araştırma, 31 Mart 2024 seçim sonuçlarına göre iktidar ya da ana muhalefet partisinin oylarında çok büyük düşüş ya da yükseliş olmadığına işaret ediyor.

Ancak anketlerde önemli bir kararsız kitlenin olduğu da görülüyor.

Öyle ki Asal Araştırma şirketinin şubat ayındaki genel seçimlere yönelik anketinden, seçmen grupları içindeki en büyük grubun kararsızlar olduğu sonucu çıktı.

Işık Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Seda Demiralp’in hazırladığı “Kararsız Seçmenler, Kaygılı Tercihler” adlı odak çalışmasında, katılımcıların 19 Mart sürecine dair bir kafa karışıklığı yaşadığı aktarılıyor.

Raporda örneğin bazı katılımcıların iktidarın siyasi bir operasyon yaptığı görüşünü dile getirirken aynı anda iktidara anlayış da gösterebildiği belirtiliyor.

İstanbul sokaklarında, sorularımıza yanıt vermek istemeyen, suskun kalmayı tercih eden kişilerle de karşılaşıyoruz.

Avcılar’da görüştüğümüz Mahir Varlı bu kitleye dikkat etme çağrısı yapıyor:

“Bakın bizler konuşuyoruz, içimizi döküyoruz, bizden bir tehlike gelmez ama eğer birilerinden korkacaklarsa, susanlardan, sessiz duranlardan korksunlar. Durgun su her zaman tehlikelidir derler. Dalgalı sudan ne gelip çıkacağını bilirsiniz. Ama durgun sudan ne çıkacağını bilemezsiniz.

“Çünkü böyle sessiz bir çoğunluk var, çok büyük bir kararsız seçmen var. Bu insanlar bekliyor, yorum bile yapmıyorlar Facebook’ta. Hani kuzuların sessizliği derler ya. Ben onu hissediyorum.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.